Çoklu Zeka Kuramı

Bu hafta sizlere çoklu zeka kuramından söz edeceğim. Çoklu zeka kuramına  girmeden önce, zekanın genel tanımını yapmanın uygun olduğunu düşünüyorum. Zeka: İnsanların düşünme, akıl yürütme, nesnel gerçekleri algılama, kavrama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tümüdür.

Daha önce insanlar sadece sözel ve sayısal becerilerine göre değerlendiriliyordu. İki beceriye sahip yada bunlardan birisine sahip bireyler başarı sıralamasında yer alırken diğerleri  sistemin  dışında kalıyordu…

1983 yılında Harward üniversitesi öğretim üyelerinden psikolog  Howard Gardner tarafından Çoklu Zeka Kuramı geliştirilinceye kadar. Bilinen sözel ve sayısal zekaya altı yeni zeka ekleyerek sekiz çeşit zekayı insanlığın hizmetine sunmuştur…

Bu zeka çeşitleri: Sözel, sayısal, görsel, içsel, duygusal, müziksel, bedensel ve doğayla ilgiliydi. Son otuz dört yıldır bu çeşitlilikle beraber çok şey değişmiştir. Eğitimciler öğrencileri birçok açıdan değerlendirmeye başladılar. Böylece her çocuğun kendisini ifade edeceği bir alan oluştu.  Çocukların kendilerini  ifade edebilmeleriyle birlikte öz güvenleri de gelişmişti. Çünkü her çocukta ( bazı istisnalar hariç ) bu zekalardan en az bir tanesi mevcuttu…

Çocuklarda bulunan yetenekler okul, aile ve çevresel etkenlerle gelişme gösterir. Önemli olan çocuğun bu yeteneğinin erken fark edilmesi ve bu yeteneğin geliştirilmesi için gereken desteğin sağlanmasıdır. Burada en önemli görev ilkokul öğretmenlerine düşmektedir. Çocukların belirgin yetenekleri ilkokul birinci sınıfta fark edilmeye başlar. Bu yetenekleri: Sözel, sayısal, müzik, resim, spor, içsel, duygusal ve doğasal olabilir. Bunlardan birisinin diğerlerine göre baskın olduğunu gören öğretmen, öğrencinin bu yeteneği üzerine gidilmesi gerektiğini aileye bildirmekle yükümlüdür.   Öğrenci bu yeteneğini geliştirmek için uygun kurslara yönlendirilmelidir.

Peki, bildirince ne olacak? Bu hayat pahalılığında çocuğumu yeteneğiyle ilgili bir kursa nasıl gönderebilirim, zar zor geçiniyorum, dediğinizi duyar gibi oluyorum…

Bu kursların birçoğu parasız olarak belediyeler, halk evleri, sivil toplum kuruluşları tarafından ücretsiz olarak verilmektedir. Burada gerek öğretmenlere gerekse ailelere düşen en önemli görev çocukların yeteneklerinin farkına varmak ve bu yeteneğin geliştirilmesine yardımcı olmaktır. Unutmayın ki başarılı insanların en önemli özellikleri işlerini severek yapmalarıdır. Belki de çocuğunuzun bu yeteneği, onun ilerideki işi olacaktır.

Sekiz çeşit zekanın çocuklarda bulunuş şekli değişkenlik gösterebilir. Bazı çocuklarda bir tanesi, bazısında ise iki, üç, dört, beş, altı, yedi ve sekiz tanesinin olduğu çocuklar vardır. Sekiz tanesinin bir arada olduğu insan sayısı dünyada oldukça sınırlıdır. Bizim ülkemizde bunun en önemli örneği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin  kurucusu önderimiz,  Mustafa kemal ATATÜRK’ tür. Bu insanlar dahi olarak adlandırılır…

Zeka geliştirilebilen bir yapıya sahiptir. Bunda çevrenin uyaranları, bilgiye erişim, teknoloji, çokça  kitap okunması, el ve göz koordinasyonunun geliştirilmesi, sanatsal ve kültürel alanda gelişim, analitik düşünme becerisinin gelişimi vb. birçok etken zekanın gelişiminde payı olan faktörlerdir.

Bu arada dünyamızdaki zeka çeşitlerine,   alt zeka grupları,  ortalama zeka, üst zeka, parlak zeka, üstün zeka, çok üstün zeka ve dahi tanımlamalarına bir başka yazımda değineceğim.

Bizler çocuklarımızın özelliklerinin farkına varmalıyız. Onların gelişimine; okullarımızla, medyamızla, sivil toplum kuruluşlarımızla destek olmalıyız. Bu hepimizin görevidir… Yurdaser Koçak