İstanbul Barosu başkanlığı seçiminde tekme tokatlı kavga

Dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu, 40 bini aşkın üyesiyle, yeni başkanını belirleyecek. Seçimlerde, yedi ayrı gruptan sekiz aday ve iki bağımsız aday yarışıyor. İstanbul Barosu’nun Olağan Genel Kurulu bugün gergin başladı. İki grup arasında çıkan, tekmelerin ve yumrukların havada uçuştuğu kavgayı salondaki diğer avukatlar ayırdı.

Bugün kurulda önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adayı baro başkanı Mehmet Durakoğlu, kürsüdeyken, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar Grubu üyeleri, ellerinde “Savunmada Taviz Çok. Çünkü Siz Varsınız” yazılı dövizlerle salona girdi. Bu sırada bazı avukatlar da alkışlarla protestoya tepki gösterdi. Durakoğlu, “Öncelikli hedefimiz yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti. Siyasal iktidar yargıyı kullanıyor” dedi. Tutuklu avukatların insanca yaşama mücadelesi verdikleri için mahpus olduklarını ifade eden Durakoğlu, şöyle devam etti: “Biz biliyoruz ne döndüğünü. Yargıçla tartıştığı için salondan atılanın aslında avukat olmadığını, adaletin kapı dışarı edildiğini seslendirebilmeliyiz. Öldük biz öldük! Öldürüldük hatta Tahir Elçi örneğinde olduğu gibi. Bir ay sonra 3 yıl olacak. Ölüyoruz, öldürülüyoruz, katillerimiz bulunmuyor. Bulunamıyor değil, bulunmuyor.” Durakoğlu, kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt olarak da şunları söyledi: “Biz baroyu birlikte yönetiyoruz. Muhalefetle birlikte yönetmek istiyoruz. Ama gelmiyor arkadaşlar.”

Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu’nun adayı Hasan Kılıç da “Ülkemizde hukuk ilkesi tahrip edildi. Hukuk politik bir araca dönüştürüldü. Tek adam rejimi tesis edildi. Duruşma salonlarından atılan, gözaltına alınan bugün artık özgürlüğün çığlığı haline gelmiştir. Biz biat edenlere inat bükülmeyenlerdeniz. Özgür, güçlü ve tam bağımsız savunma bizim en büyük projemiz. Bunu mutlaka gerçekleştireceğiz. İnsanları korkutmayız. Oylarını özgür kullanacaklar. Biz haklıyız güçlüyüz. Ön seçim talebimiz oldu ama reddedildi. Adalet olmadıkça asaletin faydası olmaz ”dedi.

Bağımsız aday Fikret İlkiz ise “Avukatlar savunmanın gücüdür” diyerek şunları söyledi: “Biz özgürlüklerin teminatıyız. Bizim geleceğimiz Türkiye’nin gelecek aydınlığıdır. Devletin tüm organları yargı denetimine tabii tutulmalı. Yıllardır değişen herhangi bir şey yok. İnsan haklarına karşı suç işlemeye devam ediyorlar. Bilin, aklınızda kalsın, asla affetmeyin. Avukatlar gerçeği söyler. Adalete karşı hiç kimseye karşı suç işleyemez. 2016 yılında yargı bağımsızlığı yandı, kül oldu. Saraylar kim istiyorsa onların olsun.”

Özgürlükçü Hukukçular Platformu’ndan Eren Keskin de genel kurul divan seçiminde dışlandıklarını belirtti. Keskin, “Hukuki sorunlarımızın göbeğinde olan resmi ideolojiyi tartışmaya açmak istiyoruz. Bizler önce Mahmut Esat Bozkurt hukukunu tartışmaya açmak istiyoruz” dedi. Keskin, Baroda Değişim ve Gelişim Hareketi’nin başkan adayı Prof. Dr. Talat Canbolat’ı işaret ederek, “Sayın Canpolat, keşke aday olmasaydınız. Siz meslektaşlarınızı (İbrahim Kaboğlu) üniversitelerden ihraç eden bir siyasi zihniyetin temsilcisisiniz. Düşünce, ifade özgürlüğü kapsamında yargılandığım davalardan 12,5 yıl ceza aldım. Cumhurbaşkanı’nın avukatları tarafından İstanbul Barosu’ndan ihraç edilmek üzere disipline sevk edilmem için dilekçe verdiler” diye konuştu.

Avukat Hareketi’nin adayı Başar Yaltı, “FETÖ’ siyasi hareketin aymazlığından yararlanıp 2011 yılında yargıyı ele geçirdi. Böylece yargı siyasallaştı. Yargının siyasallaşması yetmedi. Yargıçlar memurlaştı. Mahkemeler ürkütücü bir mekanizmaya geçti. Basın iktidarın eline geçti. Bir korku toplumu oluşturuldu. 24 Haziran seçimlerden sonra Türkiye siyasal İslamcı bir rejime geçti. Anayasa dikkate alınmaz yasalar uygulanamaz oldu. İstanbul Barosu adaletsizliklere ses çıkarmayan bir baro haline geldi” diye konuştu.

Baroda Değişim ve Gelişim Harekatı’nın adayı Talat Canbolat ise Eren Keskin’e şöyle yanıt verdi: “Barış İçin Akademisyenler Bildirisi’nin amacı Türk Silahlı Kuvvetleri’ni teslim olmaya çağırmaktır. Bu durumun soruşturulması için attığım imzanın arkasındayım. Önce vicdan sahibi olacaksınız, hakka hukuka riayet edeceksiniz. Yasalar size suç işleme hakkı vermiyor. Hangi meslekten olursanız olun.” Özgürlükçü Demokrat Avukatlar Grubu üyelerinin tepki göstermesi üzerine iki grup arasında kavga çıktı.

Genel kurulda, Silivri’de duruşmada gözaltına alınan ve bir kaç saat tutuklu kalan avukat Ömer Kavili de konuştu. “Kahrolsun avukatlar” diyerek söz alan Kavili, “Avukatın yanında yer almayan, sorunlarına sırtını dönen hiçbir başkana saygı duymayacağımı buradan açıklıyorum. Kahrolsun avukatlar” dedi.

Seçimlere giren gruplar, sabah saatlerinden itibaren kongre merkezinin farklı yerlerinde stant açtılar. Kongre salonunda tutuklanan 3. Havalimanı işçilerinin serbest bırakılması için Gaziosmanpaşa 2. Sulh Ceza Hakimliği’ne verilmek üzere imza toplandı. Kongre merkezinin farklı yerlerine tutuklu avukatlar ile katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Tahir elçinin fotoğrafları asıldı.

Baro tarihinde ilk kez 10 aday yarışıyor. Adaylar şöyle: Özgürlükçü Hukukçular Platformu’ndan Eren Keskin, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu’ndan Mehmet Durakoğlu, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Yükseliş Grubu’ndan Hasan Kılıç, Avukat Hareketi’nden Başar Yaltı, Avukat Hakları Grubu’ndan Gökhan Ahi, Baroda Değişim ve Gelişim Hareketi’nden Talat Canbolat, Milliyetçi Avukatlat Grubu’ndan Kaptan Yılmaz, Ortak Hedef Platformu’ndan Cem Kaya Karatün ile Bağımsız adaylar Fikret İlkiz ve Çiğdem Koç.

Jurnalci.com

ilgili haberler