Acil yardım ama bilinçli!

Hayatın içinde kaçınılmaz olan yaralanmalar veya hastalıklar karşısında nasıl müdahale edeceğimizi bilmek insan hayatının sürdürülmesinde, sakatlanmaların önlenmesinde ve iyileşme sürecini hızlandırmada büyük önem taşır.

İş, ev ya da trafik kazaları ve doğal afetler sonucu yaralananlara yardım etmeye çalışırken durumu daha vahim hale getirmek de mümkün. Olay yerinde sağlık ekibi yoksa veya geç kalmışsa kişinin kendine ya da yardıma ihtiyacı olanlara acil yardım uygulaması gerekebilir. Bilinçli ve önceden hazırlıklı olmak panik yapmanızı, ne yapacağını bilmeden telaş içinde koşuşturmanızı engelleyecektir.

Öncelikle olay yeri ortam güvenliğini sağlamak gerekir. Olay bir trafik kazası ise üçgen reflektörlerle aracın ön ve arkasında güvenli bölge oluşturun. Artık her araçta bulunması gereken özellikle gece fark edilmenizi sağlayacak fosfor şeritli yelek de yoldan geçen diğer araçlara karşı sizi korur.

Mutlaka bir ilk yardım çantanız hazır olsun. Evde, araçta ve seyahatte acil durumlar için sizin ve ailenizin bildik rahatsızlıklarında da kullanabileceğiniz, acil yardım çantası hazırlayın, güncelleyin, eksiklerini tamamlayın.

İlk yardım eğitimi almak için zaman yaratın. Pazarlama, vücut dili ve yaşam koçlarından alınan çeşitli sertifikalar için ayırdığınız zaman gibi yaşamınız için elzem olan ilk yardımı da önemseyin.
Medyada yer alan yaralanmalar, kazalar, hastalıklar da sizleri bilinçlendirirken, “Başıma gelirse ne yaparım?” egzersizleri yapın. Deprem, yangın gibi olağanüstü durumlar için, afet başa gelmeden sevdiklerinizle birlikte uygulayabileceğiniz, öncesi, anı ve sonrası için eylem planları oluşturun.

Kanamalarda akan kanı durdurmak için en iyi yöntemin kanayan yere baskı uygulamak olduğunu artık neredeyse herkes biliyor. Kan kayıpları nedenli, başta trafik kazaları, iş ve ev kazaları olmak üzere birçok insan yaşamını yitirmektedir. Kan kayıplarında gerek serumlar gerekse de kan bankasından alınan kanların hiçbiri, kişinin kaybettiği kendi kanından daha yararlı değildir.

Bir kazazede ya da hastanın taşınması gerekiyor ise bunu tek başınıza yapmayın. Yanlış taşımalar yüzünden sakat kalanların sayısı oldukça yüksektir.

Baş dönmesini takip eden, bayılma hissi durumlarında hasta ya da kazazedeyi düz bir zemine yatırarak el ve ayaklarını kalp seviyesinde en az 30 cm yukarıda tutmak şoka girmesini engelleyebilir.
Fenalık hissine eşlik eden göğüs ağrısı, şiddetli baş ağrısı ya da solunum sıkıntısı söz konusu ise bu kez yarı oturur durumda, dizler katlı vaziyette ileri yardım getirecek sağlık ekibini beklemekte yarar vardır.

Bilinç kaybı olan, fakat kalbi atan ve solunumu olan kazazede ya da hastalarda ise, kişiyi yan yatar durumda (koma-recovery pozisyonu) bekletmekte yarar vardır. Bu sayede dilin geriye kaçarak soluk yolunu tıkaması, mide içeriğinin akciğerlere kaçması gibi durumlar engellenir. En iyi örneklerden biri sara krizi geçiren hastalardır. Kişi koma pozisyonunda bekletilerek nöbetin kendi döngüsünü tamamlaması beklenir.

Yanlış müdahaleye en çok maruz kalan durum yanık vakalarıdır. Serinletir amaçlı diş macunu benzeri hiçbir hijyenik ürün, salça, yoğurt benzeri gıdalar yanık bölgesine uygulanmamalıdır. Yine kulaktan dolma bilgilerle tıbbi ilaç ve merhemler, kremler uygulamaktan kaçınılmalıdır. Yanığın yeri, derinliği, genişliği gibi birçok kritere göre tedavisi değişkenlik arz eder. İlk yardım adına yapılacak en doğru girişim ısı yaymaya devam edebilecek takı, giysi vs nin süratle yanık bölgesinde uzaklaştırılması, suyun altına tuttuktan sonra yanan bölgeyi temiz bir bez ya da mutfaklarda sıkça kullanılan streç film ile bir kat sararak en yakın sağlık kurumuna gitmektir.

Kırık, çıkık ve burkulmalar kendilerini ciddiyetlerine göre “ağrı “ ve “fonksiyon kaybı” yani oynatamama ile belli ederler. Şayet kazazede ile sözlü iletişim kuramıyor ise, yani bilinç kaybı söz konusu ise kırık şüphesi olan uzuvda ,şekil bozukluğu, şişme, morarma ya da solukluk, elle muayenede özellikle kırıklarda çıtırtı aranmalıdır. Kırık ya da çıkık şüphesi olan bölge olabildiğince kalp hizasında ve komşu iki eklem oynamayacak şekilde sabitlenmeli, tahta, alüminyum benzeri, uzuv boyutlarına uygun bir malzeme ile oynamaz hale getirilmelidir.

Zehirlenmelerde hastanın içtiği madde yakıcı kimyasallardan ise (tuz ruhu-kezzap, çamaşır suyu-deterjanlar gibi) asla kusturulmamalıdır. Zehirlenme şayet bozuk gıda vb nedenli ise vücut zaten kendi refleksi ile önce bulantı-kusma ile, şayet gıda mideyi geçmişse ishal ile atmaya çalışır. Burada temizlik esnasın da kaybedilen su ve elektrolitlerin, özellikle çocuk ve yaşlılarda yerine konulması önem arz eder. Ulusal zehir danışma merkezi ücretsiz 114 numaralı hattan tüm zehirlenmelerde yardımcı olmaktadır.

ilgili haberler