Yaşam

1 Milyar İnsanın Hayatı Risk Altında!

Paylaş:

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Buturak, ilaç tedavisine rağmen yanıt alınamayan bu hasta grubunda bütüncül tedavinin önemine işaret etti. Prof. Dr. Buturak, son dönemlerde gündeme giren ve rutin olarak da uygun hastalarda kullanılmaya başlanan “Renal Denervasyon” yöntemiyle, yan etkileri nedeniyle ilaç kullanamayan ya da ilaç uyumsuzluğu olan hastalarda olumlu sonuçlar alındığını söyledi.

Üç veya daha fazla anti hipertansif ilaç kullanan hastalarda, kan basıncının hala kontrol altına alınamaması durumu dirençli hipertansiyon olarak tanımlanıyor. Tüm hipertansiyon hastalarının yaklaşık yüzde 10-12’sini bu grup hastanın oluşturduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Buturak, direnç oluştuğunda hipertansiyonun yarattığı hasarın hayati risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

Tüm dünyada hasta kayıplarının en önemli sebebinin kalp damar hastalıkları olduğunu ve buna neden olan hastalıklar arasında da belki de en önemlisinin hipertansiyon olduğunu anlatan Prof. Dr. Buturak, dünyada her 4 erkek ve her 5 kadından birinde hipertansiyon olduğunu söyledi.

“DİRENÇ OLDUĞUNDA YARATTIĞI HASAR DAHA ÇOK ARTIYOR”

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 1,3 milyar insanın hipertansiyon nedeniyle tanı ve takip altında olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Buturak, 2026 yılına ulaşıldığında bu değerin 1,6 milyar civarına ulaşması beklendiğini anlattı. Hipertansiyonun tek başına birçok organ sistemini etkileyen ve hayati risk oluşturabilen hastalıklardan biri olmakla birlikte direnç gelişen hastalarda ortaya çıkan hasarın katlandığına işaret eden Prof. Dr. Buturak sözlerine şöyle devam etti:

“Bu hastalarda, farklı sebeplerle tedaviye direnç gelişir. Bu durum beyin kanaması, inme, büyük damar yırtılmaları gibi hayati risk oluşturan durumların yanı sıra kronik etkilenmeye bağlı olarak kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği, gözlerin etkilenmesine bağlı olarak görme kusurları ve yine hafıza kayıpları ve demans gibi sorunlara neden olabilmektedir.”​​​​​​​

İLAÇLARI DÜZENLİ KULLANMAMAMAK DA RİSK OLUŞTURUYOR

Dirençli hipertansiyon açısından risk taşıyan grupların başında, ilaçlarını düzenli olarak almayan ve ilaç kullanım uyumunun veya sadakatinin zayıf olduğu kişilerin yer aldığını söyleyen Prof. Dr. Ali Buturak, direnç gelişimi için risk faktörleri hakkında şu bilgileri verdi:

“Dirençli hipertansiyona en fazla yatkınlık oluşturan ikinci grubu tuz kısıtlamasına uymayan hastalar oluşturuyor. Fazla kilosu olan veya obez kişiler, fiziksel aktivitesi az olanlar, böbrek yetersizliğine bağlı vücutta fazla su tutulumu dayine dirençli hipertansiyon gelişimi açısından en riskli gruplardır. Özellikle fazla alkol tüketiminin de hipertansiyonu tetikleyebileceğini ve dirençli hipertansiyon oluşturabileceğini vurgulamamız gerekmektedir. Hipertansiyon, çocuklar dahil her yaş grubunda insanda farklı sebeplere bağlı olarak gelişebilen kronik bir hastalıktır ve direnç gelişimi de hastalık sürecinin bir parçasıdır. Bazı hastalarda hastalık tanısı konduğu anda direnç söz konusu iken, bazı hastalarda da tuz tüketimi, ilaç uyumsuzluğu veya tedaviye sadakatsizlik, aşırı alkol tüketimi veya kilo alımı gibi sebeplerle sonradan direnç gelişebilmektedir.”

“BÜTÜNCÜL, TAMAMLAYICI TEDAVİ ÖNEMLİDİR”

Dirençli hipertansiyonun hem akut hem de kronik komplikasyonları nedeniyle bütüncül tamamlayıcı bir tedavi gerektirdiğinin altını çizen Prof. Dr. Ali Buturak, “Bu bütüncül tedavinin en önemli parçası yaşam tarzı değişikliğidir. Uygun tuz kısıtlaması ve Akdeniz tipi beslenme alışkanlığının kazandırılması, kilo fazlası veya obezite varsa kişinin kilo vermesi, hastada aşırı alkol tüketimi varsa bunun düzeltilmesi, sigaranın bırakılması gerekir. Bunun dışında ilaç tedavisi, tedavinin temelini oluşturur. Dirençli hipertansiyonda biliyoruz ki zaten ilaç kullanımına rağmen tedaviye direnç söz konusudur. Bu nedenle uzman hekimce tansiyonun kontrol altına alınmasının sağlanması için uygun ilaç veya ilaçların tedaviye eklenmesi ve hastanın bir takip programına alınarak verilen tedavinin etkinlik ve güvenliğinin belli aralıklarla denetlenmesi başarılı tedavi için esastır” şeklinde konuştu.​​​​​​​

“RENAL DENERVASYON TAMAMLAYICI TEDAVİNİN BİR PARÇASIDIR”​​​​​​​

Bütüncül tedavinin son dönemde gündeme giren ve rutin olarak da uygun hastalarda kullanılmaya başlanan en önemli yöntemlerinden birinin de Renal Denervasyon olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Buturak, “Renal denervasyon adı verilen bu yöntem, bütüncül hipertansiyon tedavisinin bir parçasıdır” dedi. Prof. Dr. Ali Buturak yöntemle ilgili şu bilgileri verdi:​​​​​​​

“Normal sağlıklı bir insanda kan basıncının kontrol altında tutulması, santral sinir sistemi ve bağlantılı sinir ağları, böbreklerimiz ve atardamar sistemi arasındaki sinyal iletimleri ile sağlanır. Bu sinyaller, özellikle böbrek atardamarları çevresinde bulunan sempatik sinir lifleri tarafından üretilir. Dirençli hipertansiyonu olan hastalarda, bu sempatik sinir lifleri aşırı aktivite göstererek normalin çok üzerinde sinyal üretimine ve buna bağlı olarak da aşırı stres hormonu salınımına sebep olurlar. Aşırı stres hormonu salınımına bağlı olarak ise uygunsuz kan basıncı artışları olur. Renal denervasyon işlemi ile yapılan; böbrek atardamarlarının çevresindeki bu uygunsuz aktivite gösteren sinir liflerine radyofrekans enerjisi verilerek bu liflerin uygunsuz aşırı aktivitelerinin baskılanması ve kan basıncının yükselmesinin engellenmesidir.​​​​​​​

İşlem teknik olarak anjiyografi prensipleri ile anjiyo laboratuvarlarında uygulanır. Genellikle kasık atardamarından girilerek böbrek atardamarlarına ulaşılır ve böbrek atardamarlarının içine girmemizi sağlayan kateter adını verdiğimiz özel cihazlar ve radyofrekans enerjisi sağlayıcı cihaz yardımı ile böbrek atardamarları etrafındaki sinir liflerine ablasyon işlemi uygulanır. Her iki böbrek atardamarına ayrı ayrı yapılan ablasyon işlemi bittikten sonra ise, kateterler vücut dışına çıkarılarak kasık atardamarı giriş bölgesi anjiyografik teknik ile kapatılır. Hasta o gece hastanede takip altında kaldıktan sonra çoğunlukla ertesi gün taburcu edilir.​​​​​​​​​​​​​​

Bu tamamlayıcı girişimsel yöntem, özellikle dirençli hipertansiyonu olan hastalarda 3 veya daha fazla anti hipertansif ilaç almasına rağmen kan basıncı kontrolü sağlanamayan hastalarda, klinik kullanıma giren etkili, güvenli, orta ve uzun vadeli sonuçları yayınlarla da destekli şekilde uygun olan ve güvenle kullandığımız bir yöntem olarak yerini almıştır.”​​​​​​​​​​​​​​

“ASIL HEDEF KAN BASINCINI KONTROL ALTINA ALMAK”

Buradaki asıl hedeflerinin kan basıncını kontrol altına almak olduğunu vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Ali Buturak, işlem sonunda elde edilen sonuçlarla ilgili şu bilgileri verdi:

“Bu konuda bilimsel veriler de bize; özellikle uzun süreli takip sonuçlarında bu yöntemin kalıcı bir kan basıncı düşüşü sağladığını göstermektedir. Bilimsel çalışma sonuçları bize, hastalarda ortalama olarak 20 mmHg’lık kan basıncı düşüşünün sağlandığını, hastaların yüzde 80’inde kan basıncının kontrolünün sağlandığını ve işlemle ilişkili riskli durumlar gelişmediğini göstermektedir. Ayrıca, hiç ilaç kullanmayan hastalarda da bu yöntem denenmiş ve benzer şekilde yine kan basıncı düşüşünün kalıcı ve güvenli şekilde sağlandığı gösterilmiştir.​​​​​​​​​​​​​​

Renal denervasyon için esas hedef hasta grubu dirençli hipertansiyon hastaları olsa da, ilaç kullanımında istekli olmayan veya verilen tedavilere sadakat göstermeyen veya çeşitli ilaç yan etkileri nedeniyle ilaç kullanamayan hastalarda da renal denervasyonun kullanılabileceği ve bu hastaların kan basıncı kontrolünün kalıcı ve güvenli olarak sağlanmasında etkili bir yöntem olabileceği de rapor edilmiştir.’

Paylaş:

Sağlık İçin Kızılötesi Karbon Isı Boyası
Canlıların, özellikle de insanların sağlıklı yaşayabilmek için kızılötesi ışınlara ihtiyaçları vardır. Ancak bir aylık bir sürede yoğun bir şekilde alınan güneş ışınlarının depolanması mümkün değildir. On iki ay boyunca alınacak terapi kalitesindeki kızılötesi ışınlar ise sayısız fayda sağlar.

  • Hücre sisteminin yenilenme gücünü artırır,
  • Kan dolaşımını hızlandırır,
  • Kronik yorgunluğu azaltır,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir,
  • Astım, alerjik rinit gibi solunum yolu rahatsızlıkları olan hastalar için en sağlıklı ısıtma sistemidir,
  • Kas ağrıları, sırt ağrıları ve eklem rahatsızlıklarını azaltır,
  • Bazı kanser türlerinin gelişimini engelleme özelliğine sahiptir,
  • Şeker hastalıklarının yan etkilerini azaltır,
  • Fizyoterapi tıp merkezlerinde doğrudan kullanılır.

Tıbbi araştırmalar, uzun dalga boyundaki ışınların terapi etkisi yaptığını, hiçbir zararlı yan etkisinin olmadığını ve insan vücudu için en uygun sıcaklığı sağladığını göstermiştir. Uzun dalga boyunda, terapi kalitesindeki kızılötesi ışınlar ile ısıtma sistemi olarak geliştirilmiş olan SRN  Kızılötesi Isı Boyası, güneşin altında ısınma hissini on iki ay sağlamaktadır. SRN Kızılötesi Isı Boyası, uygulandığı ortamı sadece ısıtmakla kalmaz; aynı zamanda bir fizyoterapi merkezine çevirerek, içinde yaşayanların sağlığına katkıda bulunur.
Uzun dalga kızılötesi, radyan ısıdır; yüzünüzde güneşin veya odun ateşinin sıcaklığını hissetmekle aynı histir. Hatta kendi vücudumuzun da yaydığı ısı türüdür. İnsanlığın bildiği en temel ısınma şeklidir. Önce objeleri ısıttığı, ısınan objelerin de ısı yayarak çevreyi sıcak tuttuğu için binlerce yıldır tercih edilmiştir.
Bugün, yüksek enerji verimliliğine sahip SRN Kızılötesi Isıtma Teknolojisi, estetik ve konforlu bir şekilde radyan ısıyı çevre dostu olarak kolayca tekrar kullanabilmemizi sağlamaktadır.
Geçtiğimiz yüzyılda insanoğlunun konforlu olması sebebiyle tercih ettiği konvansiyonel ısıtma sistemlerinin (petek, klima vb.); yakın gelecekte yerini tekrardan kızılötesi ısıtma sistemlerine bırakması kaçınılmazdır.
SRN KIZILÖTESİ KARBON ISI BOYASI HAKKINDA BAZI BİLGİLER

  • SRN Kızılötesi Isı Boyası havayı kurutmaz ve havayı değil sizi ısıtır.
  • 24 V Elektrik ile çalışan Kızılötesi Isı Boyası sistemi yenilenebilir enerji kaynaklarıyla kombine çalışabilir. (Güneş ve Rüzgar enerjisi)
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası Üstüne duvar kağıdı,sıva ve boya gibi ürünler ile uygulanabilir özelliklere sahip bir üründür.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası’nın boyandığı ortamda nem ve küf olmaz.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası mekanik tesisat ve bakım gerektirmeye bir üründür.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası anında ısınma ve homojen ısı dağılımı sağlar.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası sağlıklıdır, nefes hastaları (bronşit vb) için en uygun ısıtma teknolojisidir.
  • Su bazlı karbon kaplamalar ek veya ana ısıtma da mükemmel olarak kullanılabilir.
  • Pars alüminyum tozu,pars bakır tozu,Pars Çinko Tozu,Pars Grafit Tozu,Pars Kurşun Tozu,Pars demir tozu,pars kurşun oksit,pars kurşun oksit sülyen,pars kurşun oksit mürdesenk,pars fire assay flux,pars nitrik asit,pars hidroklorik asit,pars sülfürik asit,pars hidrazin hidrat,pars kaolin,pars sepiyolit,sunsep,sundiyo,sunmag,pars zeolit,pars 67 mangan dioksit,pars85 mangan dioksit,hadjin yılan kovucu,parsvet yara tozu,pars lime sülfür,nanotozlar,yemkat.com,sunshield kaolin,sunshield sıvı kaolin,pars silisyum karbür,silisyum karbür,dmr74 mangan dioksit,pars magnezyum sülfat,pars magnezyum sülfat anhidrat,pars magnezyum sülfat monohidrat,pars magnezyum oksit,pars bakır sülfat,pars demir sülfat monohidrat,pars kalay sökücü,pars nikel sökücü,süren vollastonit tozu,pars volfram  tozu,pars molibden tozu,pars antimon oksit,pars potasyum hidroksit,pars potasyum silikat,kimyadeposu.com,claypacks.com,demsil silikajel,demsil kil paketi,demsil nem alıcı,nemal nem alıcı,pars sodyum metabisülfit,pars sodyum bisülfat,pars magnezyum nitrat,pars sodyum persülfat,pars kalsiyum sülfat,pars kalsiyum sülfat dihitrat,pars hayvan altlığı,pars sodyum lignosülfonat,pars maden tozları,pars metal tozları,pars yem katkıları,pars nanotozlar,pars çinko oksit,sunshield sıvı kaolen,süren titanyum tozu,pars bakır oksit,demsil silikajel,süren otocam çizik giderici,pars seryum oksit,süren ferro vanadyum tozu,pars spekülarit,süren bit-pire kovucu,süren bakır tozu,süren teknoloji,bakır tozu,
  • DMRSÜREN KİMYA LTD.ŞTİ
  • 05523307100-05325466184
  • www.kimyadeposu.com,www.claypacks.com,www.nanotozlar.com,www.netyerim.net
  • www.potasyumsilikat.net,www.kursunoksit.com,www.parsman.com.tr,www.parsgrafit.com.tr
  • www.parox.com.tr,www.sepiyolit.net,

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu