Halkın Şamarı..Çeket kimin sırtında?

Çok yazıldı çok çizildi üstüne…

Ama sanırım hiçbir yerde okumadığınız bir iddiayla ortamı rahatlatalım sonra yeniden gündeme dair birkaç satır not düşeriz tarihe…

Ona buna çakan Ahmet Hakan zaten oldukça zor durumda olan Gökçek’in “sana takımlarımdan birini vereyim mi?” jestine sabık hoca efendiye methiyeler düzdüğü olimpiyat videosunu eklediği bir cevap vererek sözde giydirmiş; “Bu ceketi istiyorum”

Ne var bunda diyeceksiniz…

Dahası var, çünkü…

Bu Melih ile herkese çakan Ahmet Hakan arasında yıllardır bir türlü adını koyamadığım bir ilişki olduğunu düşünür dururdum; ben hiç Melih’in bizim Ahmet’i dava ettiğini duymadım, basında görmedim… Bunlar arasında sanırım bizim anlayamadığımız bir türden ilişki var… Son olayda biraz izaha gerek bırakmayacak derecede alenen görünüyor… Melih’in eskilerini koleksiyon mu yapıyor bu herkese çakan Ahmet Hakan diyorum ama kim giydiriyorsa cuk oturuyor herifin üstüne… En son basın camiasının Küçük bireyi sağlam giydirmiş… Hala çıkarmaya uğraşıyor…

Mevzuya dönersek bu herkese çakan Ahmet Hakan ile Melih arasında dönem dönem sosyal medyayı yıkan diyaloglar da dolanıyor… Ama onca aşağılamalara Melih, gerçekten tanımlamalarda olduğu gibi olduğundan mı umursamıyor yoksa bu bulvar çocuğu onun maaşlı elemanı mı diye düşündürmüyor da değil… Kendine giydiren Küçük Cem’e tetikçi imasında bulunan biri akçeli işlere girişmez gibi geliyor bana ama…

Neyse günahı boynuna…

Gelelim YSK’ya… Yahu şu akıllara zarar TAM KANUNSUZLUK OLUŞMADIĞI kararını gerekçe olarak sunan kılıfçı başı mevzusu… Harbiden beyin yakan bir gündem ve çuvala sokulmaya bile gerek duyulmayacak kadar arsızca elde dolaştırılan mızrak milli iradeyi sırtından vurdu yani…

Ve tüm bu olanların karşısında gündem şu; kanun varsa kanunsuzluk olur… Ortada kanun mu kaldı ki!Yok tam kanunsuzluk, yok yarım, olmadı çeyrek…Bu kadar ciddi ve tüm ülkeyi ilgilendiren bir konuda vatandaşı keriz yerine koyan açıklamayı yapan bir hukukçu üstelik…

Gerçi Kuzu gibi anayasa profösürlerinin memleketinde az bile bu manzara ama…

Kimseyi korkutɑrɑk doğru olduğuna inandırıldıklarından vɑzgeçiremezsiniz.

Neyzen Tevfik, iki gözü de görmeyen bir tɑnıdığınɑ rɑstlɑr. Tɑnıdığı sorɑr: -“Memleketin durumunu nɑsıl görüyorsun, Tevfikciğim?”

“Kɑrɑnlık” diyecekken vɑzgeçer:

-“Sizin gördüğünüz gibi” diye cevɑp verir…

Ben de aynı şeyi söylüyorum; sizin bildiğiniz gibi herşey!

MYD/Halkın Şamarı