İnce’den Erdoğan’a : ‘Kimin parasını bu şekilde harcıyorsun?’

CHP’nin adayı Muharrem İnce, Düzce mitinginde konuştu. Kürsüye İzmir Marşı ile gelen Muharrem İnce, meydandakilerle birlikte tempo tutarak marşı söyledi. Ardından meydandakilere hitap etmeye başlayan, “Düzce tamam mı?” diye soran ve “Tamam” şeklinde yanıt alan İnce’nin konuşması satır başlarıyla şöyle:

“Konuşmama başlamadan önce Erdoğan’a, AK Parti Genel Başkanına bir sorum olacak. Bu sorulara cevap bekliyorum. Ama sakın başka yerlere çekme. Cumhurbaşkanlığının 2017 bütçesi, Ocak ayı 15 milyon, Şubat 26 milyon, Mart 27 milyon harcanmış. Yani eski parayla trilyon. Nisan 27 milyon, Mayıs 26 milyon, Haziran 32 milyon, Temmuz 26 milyon, Ağustos 29 milyon, Eylül 24 milyon, Ekim 32 milyon, Kasım 29 milyon, Aralık kaç para Aralık? Aralık 359 milyon. Bu ne biliyor musunuz? Bu şu. Cumhurbaşkanlığına bir ödenek ayrılmış, Ocaktan itibaren harcamış harcamış, bakmış artacak hani devlet malı deniz hikayesi var ya, sonunu söylemeyeyim; aynı onun gibi Aralık’a gelmiş bakmış kasada para var. Harcamasana onu ya, seneye aktar. Yok öyle yapmamış. 27 milyon civarı harcarken 359 milyon harcamış. Ey Erdoğan sana sesleniyorum. Sen kimin parasını bu şekilde harcıyorsun? Yüzde 85 ‘Evet’ veren Düzce’deki AK Partili kardeşlerime sesleniyorum. Bu hakkaniyete uygun mu, böyle olur mu, yazık günah değil mi? Devamını getireyim. 2007 Cumhurbaşkanlığı bütçesi 33 milyon, yani trilyon. 2014 Cumhurbaşkanlığı bütçesi 199 milyon. 2018 845 milyon lira. 2007’den 2018’e yani 33 milyondan 845 milyona çıkmış, 25 kat artmış harcadığı para.

Dün akşam bir mesaj aldım ağladım. ‘Asgari ücretle çalışıyorum,  senin kampanyana 50 lira yardım ettim’ demiş. Asgari ücretle çalışan birinin kampanyaya 50 lira yardım etmesi korkunç bir şey. Bunu kim bilir? Benim gibi Artvin Doçka’da tek maaşla öğretmenlik yapmış biri bilir. Bu millet bankalarda kuyruk oldu, destek sürüyorlar. Kampanya buradan yürüyor. Yasa gereği bunun hesabını YSK’ya vereceğiz, yetmez. Bunun hesabını millete de vereceğiz. Mal varlığımı açıkladım, bunu da milletin önüne koyacağız.

Ağustos’ta fındık, Haziran’da Muharrem İnce Allah’ın izni, milletin isteğiyle Cumhurbaşkanı, Ağustos’ta fındık 15 lira olacak. İsteyen alır istemeyen almaz. Kalırsa devlet alacak. 6 milyon kişiyi ilgilendiriyor bu Türkiye’de. Size söz veriyorum. Bir köylü çocuğu olarak söz veriyorum. Köylüyü, orman köylüsünü, çiftçiyi ezdirmeyeceğiz.

Peki 16 yıl sonunda bir değişiklik yaptığınızda, yeni bir kişiyi seçtiğinizde benim farkım ne olacak? Bakın ben size anlatayım: 1- Türbanlı-türbansız ayrımı olmayacak. 2- ‘Her şeyi ithal ederiz’ yok öyle bir şey, Her şeyi üreteceğiz. Her şeyi üreten Türkiye olacak. 3- Oyun başlayınca kural değişmeyecek. Yani bir iş adamı yatırım yapacak, çalışmalarını yapıyor tam başlıyor, 3 ay sonra kural değişiyor. Böyle bir şey olmayacak. 4- Çocuklarımız gençlerimiz sınava geriyor değil mi? Sınava 9 ay, 7 ay, 4 ay, 2 ay kala değişiklik oldu. Maç başlamış ofsaytın kuralını değiştiriyorsun. Gençler size sesleniyorum; siz 24 Haziran’da sınava girecektiniz, şimdi kabine gireceksiniz. Sizinle dalga geçiyorlar. Siz de bunlara gömün. Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığında ‘TEOG’u kaldırın’, ‘faizi indirin’, ‘üniversiteleri bölün’, ‘Başakşehir maçına gidin’, böyle açıklamalar olmayacak. Cumhurbaşkanı ayak üstü açıklamalar yapmaz. Devlet yönetmek incelik ister. Kırk kere düşünüp bir kere yapacağız. Benim dönemimde halkın seçtiği belediye başkanını ‘istifa et’ diye baskı yapılmayacak. Benim dönemimde yolsuzluk olmayacak. Benim dönemimde damadım bakan olmayacak. Benim dönemimde oğlumun vakfı olmayacak. Benim dönemimde adil rekabet olacak. Muharrem İnce’nin döneminde ihaleler peşkeş çekilmeyecek. Meral atıl kalmayacak. İnsan atıl kalmayacak. 3 buçuk tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denizler atıl kalmayacak. Balıkçılık, deniz taşımacılığı özendirilecek. Sanayinin yüzde 21’i atıl durumda, bunu harekete geçireceğiz. Bereketli topraklarımız boş duruyor, oraları ekip biçeceğiz. En önemlisi ne biliyor musunuz? Uzlaşmaya sağlayacağız barışacağız.

Bütün annelere sesleniyorum. AK Partili, MHP’li, İYİ Partili, Saadet Partili, HDP’li annelere sesleniyorum. En değerli varlığımız çocuğumuz değil mi? Peki Erdoğan geliyor, ‘Değiştir sınav sistemini’. Böyle bir şey olmayacak. Benim Cumhurbaşkanlığımda böyle talimatlar olmayacak. Sınav sistemi nasıl olacak? Masanın bir ucunda AK Partililer, yanında ülkücüler, yanında HDP’liler, yanında Saadet’liler oturacak, yanında CHP’liler oturacak. Karşılarında ben oturacağım. Cumhurbaşkanı olarak eğitimde uzlaştıracağım. Eğitimde uzlaşmadan yol alamayız. Bir model ortaya koyacağız, kim iktidara gelirse gelsin o modelden devam edecek. Yani çocuklarımızın sınav kağıdını çaldırmayacağız.”

Muharrem İnce daha sonra Bolu mitinginde konuştu. Kürsüye gelişinde yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Birkaç cevabım olacak” diyerek hedef alan Muharrem İnce, şunu konuştu:

Dedim ki, ‘Fetullah Gülen’i usulüne göre istediniz mi?’ ‘İstedik’ dedi. ‘Sonra beni Amerikalılar aradı’ dedim, ‘Amerikalılar seni niye arasın?’ dedi. Bakın bir tiyatro oynuyorlar. Amerikalılar vermek istemiyor, Erdoğan da almak istemiyor. Çünkü alırsa başına bela olacağını, eski ortaklık günlerini hatırlatacağını biliyor. Çünkü bankaları nasıl açtıklarını, Bank Asya’yı nasıl kurduklarını, kimleri nasıl vali yaptıklarını, 60 generali emekli edip kimi nasıl Hava Kuvvetleri Komutanı yaptıklarını, bütün suç ortaklıklarını anlatacak. İkisi beraber Türkiye’ye ihanet ederken iyiydi, sonra FETÖ bunlara ihanet edince kötü oldu. Bu kardeş kavgası. Hani Türk filmlerinde ‘Durun siz kardeşsiniz’ diyor ya, aynen o işte.

Meydanlarda Filistin mitingi yapıyor değil mi? ‘İsrail’den tohum almayı bırak’, ‘Bırakmam’ diyor. ‘İsrail ile petrol taşımacılığını bırak’, ‘Bırakmam’ diyor. ‘Mavi Marmara’da aldığın 20 milyonu iade et’, ‘Etmem’ diyor. ‘İsrail ile gizli anlaşmaları bırak’, ‘Bırakmam’ diyor. Peki ne yapacaksın? ‘Miting yaparım’ diyor. Demek ki, miting ne için var? Kendisi için, seçim için.

Sıkı durun bir şey daha açıklayacağım, 81 milyonun bunu bilmesi lazım. Burada bir Filistinli var Müslüman, burada da bir İsrailli var. Filistinlinin Türkiye’ye gelmesi için vize alması gerekiyor ama İsraillinin Türkiye’ye gelmek için vize alması gerekiyor. İşte Erdoğan’ın adaleti, Müslümanlığı bu. Bunu görmüyor musunuz?

“Ben sizin çocuklarınız için uğraşacağım. Çocuklarınıza iyi eğitim vermek için uğraşıyorum” diyen İnce, kucağında Oğuz Kaan adlı 40 günlük bebeği bulunan bir anneyi kürsüye çağırdı. Bebeği bir süre seven İnce, “İşte Oğuz Kaan’ın geleceği için, güzel bir ülkede yaşaması için uğraşıyorum” dedi.

“Değerli Bolulular neler yapacağız?” diyen Muharrem İnce, şunları sıraladı:

Türkiye’de ne kadar ormanı köylüsü var? 7.5 milyon. Yani her on kişiden 1’i orman köylüsü. Milli gelirin yüzde 1’ini alıyor. Yazık günah. En ezilen kesim orman köylüsü. Peki Türkiye’nin en  zengin kurumu neresi? Orman Genel Müdürlüğü. En zengin Orman Genel Müdürlüğü, en fakir orman köylüsü. İlk yapacağımız iş Orman Genel Müdürlüğü’nden alıp orman köylüsüne vereceğiz.

Gençler sizinle birlikte bu ülkeyi kalkındıracağız. Önümüzdeki günlerde dünyada yeni meslekler konuşulacak. Dünyada artık bambaşka meslekler var. Robot koordinatörlüğü var. Mekatronik mühendisliği var. 5 yıl sonra dünya bunları konuşuyor olacak. Bugün adını bilmediğimiz 16 meslek gündeme gelecek. Sizi bunlara hazırlamamız lazım. Eğitime bakıyorsunuz yapboz tahtası. 24 Haziran’da sınava gireceğiniz yerde kabine gireceksiniz. Değişecekse sınav tarihi değişmeyecek, seçim tarihi değişecek. Öğretmen ağabeyiniz olarak kardeşlerim, evlatlarım sizden 24 Haziran günü bir şey istiyorum, bunları paketleyin. Meydanlarda ‘kuantum’ diyen, ‘uzay madenciliği’ diyen bir Cumhurbaşkanı olacağım. Siz özgürce tweet atacaksınız. Wikipedia’yı açacağım, Pasolig’i kapatacağım.

Jurnalci.com

 

ilgili haberler