HDP’lilerin vekilliği düşer mi?

Eş başkanlar dahil 9 HDP’linin tutuklanmasının ardından Ankara’da siyaset kulisleri de hareketlendi. HDP'lilerin meclis çalışmalarını durdurma kararı vekilliklerinin düşmesi ihtimalini de gündeme getirdi.

Eş başkanlar dahil 9 HDP’linin tutuklanmasının ardından Ankara’da siyaset kulisleri de hareketlendi. HDP’lilerin meclis çalışmalarını durdurma kararı vekilliklerinin düşmesi ihtimalini de gündeme getirdi.

Ankara’da “HDP, sine-i millete mi dönüyor” soruları sorulurken HDP’den gelen “Meclis çalışmalarına katılmayacağız” açıklaması, siyasette önümüzdeki dönemde neler olacağına ilişkin kulisleri daha da hareketlendirdi.

HDP Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, “Meclis çalışmalarına katılmama” kararlarının ayrıntılarını DW’ye anlatırken, “Grup toplantılarımızı yapmaya devam edeceğiz. Meclisi kullanmayı sürdüreceğiz. Dokunulmazlığımız devam ediyor. Biz bu noktada teknik bir adım atıyoruz ve genel kurul çalışmalarına katılmıyoruz” dedi. Beştaş, iktidar partisi AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından ‘zaten’ engellendiğini söyledi. “Ülke, bir kanun hükmünde kararname cumhuriyetine dönüştü, genel kurul zaten çalıştırılmıyor” diyen Beştaş, HDP’ye dönük topyekün bir saldırı olduğundan yakındı. Tutuklama kararlarıyla birlikte demokratik siyasete ‘en ağır darbenin’ vurulduğunu belirten Beştaş, “Hukuksuz saldırıları durdurmak için meclis çalışmalarına katılmama kararı aldık. Halkla, sivil toplumla, odalarla, barolarla birlikte olacağız. Yani, demokratik siyasetten vazgeçmedik. Bunu da bütün dünyanın görmesi gerekiyor” diye konuştu.

Beştaş, HDP’lilere dönük tutuklama kararlarının ardından gündeme gelen “Ara seçim mi olacak?” sorusu ile bu soruya verilen “HDP’lilerin vekillikleri düşerse gündeme gelir” yanıtını da ‘algı operasyonu’ olarak niteledi. “İşi, bulandırmaya çalışıyorlar. Biz, parlamentonun işlevsiz hale getirildiğini göstermek istiyoruz” diyen Beştaş, HDP’yi terörle doğrudan ilişkilendiren iktidarın ‘cinnet geçirdiği’ni öne sürdü. Beştaş, “6,5 milyon insanın oyunu aldık, 25 milyon insanı temsil ediyoruz. Bize yapılan hakaretler, halka yapılmıştır. Sadece HDP değil, tüm Türkiye karanlığa sürükleniyor” dedi. Bu süreçte en çok CHP’yi eleştirdiklerini anlatan Beştaş, CHP’den beklentilerini “HDP’nin adını bile zikretmek istemiyorlar. Oysa ki CHP, tarihsel bir rolle karşı karşıya. CHP, tek adam rejime giden AKP’ye payanda olmamalı, HDP’nin demokratik hak mücadelesine destek vermelidir” sözleriyle dile getirdi.

Kölner Demo gegen die Festnahme führender kurdischer Politiker (HDP) in der Türkei (DW/B. Demir)HDP’li vekillerin tutuklanması Köln’de de protesto edildi

“Önümüz karanlık”

Peki, CHP ne yapacak? HDP’ye “Meclise gitmemek, millete saygısızlıktır. Kararınızdan vazgeçin” çağrısında bulunan Başbakan Binali Yıldırım’la ‘teröre destek’ polemiği yaşayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Yıldırım’a “Teröre kucak açanlar, çadır mahkemeleri kuranlar sizsiniz” diye çıkıştıktan sonra partisinin yönetim organlarını olağanüstü toplantıya çağırdı. Toplantılarla ilgili DW’ye bilgi veren CHP’liler “AKP’ye karşı sert uyarılarımız olacak, bundan böyle çok daha sert eleştirilerimiz söz konusu” değerlendirmesi yaptılar. HDP’nin meclisten çekilmemesinin bile ‘Kürt meselesinin çözümünde demokratik kapının açık olduğunu’nun göstergesi sayılabileceğini belirten CHP’li Sezgin Tanrıkulu DW’ye, “Siyasi intikamla hareket eden AKP, ülkeyi derin bir siyasi krize itmiştir. Dünyayla bağını koparmış, iç barışı tehlikede olan bir ülke yaratmıştır. CHP her durumda demokratik siyasetten yanadır” dedi.

Bundan sonra ne yapılması gerektiği konusunda “Parlamentoyu esas alan yeni bir çalışma başlatılmalıdır” açıklaması yapan Tanrıkulu, seçim senaryoları konusunda “Evet, seçim de bir kriz çözme aracıdır ancak bunun için gerekli zemin oluşmamıştır. AKP, işi sulandırmaktan vazgeçmelidir” yorumunda bulundu. Kanun hükmünde kararnamelerle meclisin devre dışı bırakıldığının tüm dünya farkında olduğunu söyleyen Tanrıkulu, “Biz de CHP olarak AKP’nin ülkeyi yönetemediğini tüm dünyaya anlatmak durumundayız” dedi.

HDP’nin kararının ‘mutlaka bir siyasi yansıması’ olacağını söyleyen CHP’li Öztürk Yılmaz da, DW’ye Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi tablo için “AKP, hukuk tanımıyor. Toplum çok tehlikeli bir yöne gidiyor. Biz, yine de siyasetin çözüm üreteceğini umuyoruz” değerlendirmesi yaptı. Yılmaz, mecliste çoğunluğu bulunduran AKP’nin, meclis çalışıyormuş gibi gösterebileceğini belirtirken, “siyaseten krize girildiği için söyleniyormuş gibi görünen seçim senaryolarının” sonucunun nereye varacağını kestirmenin güç olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Önümüz çok karanlık. AKP’nin uyguladığı siyaseti öngörebilmek ve bir rasyonaliteye oturtabilmek mümkün değil” derken, CHP’nin AKP’ye karşı ‘demokratik mücadele’yi savunmaktan vazgeçmeyeceğini söyledi.

Haberin devamını okumak için….

DW