AKP’li Külünk’ten sert çıkış:Pensilvanya’ya gidip fotoğraf çektirenler özür dilemeli!

AK Parti eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk kocaelikoz.com’un sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran sonuçlarını çok iyi okuduğuna vurgu yapan Külünk, ’’bunun yansımasını yerel seçimlerde göreceğiz’’ ifadesini kullandı.

Uzun bir dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın çalışma ekibinde bulundunuz. Bu dönem listeye giremediniz. Nasıl okumalıyız bunu? 3 dönem kuralına mı takıldınız?

”Hayır takılmadım. Bu 3 dönem kuralı esnek bir kural. Milletvekilliği görevi vazgeçilmez bir kural değil. Bizim önceliğimizde temel değerler vardır, insanlığa, sevgiye, adalete bu toprakların medeniyetine inanmış insanlarız. Bunu da yerkürede başaracak bu coğrafyadır, kilit taşı da Türkiye’dir. Türkiye sadece kendi sorumluluğunu taşıyan değil insanlığında sorumluluğunu taşıyan bir ülkedir. Bizim mücadelemiz bu eksende Türkiye’yi daha güçlü kılabilme mücadelesidir. Biz burada binaların gücünden bahsetmiyoruz. İnsanın, kalbin irfanın hâkim olduğu bir güçten bahsediyoruz. İnsanlığın ihtiyaç duyduğu silahlı güç değildir. Bizim güçlü Türkiye’den kastımız, milli bağımsızlığımızın tümünü yerine getiren, ekonomide, yüksek teknolojide, robotta, yapay zekada büyük dönüşümü başarmış, dış ticaret dengesini oluşturmuş ve evinin kapısına erzak gelmeyen Türkiye’den bahsediyoruz. Bu temelde biz milletvekilliğine bakmayız, kader planında 7 yıl vekillik yapmak nasip oldu. Bizim çocukluğumuzda da hayallerimiz vardı, gençlik yıllarımızda da bu iddiaların peşinde koştuk. Milletvekilliği dönemimizde de aynı iddialara hizmet edebilmek içim karınca misali mütevazi bir şekilde çalıştık.”

”2011 yılında bizi listeye yazan irade 2017’de listeye neden yazmadı diye sormayız. En nihayetinde yazarken saygı duyduk, listede yer almayınca da saygı duyacağız. Bu bizim mücadele anlayışımızı karakterimizden hiçbir şey kaybettirmez. Biz mücadeleye nicelikler üzerinden tanımlayan bir anlayışta değiliz. Türkiye benim bugün bulunduğum noktadan çok daha kıymetli. Biz ego sahibi insanlar değiliz ki, hayatın merkezi biz değiliz, biz vekil olursak çok iyi olur, olmaz isek çok kötü olur düşüncesinde olmayız. Bizim böyle bir dünyamız yok. Biz Everest tepesinde de yaşamayı biliyoruz Everest’in dibinde de yaşamayı bilen insanlarız. Tek başıma dolaşıyorum bugün de aynı düşüncedeyim. Mesela bu hafta mesaim çok yoğun. Ne değişti, vekil değilken günde ortalama 100-150 tane telefon alıyorum, insanların sorunlarını çözmeye çalışıyorum. Önemli olan insan olmak, ben hiçbir titrin arkasında saklanmam. Bey efendinin mücadelesine inanan ve o mücadeleye inanan, hesap yapmadan inanarak samimiyetle hiçbir ekstra planı olmadan yanında olan biriyim. Çünkü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın durduğu nokta bizim durduğumuz noktadır. Kendisi benim 43 yıldır ağabeyim dediğim insandır.”

Partide şu an göreviniz nedir?
6. Büyük Olağan Kongrede siyasi etik kurulunda olmam uygun görüldü.

Önümüzde yerel seçimler var, AK Parti 24 Haziran Genel Seçimlerinde değişim beklentilerine cevap veremediği görüşü hakim. Beklentiler yerel seçimde büyük bir değişimden yana olacağı noktasında. Ne düşünüyorsunuz?

”Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 24 Haziran akşamı yaptığı açıklamada,’’ milletin mesajını aldık’’ ifadesini kullandı. Geçtiğimiz hafta ki konuşmasında da genişletilmiş il başkanları toplantısında da bu hususa değindi. Sokağın beklentilerini karşılayacak aday profilleriyle ya da özelleştirileri karşılayacak hamleyle yerel seçimde milletin karşısına çıkılacağı mesajını verdi. Biz Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bu mesajını esas kabul ediyoruz. Ve yerel seçimde sokağın beklentilerini karşılayabilecek, yerel yönetimlerde yeni bir akıl, yeni bir stratejiyle, sadece aday profilini değiştirmek değil, yeni bir yerel yönetim anlayışının hâkim olması önceliğimizdir. Yerel yönetimlerde artık bir strateji değişikliğine ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Yerel yönetimlerimiz insan odaklı, sosyal belediyecilik üzerinden ciddi işler yaptılar. Hepsine teşekkür ediyoruz. Ancak insan kültür ve medeniyet tarzında yeni bir strateji değişikliğine ihtiyaç olduğunun farkındayız. Yeni bir yerel yönetim başarı öyküsü yazmalıyız. Onunda adresinin şehirlerde mikro milliyetçiliği öne çıkaran değil, şehirlerin kültürüne haiz, farklı anlayışların, kültürlerin oluşturacağı şehirler inşa etmeliyiz. Şehir ve medeniyet esaslı, her şehrin kendine özgü kültürünün yaşandığı kentler önceliğimiz olmalı. İstanbul’da İstanbul kültürü, Van’Da van kültürü, Diyarbakır’da Diyarbakır kültürünü oluşturmalıyız. Mesela Diyarbakır’da 500 yıllık aileler var. Göçü engellemek lazım, Diyarbakır’ın Urfa’nın, Konya’nın ve diğer şehirlerimizin yeni yüzyıla hitap edecek şehirler inşa etmeliyiz. Bu kolay değil, şehirlerde sosyal laboratuvarlar olmalı, üniversitelerle beraber çalışabilecek, şehirlere yol yapmaktan ziyade vatandaşın imdadına yetişen bir anlayış ortaya koymalıyız.”

 ”Yerel yönetici arabasına bindiğinde arkasında koruma ordusu olmamalı. Yerel yöneticinin korumaya ihtiyacı yok. Bisikletle dolaşabilmeli, kendi aracıyla dolaşabilmeli. Sokak kendisi gibi yönetici istiyor. Biz vatandaşa giderken önümüzde engel var mı? Ama vatandaş bu rahatlığı yaşayamıyor. Dediğim gibi bunları yapmak kolay değil ama kimse de kolaya talip olmamalı. Elbette özel çalışma alanları olacak yöneticilerin fakat herkes şunu bilecek ‘ben koşulsuz belediye başkanına ulaşıyorum’ Dünya artık dikey yönetim tarzını kabul etmiyor, reddediyor. Artık dünya iletişim teknolojileri üzerinden değişime geçiyor, artık herşey telefonda artık, sosyal medyadaki arkadaşlarınız artık 40 yıllık dostlarınız gibi sizlere sıkıntılarını ulaştırabiliyor. Siz istediğiniz kadar bariyer koyun bunun bir önemi yok. Aynı mesajı her yerden alabiliyorum. Bunu okuyamayan model başarılı olamaz. O zaman ne yapmak gerekiyor, en nihayetinde yeni bir çalışma modeli, yeni yönetim modeli ortaya koymak lazım. Bu yönetim anlayışı kamu içinde geçerli olmalı. Yatay ilişki dönemine geçilmeli. Sokak bunu istiyor. Beyefendinin cümleleri de bu beklentinin fark edildiği noktasında ve bu beklentiye cevap vereceği noktasında. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanındayız ve bu duruşundan dolayı da kendisine teşekkür ederiz. Türkiye’nin siyasii basireti hata yapmaz, hiçbir siyasetçi sokağa hata yapıyor gözüyle bakamaz. Hatayı yapan siyasetçilerdir, sokağı anlamayan, sokakla inatlaşan hata yapar, sokak kendisiyle inatlaşanı kabul etmez. Sayın Cumhurbaşkanımızın iletişimdeki açıklığı, berraklığı siyaset psikolojisinde çok büyük bir değişim gerçekleştirmiştir. ‘’Cumhurbaşkanına ulaşıyoruz, size ulaşamıyoruz’’ sözünü söylettirmemeliyiz. Bende söylettirmeyeceğim.”

Kocaeli’nde ki yerel yönetimleri nasıl görüyorsunuz?
Ben nicelik üzerinden konuşmam bulunduğum yer itibariyle nicelik yerden konuşmamı emretmez. Herkese saygı duyuyorum. Sadece Kocaeli ölçeğini değerlendirmem doğru değil. Cumhurbaşkanımızın söylediklerini bir kenara koyarım sonra önce kendime ayna tutarım. Hangi ile giderseniz gidin özel bilgiye ihtiyaç yok. Berberde, kıraathanede, simitçide, ayakkabı boyacısıyla konuşun o şehirle ilgili size her şeyi söyler. Dolayısıyla bu soruyu bana değil sokağa soracaksınız. Sokak size her şeyi söyler.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından kamuya yönelik ciddi operasyonlar yapıldı. Sokaktaki eleştiri operasyonların siyasete yapılmadığı şeklinde görüşü var. Nereye gidiyor örgütle mücadele?

”FETÖ ile mücadele milletin mücadelesidir. Bu milletin kanını akıtanları bu millet affetmeyecektir. FETÖ üzerinden Türkiye’yi kontrol etmek isteyen Atlantik ötesini millet çok iyi gördü. Adı FETÖ olan ajanlaştırılmış olan bu yapı devletin bağımsızlığını yok etmek için operasyonel aracı olarak kullanılmıştır. Bu topraklara ait olmayan yapıdan bahsediyoruz. Bu mücadele uzun soluklu bir mücadele. Bu mücadeleye destek veren kamu bürokratlarına, yargı ve güvenlik bürokratlarına teşekkür ediyorum. Bu operasyonların temel sorunu bu mücadelenin işbirlikçileridir, işbirlikçiler bu mücadeleyi eritmek için her şeyi yapmaktadırlar. Çünkü geçmişte kirli ilişkiler vardır, girift ilişkiler vardır. Şehrin gücünü kontrol etmek isteyen bu yapı önce kamuya ardından şehirlere sızmıştır. AK Parti’de bir milletvekili olacaksa kendi adamları olmalı, CHP’de biri milletvekili olacaksa kendi adamları olmalı. Kentlerde aristokrat birileri bir yerlere gelecekse kendi adamlarını istemektedirler. Gündüz birbirleriyle kavga ederler akşam şehri kontrol etmek için bir araya gelen bir yapıdır FETÖ. Elit ama bedevi gibi yaşayan bu kesim hiçbir derinliği olmadan hareket etme kabiliyetine sahiptir. Belli noktalarda işbirlikçileriyle hareket etmektedirler.”

”Operasyonları erteletebilmek, yargı ve güvenlik bürokrasisine baskı yapıyorlar. Açıkçası AK Parti’nin gücünü kullanarak bunları yaptılar ve yapmaya da devam ediyorlar. Bunları biliyoruz. Milletimiz umutsuz olmamalı. Bu ülkenin kanını akıtanlar başarılı olamazlar. İşte geçen gün orduda görevli 110 subay gözaltına alındı. Bu ne demektir, işbirlikçiler tasfiye edilmelidir. Pensilvanya’ya gidip fotoğraf çektirenler hiçbirşey olmamış gibi davranmamalı. Milletten özür dilemeliler. Özeleştiri yapamayanlar maalesef 17/25 Aralık’tan sonra bile Fethullah Gülen güzellemesi yaptılar bu milletin gözünün içine baka baka. Millete saygısızlık yapanları millet affetmiyor. Yargı bürokrasisinin üzerinden elinizi çekin diye açık açık konuştum. Bunları ben söylerken hepsi bilgiye dayalıydı. Gerçeğe, tespite dayalıydı. Ben sıradan bir adamım sade vatandaşım ama şunu biliyorum hangi kente giderseniz gidin sokak size doğruyu söyler. Benim durduğum yer sokağın yeridir. Hiçbirşey olmamış gibi davranmayın. Dolayısıyla bu mücadele devletin mücadelesidir. Bu devlet kimseye, hiçbir gruba kendini tek başına teslim etmez. Bu devletin hafızasında Çanakkale ruhu nasıl kalmış ise 15 Temmuz ruhu da kalmıştır. Millet bu örgütle mücadelenin savsatılmasına izin vermez. 24 Haziran’ı iyi okumamız gerekiyor. Sandıktan çıkan sonuç, 15 Temmuz darbesinin iyi okunup okunmadığının tartışmasını da başlatmıştır.”

”Sokak şunu soruyor, FETÖ ile mücadele ayırt etmeden sürüyor mu? Bu örgütün tüm ilişki ağları çözüldü mü, çözüldüyse bunlar neden dışarıda? TUSKON’un toplantısında eğer bu örgütün elemanları arasında adalet ilkesine zarar verecek, biri içeride biri dışarıdaysa toplum bunu sorguluyor. Dolayısıyla bu örgütün adalet önünde hesap vermesini kimler kirletmek istiyorsa grileştirmek istiyorsa şehitlerin üzerinde vebali vardır. Örgütle mücadelede kefalet müesseseni işletenler bu milletin geleceğini ipotek altına almaya çalışmaktadır. Bu mücadeleyi kendi ikballeri için horoz dövüşüne çevirenlerde vardır. Bu örgüt 50 yıllık bir örgüt, hayatın tüm alanlarına sızmış üzerinde dış örtüsü olan, dış gücün Türk devletiyle olan ilişkilerinde bu örgüt üzerinden kurulan bir yapıdan bahsediyoruz. FETÖ’den yargılanan adamları siz il yönetim kuruluna alırsanız sokağa güven veremezsiniz. Siz FETÖ ile iltisaklı olan adamları görevlerine devam ettirirseniz hiçbir şekilde sokağın güvenine sağlayamazsınız. Sokak herşeyin farkında.”

Superhaber

Jurnalci.com

ilgili haberler