Başbakan Yıldırım:”Konsolos gözaltına alındığı için özür dilendi”

Başbakan Binali Yıldırım, Habertürk TV, Bloomberg HT ve Show TV ortak yayınında, Habertürk TV Genel Müdürü Veyis Ateş ve gazeteciler Muharrem Sarıkaya ile Sevilay Yılman'ın sorularını yanıtlıyor.

124

Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamarından önemli satırbaşları şöyle:

“Tabi Avrupa ülkeleri ile bugünlerde ilişkilerimizde sıkıntı var. Özellikle de halk oyalamsı kamoanya sürecinde bu belirgin hale geldi. Avrupa’nın belli başlı ülkelerinde seçimler var. Onların da bu sürece olumsuz katkısı oluyor. Avrupa’da son yıllarda İslam korkusu, ırkçı söylemler ve milliyetçilik akımlar zemin kazanıyor. Bu da merkez siyaseti tehdit ediyor.”

“Burada Türkiye bulunmaz bir malzeme. Bizim 5 milyonun üzerinde soydaşımız var. Bizim duruşmuz çok net. Diyoruz siz gelecek vizyonunuz gözden geçirin. İngilitere’nin ayrılma kararı AB’nın artık bir bürokrasi devleti olduğunu büyümenin geçerkleşmediğini refah endişesini arttığını bundan dolayı içe kapanma var. Avrupa’nın vicdanı olan bir kitle var. Bunların sesi çıkmıyor. Marjinal siyasetin içinde olan partiler var. Onlar bizi hedef alıyor. Avrupa ülkelerini bize bağlayan en önemli varlık bizim soydaşlarımızdır. İlişkileri germenin bize faydası olmaz Avrupa’ya zararı olur.”

“Dışişleri Bakanımızn uçağını indirilmemesi yapılan en büyük ayıptır. Aile Bakanımıza yapılan iş kontrolden çıkarmıştır. Fiili durumun karşılığı verilecektir. Bu konuda özür ve bu işe sebep olanlara hesap sorulması, vatandaşlarımıza yapılan şiddet mağdurlarına haklarının iade edilmesi. Büyükelçilerin gelmesini istemiyoruz dedik. Uçuş iznini iptali en büyük yanlıştır. Bunlar alınabilecek hemen tedbirlerdir. Bundan sonrası izlenecek zamanı gelince yapılacaktır. Tamamen ilişkileri kesmek değildir.”

“Biz açıklama yapmadan görüşmeyi talep ettik. Görüştük. Görüşme tamamen işi yanlış olduğu ve düzeltilmesi gerektiği ile ilgiliydi. Biz bu noktaya glemsini istemiyoruz. İşin sonunda da bir oturalım yemek yiyelim dediler. Biz de herhangi bir karşılık vermedik. Konuşma tonumuzdan öyle bir teklifte bulundular. Oradan yaşanan olayın sıkıntısı ile sesimizi yükselttik. Büyükelçimiz burada gitmeyecek.”

“Bunun yanlışlıkla olduğunu söylediler. AİHM’e gitmek için iç hukuk yollarını tüketmek gerek. Bana verilen bilgiye göre oradaki mağdurlar hak arayacak sonra AİHM’e gidecek. Dolayısıyla başka yollarda çalışacak. Viyana Sözleşmesi, seyahat serbestisi, kendi konsolosluğumuzun kendi toprağımız olması bütün bunlar hukuki açıdan incelenecek ve takip yapılacak. Konsolos gözaltına alındığı için özür dilendi.”

“Oradaki sivillerin bu işte aşırı sağ söylemlerin etkisinde kalınarak böyle kararlar alınıyor bunlar barışa katkısı olmaz. İç huzursuzluklarına artırır ciddi bir bedeli olur. Bu karara içerde olabilecek sonuçların nereye varacağını görmeyebilirler.”

“Ben burada bir gerçeği ifade ediyorum. Türkiye’nin üstlendiği rolü dikkate alınca Avrupa’nın hangi tehditlerle karşı karşıya olduklarını düşünmelerini istiyoruz.”

“Bunları onlar düşünecek top onlarda bu konuda bizden isteyecekleri bir şey yok. Biz açık ve net bir tavır izliyoruz. Avrupa değerleri diye ağızlarından düşürmedikleri bu kavramın boşaltıldığını görüyoruz. Avrupa değerleri demokrasi, ifade özgrülüğü hani bunlar. Türkiye ile ilişkileri yenidne gözden geçirecekler.”

“Venedik Komisyonu’nu kararı tamamen siyasi. Herkes haddini bilsin. Avrupa ‘Hayır’cılarla aynı şarkıyı söylüyor. Türkiye’nin seçimi size mi kaldı? FETÖ, PKK’nın ileitşim ağları çok sıkı çalışıyor bu ülkelerin kamuoyunu etkiliyorlar. Türkiye ile ilgili olumlu bir haber yok. Ama işlerine gelmiyor. İsvçre’de Blick diye gazete Türkiye ile ilgili manşet atmış Erdoğan’ın diktatörlüğüne hayır diye. Bizim milletimiz basiretli neye karar vereceğini bilir. Bu telkinler ters teper”

“Bizim böyle bir senaryoya ihtiyacımız yok. 16 Nisan’da ülkemizin en güzel kararı vereceğine eminiz. Olumlu olumsuz tarafları değerlendirilecek. Ancak bu durum yutkunup sineye çekilecek bir olay değildir.”

“Bizim vatandaşımzı şunu mu düşünsün Batılılar istemiyor biz bu işten vazgeçelim. Bunu onuruna, kimliğine hakret sayar. Türkiye’nin en önemli cevheri özgürlüğüne düşkün olması. Tükiye en kötü şartlarda bile etkin bir ülkedir. Zaten böyle olduğu için gürültü fazla oluyor. Burada tabi bir takım sorunları beraberinde getiriyor.”

“Gelecek ülkemizin geleceği, gençlerimizin geleceği Binali Yıldırım’ın geleceğinden önemli. İnsanlar fani. Kılıçdaroğlu beni düşüneceğine milleti düşünsün. Çalışsın. Benim tavsiyem ona Evet demesidir. Çünkü bu Kılıçdaroğlu bizim bu anaysa değişkliği ile ilgili anlatamadığımız şeyleri iyi anlattı. Aslında o her şeyi özetledi. Onun yardımcısı çıktı dedi biz anayasayı tersinden okuyoruz.”

“İki tane mi cumhurbaşkanı seçeceğiz, tek adam seçeceğiz. Kılıçdaroğlu HDP ile çok haşır neşir olunca eş başkanlığa taktı kafayı. Mutlaka tek adam olacak ama arkasında millet olacak. Sandık geldi geldi, sandık gitti gitti. Onun kafasındaki diktatör ama diktatör seçimle gelmez. Padişahlık bitti. Bütün süreçlerde seçim var. 1950’den sonra Türkiye’de terleyerek yarışarak herkes iş başına geldi. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu sistem yürürlüğe girdikten sonra cumhurbaşkanlığı için bir fırsat doğdu. Biraz daha gayret etse buna Evet diyebilir. Neticede ona da bir fırsat doğuyor. Kılıçdaroğlu çatıyor, sonra yumuşuyor. Kim akıl veriyorsa ona. Bir takım taktiklerle telkinlerle kampanya yaparsanız vatandaş sizin evvelki dönemlerinize bakar. Kılıçdaroğlu yeni yeni yöntemler meraklısı ise bir sosyal medyada bir kanal açsın orada videolar çekip yayınlasın bu da etkili olabilir. Tavsiye ediyorum. Gerçi genç kuşakların işi ama öğrenmenin yaşı yok. Vatandaş tercihi nasıl yapacak onu kararını ben veremem. 14-15 yıllık geçmişimin bir katkısı olacağı gibi gelecek vizyonumuzun bu sistem değişikliğini ülkemize milletimize sağlayacağı faydaları da dikkate alacağı bellidir. Geçmiş geleceğin ispatıdır.”

ilgili haberler