Türk maden sektörüne yatırım için doğru zamanmı?

Türkiye coğrafik konumu itibari ile Asya ile Avrupa arasında adeta bir köprü niteliğinde olup dünyanın en eski uygarlıklarına ev sahipliği yapmış topraklar üzerine kurulmuş 783.562 km² yüzölçüme sahip yaklaşık 80 milyon nufusu ile dünyanın tam ortasında bulunan bir ülkedir.Etrafındaki ülkelere göre gelişmiş bir demokrasisi ve oturmuş bir serbest piyasa düzenine sahip ekonomisi vardır.

Ülke, tarihi İpekyolu güzergâhında olup birçok değişik etnik kimliklerin sorunsuz yaşadığı bir ülkedir. Ülkenin Kuzeyinde eski Sovyetler Birliği ülkeleri, güneyinde Kuzey Afrika ve Ortadoğu, doğusunda ise Asya kıtası, batısında ise Avrupa birliği bulunmaktadır. Bu bölgeler sadece 2-3 saat uçuş mesafesindedir. Nufusunun 35% genç nufus olup son derece dinamik ve girişken bir yapıya sahiptir. Bu özellikler Türkiye topraklarını binlerce yıldır ticaret geçiş üssü konumunda tutmuş ve tutmayada devam etmektedir.

Mevcut görev başında olan hükümentin 2002 yılından bu yana yaptığı ulaşım alt yapı yatırımları sayesinde hava,kara ve deniz taşımacığılığında Türkiye önemli mesafeler katetmiştir. Özellikle liman işletmelerinde yapılan özelleştirmeler ile konteyner yükleme kapasitesi artmış ve hizmet kalitesi dünya standartlarına ulaşmıştır. Türkiye’nin yaklaşık 12 limanında konteyner yüklemesi mevcut olup diğer küçük limanlarda hızla rehabilitasyon sürecine alınmıştır.

Türk hukuk sistemi yabancı sermaye yatırımlarına tamamıyla açık olup yasal şartlarda olduğu sürece hemen hemen her sektörde yatırım yapılabilmenin imkânı vardır. Gerek yabancı sermaye fon aktarımı gerekse şirket kurmanın önünde hiçbir engel bulunmamakta ve diğer ülekelere göre oldukça hızlı işlemektedir.

Madencilik yatırımlarına gelecek olursak; Türkiye tıpkı coğrafi konumunda olduğu gibi jeolojik konumuda oldukça önemlidir zira Alp-Himaliya orojenez kuşağında ( Alp dağları kuşağı,Toros dağları kuşağı, Zağros dağları ve Himaliya dağları kuşağı) bulunan Toros kuşağı bu ülkeden geçmektedir. Bu orojenez kuşağı birçokmaden yatağının oluşumuna olanak vermiştir.

Ülke içinde bulunan ofiyolitik kuşaklarda bolca Krom-Manganez, volkanizma, plutonik ve bunlara bağlu sedimenter  cevherleşmeye bağlı olarakta altın, gümüş, bakır, kurşun-çinko, barit,fosfat,kuvars,demir ve diğer önemli metalik ve metal olmayan madenlerin yataklaması mevcuttur.

Türkiye aynı zamanda dünya bor rezervinin %84’üne sahiptir. Fakat Bor madenlerinin stratejik sebeplerden dolayı aranması ve işletilmesi devlet tekelindedir. Bor hariç diğer tüm madenlerde hiçbir devlet tekeli mevcut değildir.

Türkiye ayrıca dünya mermer rezervinin %40’nı barındırmakta olup dünyanın en kaliteli mermerleri çıkarılıp işlenerek dünya pazarlarına sunulmaktadır. İşlenmiş mermer ihracat pazarında daha çok ABD, Ortadoğu, Singapur, Rusya, Ukrayna ve AB ülkeleri başı çekmekte ve blok mermerde ise Çin ve Hindistan ilk sırayı almaktadır.

Türkiye’de Gerek metalik madenler işleme gerekse mermer işleme makine sektörü oldukça gelişmiş olup CE standardına göre kaliteli donanım ve makine üretimide mevcuttur.

Maden ve mermer ruhsatları ( bunlara biz proje diyoruz) devir süreleri diğer ülkelere göre daha hızlı olmaktadır. Bu konudaki yaşanan aksaklıkları Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığı değerlendirmeye alarak yabancı yatırımcıların önünü açmaktadırlar. Özellikle maden sahalarının şirket ortaklığı veya şirket ile devirleri neredeyse 1 günden az bir sürede tamamlanmaktadır.

Türkiye’ye yapılacak madencilik yatırımlarında risk yoktur. Türkiye’nin değişik bölgelerindeki yatırım teşviklerinden her firma eşit biçimde yararlanmaktadır. Bu konuda yeri ve yabancı yatırımcı ayrımı yoktur.

Şimdi Türkiye’ye yatırım yapma zamanı,çağrımız yabancı sermayeyedir, gecikmeden sizde yatırımcı listesine adınızı yazdırın.

Yatırım yapmak istediğinizde ülke olarak yanınızda olmaktan mutlu olacağız.

Haydi yatırıma….

Yıldıray Kaya /jurnalci.com

 

ilgili haberler