Dilipak:“Wikileaks gibi belgelerle Erdoğan’ın yakın çevresini hedef alabilirler”

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü köşe yazısında yeni bir darbe uyarısında bulundu. Dilipak, “Erdoğan’ı ortadan kaldırmayı da düşünebilirler, onu itibarsızlaştırmayı da. Wikileaks belgeleri gibi birtakım belgelerle yakın çevresini hedef alabilirler” düşüncesini paylaştı.

Türkiye’nin “şeytan üçgeninin bir ayağı olmayı kabul etmediği sürece” darbe tehdidinden kurtulamayacağını belirten Dilipak, “Darbe olacak diye ortalığı velveleye vermeye gerek yok, ama öte yandan da darbe olmayacak diye kimse rehavete kapılmasın” değerlendirmesinde bulundu.

Dilipak’ın “‘Olmaz olmaz’ deme, olmaz olmaz!” başlıklı yazısındaki ilgili kısım şöyle:

Diyorlar ki, Erdoğan giderse AK Parti diye bir şey kalmaz. AK Parti giderse her şey mümkün. Yeni bir CHP, yeni bir MHP, yeni bir HDP ve İyi Parti zor değil. Bu çevrelerin önünde Erdoğan engel gibi duruyor. O zaman onu devirirlerse domino etkisi ile diğerleri de devrilir.

Erdoğan’ı ortadan kaldırmayı da düşünebilirler, onu itibarsızlaştırmayı da. Wikileaks belgeleri gibi birtakım belgelerle yakın çevresini hedef alabilirler. Gezi’dekine benzer sokak eylemleri zaten her zaman gündemde. Strafor ve benzer örgütler temas oldukları sosyal media unsurları üzerinden yeni bir vijdan hareketi başlatabilirler. Bu onlar için zor değil. Balyoz ya da 28 Şubat’ta Erbakan’a karşı da benzer senaryolar hazırlamışlardı. 5’li çeteyi hatırlayın TİSK de, TİSK de, TÜRK-İŞ de aynı safta! Fransa’da o insanları kim nasıl sokağa döktü ise işte öyle. Üniversiteler, işsizler, gençler çok çabuk mobilize edilebilir. Irak, Lübnan, İran ya da Hong Kong’dakine, Paris’tekine benzer bir eylem neden İstanbul’da olmasın!. Birileri Marsilya’da birtakım üniversite rektörlerinin global gençlik hareketlerini konuşmuşlar.

Siz misiniz, BOP’u sabote eden, “Yüzyılın projesine karşı çıkan. Cevap İdlib’ten. ABD Dışişleri Bakanı James Baker, Körfez Savaşı’nın hemen öncesinde 13 Ocak 1991’de Çankaya’ya Baba Bush’un selamı ile Özal’a İsrail’le iyi geçinilmesi gerektiği, Kürdistan’ın hayata geçirilmesi gerektiği ve Türkiye’nin ABD’nin bölge politikası ile uyumlu bir şekilde bu iki ülke ile birlikte bir sacayağı oluşturmasının Türkiye’ye sağlayacağı avantajları anlatıyordu.

Türkiye bu Şeytan üçgeninin bir ayağı olmayı kabul etmediği sürece darbe tehdidinden kurtulamayacak.

Darbeci tehdidi, uluslararası sitemin varlığı sürdükçe devam edecektir. Terör, savaş ve darbeler bu düzeni sürdürmek için yapılıyor.

Sokak eylemlerinin Türkiye ile birlikte İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya’ya yayılması sürpriz olmaz. Görünen o ki mevcut Joker eylemleri şiddetini artırarak yayılmaya devam edecek. Darbe olacak diye ortalığı velveleye vermeye gerek yok, ama öte yandan da darbe olmayacak diye kimse rehavete kapılmasın. Havf ile reca arasında bir yerde duralım. Her şey mümkün. Şartlar oluşursa olmayacak dediğiniz şeyler olabilir. Şartlar oluşmazsa, olmaz.

Son zamanlarda içeride ve dışarıda birbirinden bağımsız gibi görünen olayların arasında derin bağlar olabilir.

Sahi, Ergenekon, Balyoz derken BÇG aklandı. Şimdi Gezi de aklandı. İyi, FETÖ’cülerin tepe kadrosu gitti. Ortası ticaret, altı ibadet diyorsunuz ya, parası olan, dayısı olan, amcaların devreye girdikleri de bir şekilde dışarıda. O zaman ötekilerini de affedin gitsin, niye birbirinizi suçlayıp duruyorsunuz ki! Ciddi bir iş yapmak istiyorsanız önce kendi içinize bakın! Darbe iddialarını ciddiye alın derim.. Güncellenmiş senaryoları ile dört bir koldan harekete geçmeleri sürpriz olmaz.

Jurnalci.com