GüncelGündem

İzmir’de Bir ‘Mikro Dünya’! Bu Adada Karantinaya Alındılar: Kimisi Kaçmaya Çalıştı Kimisi Doğum Yaptı Kimisi Çatıştı!

Paylaş:

İzmir’de TÜBİTAK projesi kapsamında DEÜ akademisyenlerinden enfeksiyon hastalıkları ve mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Şükran Köse ve proje yürütücüsü Dr. Muhammed Dağ tarafından Urla Karantina Adası incelenecek. ‘Disiplinlerarası Bir Bakış Açısıyla Klazomen Tahaffuzhanesi İzmir’de Bir Karantina Mekanı’ isimli proje kapsamında 2 yıl boyunca araştırma yapılacak. Proje kapsamında öncelikle Osmanlı arşiv belgeleri taranacak, ardından adanın geçmişi Cumhuriyet dönemine kadar uzandığı için gazete haberleri incelenerek, saha araştırmaları kapsamında da adada görsel analiz gerçekleştirilecek.

“KARANTİNADAN KAÇMAYA ÇALIŞMIŞLAR”

Adada 1865 yılında ilk yapılaşmaların başladığına dikkati çeken Dr. Dağ, “Aktif kullanım yaklaşık 1955 yıllarına kadar devam ediyor. Burası ayakta kalabilen nadir karantina merkezlerinden birisi. Günümüzde hala pandemi ve salgın

“ÇATIŞMALAR YAŞANDI”

Karantina Adası’nın aynı zamanda bir mikro dünya olduğunu belirten proje yürütücüsü Dr. Dağ, “Buraya dünyanın pek çok farklı bölgelerinden gelen kişiler olmuş. Bu mikro dünyanın sakinlerinin kaldığı 5-10 günlük süreçte zaman zaman ilginç olaylar da olmuş. Örneğin 1890 yılında Anadolu hacıları ile Kuzey Afrika’dan gelen ve Fransa tebasından olan yolcular, hacılar burada çatışma yaşamışlar. Cumhuriyet döneminde de 1957 yılına kadar karantina amacıyla kullanılan adada, Kore’den gelen gaziler birkaç gün karantinaya tabi tutuldular. O dönem Asya gribi dünyayı sarmıştı. 1923 yılında Türk-Yunan mübadelesi gereği Girit’ten adaya 1027 yolcu getirildi. Yolcular adadan döndüğünde 1028 kişiydi çünkü karantina sürecinde bir doğum gerçekleşmişti” dedi.

‘1880’LERDEN İTİBAREN ETKİLİ ŞEKİLDE KULLANILDI’

Projenin TÜBİTAK tarafından desteklendiğini kaydeden Dr. Dağ, “Bu projede İzmir 17’nci yüzyıldan itibaren sahip olduğu limanla birlikte uluslararası ticarette çok önemli bir ivme kazandı. Bu ivmeyle birlikte nüfus, demografik çeşitlilik de arttı. Bir yandan da salgın hastalıklar kente akın etmeye başladı. Kent özellikle veba, kolera, tifo, çiçek gibi salgın hastalıklardan muzdarip oldu. 18’nci yüzyılda 54 yıl boyunca İzmir veba salgınlarıyla baş etmek zorunda kaldı. Özellikle 19’ncu yüzyılın sonlarından itibaren artık karantina uygulamasının İzmir’de de gerçekleştirilmesi gerekiyordu. Karantina teşkilatı önce 1830’ların ortasında İstanbul’da kurulduktan sonra, İzmir’e aktarıldı. 1840 yıllarında şu anki İzmir Karantina Mahallesi’nde kurulduktan yaklaşık 25 yıl sonra, bu uygulama Urla Karantina Adası’na taşındı. Yeni yapılar yapıldı. 1880’lerden itibaren daha etkili bir şekilde çalışmaya başladı” diye konuştu.

‘SADECE TARİH BİLİMİNDEN YARARLANILMAYACAK’

Adaya çok farklı kişilerin geldiğini söyleyen Dr. Dağ, “Hacılar, askerler, sıradan yolcular, muhacirler karantinaya tabi tutuluyordu. 3, 5, 10 günlük zaman dilimlerinde karantina uygulanıyordu. Bu projemizin önemli bir ayağı, salgın hastalıklar zamanında yaşanılan iletişim çatışmalarına ekonomik, sosyal, kültürel yönden değinmek. Aynı zamanda karantina mekanındaki psikolojik değişkenlerin incelenmesi hedefleniyor. Bunun için de sadece tarih biliminin veri ve yöntemleriyle değil, psikoloji, sosyoloji, ekonomi, tıp bilimleri gibi bilimlerin veri yöntemlerinden yararlanılacak” dedi.

Paylaş:

Sağlık İçin Kızılötesi Karbon Isı Boyası
Canlıların, özellikle de insanların sağlıklı yaşayabilmek için kızılötesi ışınlara ihtiyaçları vardır. Ancak bir aylık bir sürede yoğun bir şekilde alınan güneş ışınlarının depolanması mümkün değildir. On iki ay boyunca alınacak terapi kalitesindeki kızılötesi ışınlar ise sayısız fayda sağlar.

  • Hücre sisteminin yenilenme gücünü artırır,
  • Kan dolaşımını hızlandırır,
  • Kronik yorgunluğu azaltır,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir,
  • Astım, alerjik rinit gibi solunum yolu rahatsızlıkları olan hastalar için en sağlıklı ısıtma sistemidir,
  • Kas ağrıları, sırt ağrıları ve eklem rahatsızlıklarını azaltır,
  • Bazı kanser türlerinin gelişimini engelleme özelliğine sahiptir,
  • Şeker hastalıklarının yan etkilerini azaltır,
  • Fizyoterapi tıp merkezlerinde doğrudan kullanılır.

Tıbbi araştırmalar, uzun dalga boyundaki ışınların terapi etkisi yaptığını, hiçbir zararlı yan etkisinin olmadığını ve insan vücudu için en uygun sıcaklığı sağladığını göstermiştir. Uzun dalga boyunda, terapi kalitesindeki kızılötesi ışınlar ile ısıtma sistemi olarak geliştirilmiş olan SRN  Kızılötesi Isı Boyası, güneşin altında ısınma hissini on iki ay sağlamaktadır. SRN Kızılötesi Isı Boyası, uygulandığı ortamı sadece ısıtmakla kalmaz; aynı zamanda bir fizyoterapi merkezine çevirerek, içinde yaşayanların sağlığına katkıda bulunur.
Uzun dalga kızılötesi, radyan ısıdır; yüzünüzde güneşin veya odun ateşinin sıcaklığını hissetmekle aynı histir. Hatta kendi vücudumuzun da yaydığı ısı türüdür. İnsanlığın bildiği en temel ısınma şeklidir. Önce objeleri ısıttığı, ısınan objelerin de ısı yayarak çevreyi sıcak tuttuğu için binlerce yıldır tercih edilmiştir.
Bugün, yüksek enerji verimliliğine sahip SRN Kızılötesi Isıtma Teknolojisi, estetik ve konforlu bir şekilde radyan ısıyı çevre dostu olarak kolayca tekrar kullanabilmemizi sağlamaktadır.
Geçtiğimiz yüzyılda insanoğlunun konforlu olması sebebiyle tercih ettiği konvansiyonel ısıtma sistemlerinin (petek, klima vb.); yakın gelecekte yerini tekrardan kızılötesi ısıtma sistemlerine bırakması kaçınılmazdır.
SRN KIZILÖTESİ KARBON ISI BOYASI HAKKINDA BAZI BİLGİLER

  • SRN Kızılötesi Isı Boyası havayı kurutmaz ve havayı değil sizi ısıtır.
  • 24 V Elektrik ile çalışan Kızılötesi Isı Boyası sistemi yenilenebilir enerji kaynaklarıyla kombine çalışabilir. (Güneş ve Rüzgar enerjisi)
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası Üstüne duvar kağıdı,sıva ve boya gibi ürünler ile uygulanabilir özelliklere sahip bir üründür.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası’nın boyandığı ortamda nem ve küf olmaz.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası mekanik tesisat ve bakım gerektirmeye bir üründür.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası anında ısınma ve homojen ısı dağılımı sağlar.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası sağlıklıdır, nefes hastaları (bronşit vb) için en uygun ısıtma teknolojisidir.
  • Su bazlı karbon kaplamalar ek veya ana ısıtma da mükemmel olarak kullanılabilir.
  • Pars alüminyum tozu,pars bakır tozu,Pars Çinko Tozu,Pars Grafit Tozu,Pars Kurşun Tozu,Pars demir tozu,pars kurşun oksit,pars kurşun oksit sülyen,pars kurşun oksit mürdesenk,pars fire assay flux,pars nitrik asit,pars hidroklorik asit,pars sülfürik asit,pars hidrazin hidrat,pars kaolin,pars sepiyolit,sunsep,sundiyo,sunmag,pars zeolit,pars 67 mangan dioksit,pars85 mangan dioksit,hadjin yılan kovucu,parsvet yara tozu,pars lime sülfür,nanotozlar,yemkat.com,sunshield kaolin,sunshield sıvı kaolin,pars silisyum karbür,silisyum karbür,dmr74 mangan dioksit,pars magnezyum sülfat,pars magnezyum sülfat anhidrat,pars magnezyum sülfat monohidrat,pars magnezyum oksit,pars bakır sülfat,pars demir sülfat monohidrat,pars kalay sökücü,pars nikel sökücü,süren vollastonit tozu,pars volfram  tozu,pars molibden tozu,pars antimon oksit,pars potasyum hidroksit,pars potasyum silikat,kimyadeposu.com,claypacks.com,demsil silikajel,demsil kil paketi,demsil nem alıcı,nemal nem alıcı,pars sodyum metabisülfit,pars sodyum bisülfat,pars magnezyum nitrat,pars sodyum persülfat,pars kalsiyum sülfat,pars kalsiyum sülfat dihitrat,pars hayvan altlığı,pars sodyum lignosülfonat,pars maden tozları,pars metal tozları,pars yem katkıları,pars nanotozlar,pars çinko oksit,sunshield sıvı kaolen,süren titanyum tozu,pars bakır oksit,demsil silikajel,süren otocam çizik giderici,pars seryum oksit,süren ferro vanadyum tozu,pars spekülarit,süren bit-pire kovucu,süren bakır tozu,süren teknoloji,bakır tozu,
  • DMRSÜREN KİMYA LTD.ŞTİ
  • 05523307100-05325466184
  • www.kimyadeposu.com,www.claypacks.com,www.nanotozlar.com,www.netyerim.net
  • www.potasyumsilikat.net,www.kursunoksit.com,www.parsman.com.tr,www.parsgrafit.com.tr
  • www.parox.com.tr,www.sepiyolit.net,

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu