Doğan Özdemir -Sanata Sahip Çıkmak

Sanata Sahip Çıkmak

Bir millet sanat ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur” diyerek günümüze ışık tutan ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk aslında sanat ve sanatçı hakkında her şeyi bu sözleriyle özetlemektedir.

Kentler tarihleriyle anılırlar. Bulundukları coğrafya onlara nasıl bir katkı sağlarsa sağlasın, o kentin kendine özgü bir tarihi vardır. İşte bu tarihi oluşturan kahramanlardan biri de sanatçılardır. Avrupa’nın koskoca bir kenti orada doğmuş bir sanatçısının adıyla anılıyorsa başka söze gerek var mıdır? İşte bu çok önemli olguyu unutmamak, o kenti yönetenlerle o kentteki tüm kurum ve kuruluşların asıl görevi olmalıdır.

Kuzeyimizin incisi Sinop da bünyesinde çok sayıda sanatçı büyütmüş bir kentimizdir. Ancak üzülerek belirteyim ki tarihe gömülenler bir yana, halen yaşamakta olan dünya çapında ünlü bazı sanatçılarımız bile hak ettikleri desteği yeterince görememektedirler. Olayı isimlere indirgemeyi yersiz; ama konuyu da çok önemli ve vefasızlık olarak gördüğümü söylemeden geçemeyeceğim.

Sinop’ta yazar, şair ve sanatçıların -en azından bazılarını da olsa- bir araya getirmek amaçlı kurduğumuz derneğimiz SİYAŞAD bünyesinde elimizden geldiğince sanatı, sanatçıları, Sinop’umuzun unutulmaya yüz tutmuş değerlerini gün yüzüne çıkarmak amaçlı bazı etkinlikler yaptık. Amacımız; hem Sinoplu sanatçıları onore etmek, onları halka unutturmamak, hem de şehrimizin kültür ve turizmine görece katkılar sağlayabilmekti.

İşte bu amaçla en son “Antalya’da olan Kum Heykel Festivali neden Sinop’umuzda olmasın?” diye düşünerek dernek olarak yola çıktık. Böyle bir etkinlikte ağırlıklı olarak yer alması gereken kurumlar olarak Belediye ve Üniversitemizi de davet ettik. Bu üçlünün işbölümünü ve görevlerini oluşturduk. Belediyemizden fiziki yardım, üniversitemizden akademik katılım bekledik. Bize de amatörce bu işi bilen yetkililere yardımcı olmak kalacaktı!

Sevgili dostlar; “kimseyi kimseye şikâyet etmek!” gibi bir niyetim yok! Bir avuç “Amatör Kum Heykelcisi(!)” olarak sahaya çıktık ve kıra-döke herkes elinden geleni yaptı. Zavallı heykellerimizi bazı vandalların hışmından kurtaramadık! Onlar kırdı, biz yeniden onardık.

Ve büyük bir gururla etkinliğimizin bitişi ve “Katılım Belgelerimizi” –işin içinde olduğumuz halde hiç kendi ismimizi koymadan- Belediye Başkanımız ve Üniversite Rektörümüzün katılacağı törenle ellerinden alacağımız 1.10.2019 Salı günü saat 16.30’da heyecanla alanda bekledik.

Evet; o gün bu anamızın ak sütü gibi helal olacak belgelerimizi Vali Muavinimiz Sayın Murat Girgin beyin sürpriz katılımı ile onun ellerinden alabildik. Randevulaşıldığı halde o gün ve saatte aramızda olamayanların mutlaka böyle bir etkinlikten çok daha önemli işleri olacağını düşündük!

Bu arada il dışındaki heykeltıraş ve sanatseverlerden umduğumuzun üzerinde bir “Neden bizim haberimiz olmadı, seneye mutlaka olsun!” sitemi almaktan da yediğimiz fırçaya rağmen gurur duyduk!

Ve gelelim yerel basınımıza; elbette hiçbiri yoktu! Bu nedenle kendim adına hepsine teşekkürü borç bilirim…

Beyler; ey Sinop halkı! Bu, eğer seneye yinelemeyi düşünürlerse bizim derneğimizin sıradan bir etkinliği değil, Sinop tarihine, kültürüne ve turizmine çok ciddi katkılar sağlayabilecek bir projedir! Eğer biz bunu üyelerimizi eğlendirmek için yapsaydık bir piknik havasında bir deniz kenarında oynaya zıplaya yapardık!

Yaşananları ne tarih unutur, ne de sanatçılar; anımsatayım dedim.