Kılıçdaroğlu:Mansur Yavaş’la görüşüyorum

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme dair merak edilen her şeyi CNN TÜRK’te Hande Fırat’la Gece Görüşü’nde değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Yeni havalimanının açılışı ve isim tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, “Havalimanı açıldı, maliyeti nedir. Bunu biliyor muyuz? İhale yapıldı, yandaşlar için. Yolcu garantisi verildi. Biz bütün bunlardan rahatsızız. Neden yolcu garantisi veriliyor. Bunun dışında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Ankara’da kutlanır. Önce bu kurala uymamız lazım. Bu devletin geleneğidir. Bizim halkımız ister Hakkari’de ister Edirne’de olsun 29 Ekim’i büyük bir coşkuyla kutlar. Bu gelenektir. Devlette gelenek kalmadı. Devleti ayakta tutan kurallardır. siz bütün kuralları yerle bir ediyorsunuz. Devlet hepimizin devleti” dedi.

Havalimanının ismiyle ilgili de Kılıçdaroğlu, “Havalimanın ismi üzerinde çok durmadım. Bu kadar şaibeli bir yere Atatürk ismini verilmesi uygun değil. Bir sürü insan öldü, kaç kişinin öldüğünü bilmiyoruz. Şu anda o havaalanını yapan 31 işçi cezaevinde. Neden hapishanedeler? Siz oraya Atatürk ismini koyacaksınız, bu olmaz” ifadelerini kullandı.

Büyük tartışma yaratan Danıştay’ın ‘Andımız’ kararı da CHP liderine soruldu. Danıştay’ın gerekçesinin sağlam olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Türkiye ırk temeline dayalı bir devlet değildir, bir siyasi bilinç devletidir. Irk temelli bir şey yok orada. Eskiden beri okunuyor ‘Andımız’. Oturdular çözüm sürecinde bunu kaldıracağız dediler. Bizim ağrımıza giden nokta şu: Erdoğan’ın Danıştay hakimlerini aşağılayarak, küçümseyerek, azarlayarak meydan okuması. Nerede, Külliye’de. İnsanın ağırına gidiyor. Normalde Danıştay üyeleri buna tepki göstermesi gerekiyor. Ama hakim çıkıp konuşmaz, kararıyla konuşur. Danıştay kararını vermiştir, gerekçesi sağlam, yerinde bir karardır. O karara uyulması lazım. Danıştay Genel Kurul’unda Erdoğan’ın istediği şekilde karar çıkacaktır, bunu yazın bir kenara. İstiklal Marşı’nda ırktan bahsedilmiyor mu? Kimin ırkı bu. Danıştay’ın neden 5 yıl sonra kararı vermesini inanın bilmiyorum, o kadar çok geç kararlar alınıyor ki. Osman Kavala mesela bir yıldır içeride. Devletin tutarlı yönetildiği kanısında değilim. Hangi devletten söz ediyorsunuz. Erdoğan devleti var. Hakim karar verir, fırça atar. Böyle bir devlet yönetimi mi olur? Bunlar evrensel hukuka göre karar verir, yanlış da karar verebilir. Ama yargı kararını denetleyen başka kurullar vardır” dedi.

Yerel seçimlerde ittifak yapılıp yapılmayacağı ile ilgili de CHP lideri, “Biz işbirliği yapacağız ama kiminle? İktidarın uygulamalarından rahatsız olanlarla. Bizim işbirliğimiz A partisi, B partisiyle değil, seçmenle… İşbirliği vatandaş ile yapılır. Doğrudan her vatandaşın oyunu isteyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisi hakkında açtığı tazminat davalarına değinen Kılıçdaroğlu, “Bana 32 tazminat davası açılmış. 32 davadan kesin olarak kaybettiğim tek dava var. Evet Burhaniye’deki yazlığımı sattım, bunu ödemek için. Götürdüm mahkemenin veznesine yatırdım parayı. Man Adası belgelerinin hepsi doğrudur. O zaman ben niye tazminat ödüyorum? Beni parayla pulla yıldıramazlar. Amaçları benim konuşmamam. 900 bin lira tazminat ödedim. Ev sattım ve bir kısmını da borç aldım. CHP’nin kasasından bir kuruş bile para alınmadı. Şahsi hesabımdan ödedim hepsini. Benim de açtığım davalar var. Ben 5 paralık davalar açtım, 5 kuruşluk” şeklinde konuştu.

CHP’nin yerel seçimde her ilde kendi adayını göstereceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “İYİ Parti ve Saadet Partisi ile görüşme imkanı olabilir, bu neden olmasın. Eğer işbirliği konusunda bir talep gelirse görüşürüz. Genel seçimlerde yapılacak ittifaklar yasal zeminde olmuştu. Ama yerel seçimde adaylar çok önemli. Belirlenen bir adaya diğer partinin seçmenleri de beğenip oy verebilir. Bu nedenle güçlü bir aday üzerinde çalışmak lazım” ifadelerini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediye başkanı adaylığında ismi geçen Mansur Yavaş’la ilgili de Kılıçdaroğlu, “Mansur bey siyaset dünyasının önemli bir ismi. Hepimiz bunu kabul ediyoruz. Deneyimli bir insan. Kendisiyle görüşüyorum. Önümüzde çok uzun bir süre var. Şimdiden o mu aday olacak, bu mu aday olacak? tartışmanın hiçbir mantığı yok. Bunları bugün için tartışmayı doğru bulmuyorum. Mansur Yavaş’ı da yıpratır. Bu tartışmalar için zemin henüz erken. 5 aylık bir süremiz var” dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP’nin 24 Haziran’da cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Muharrem İnce’nin, “Biz seçimi aday açıkladığım gün kaybettik. ‘Gel bakalım Muharrem’le kaybettik. Çift başlı görüntü verdik” sözlerine ise yorum yapmaktan kaçındı. CHP lideri, “Bu sözler Muharrem beyin kendi düşünceleridir. Ben saygı duyuyorum. Bu tür tartışmalara girmiyorum. Bunu tartışmak da doğru değil. Biz geçmişe takılıp kalırsak geleceği inşa edemeyiz” dedi.

‘CHP’nin oy hedefi nedir’ sorusuna da Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi; İstanbul’u, Ankara’yı, Balıkesir’i, Denizli’yi, Mersin’i, Antalya’yı, Uşak’ı alacak. Bunu yazın bir kenara. İstanbul’u dünya markası haline getireceğiz” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bu seçimler onun son seçimleri olacak” sözlerine de Kılıçdaroğlu sert tepki göstererek, “Benimle ilgili kararı o mu veriyor? Benimle ilgili kararı partimizin üyeleri verir. Biz bu seçimde başarısız olmayacağız. Bunu altını çizerek söylüyorum. Erdoğan bir başka partiye ömür biçeceğine dönüp kendisine baksın. Ülkeyi ne hale getirdi. Ülkeyi çadır devleti haline getirdi” dedi.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili de CHP liderinden dikkat çeken bir açıklama geldi. Bu cinayetle ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili hukukçu bir grup oluşturduk. Yakında biz katilleri serbest bırakanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Cinayetten haberleri var. Hem cinayetle ilgili hem konsolosun gidişiyle hem de katilleri serbest bırakanlarla ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Bu işte savcı da sorumlu. Savcının derhal emniyete başvurup konsolosluğun etrafını çevirmesi gerekirdi ve onların yurtdışına çıkmasına izin vermemesi gerekirdi. Suudi savcı buraya kuruyemiş almaya geldi. Bizimkileri takmıyor bile. Erdoğan diyor ki ‘katilleri bize verin’ burada yargılanmasını istiyor. Sesi dinledin, adamın öldürüldüğünün tanığı oldun. Peki katillerin gitmesine neden izin verdin?” ifadelerini kullandı.

Jurnalci.com

ilgili haberler