Kılıçdaroğlu’ndan İş Bankası tepkisi:”Kenan Evren de aynısını yaptı.O bir diktatördü”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:

Dün gazetelerin birinci sayfalarında çok acı bir olay vardı. 22 göçmenin hayatını kaybettiği katliam. Bu insanlar kendi ülkelerinden çıkıp Avrupa’ya gitmek istiyorlar

Demokratik bir ülkede yaşamak istiyorlar. 22 kişi hayatını kaybetti. Hepsine rahmet diliyoruz. Ama yaşananları unutmuyoruz. Kıyıya bedeni vuran Aylan bebeği unutmuyoruz.

Bütün bunların sorumlusu o koltukta oturan zattır. ‘Suriye’ye girme’ dedik, ‘yanlış yapıyorsun’ dedik, ‘Akan kan müslüman kanıdır’ dedik. Bizi dinlemedi. ‘Bildiğimi okurum’ dedi. Şimdi ülkemizde 4 milyon Suriyeli var.  AK Parti’ye oy veren vatandaşlarım: Suriyelilerden memnunsanız başım üstüne. Suriyelileri memleketlerine gönderecek olan parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Kimsenin burnunu kanatmadan bir yarayı saracağız. Bunun yapılması çok önemli. Bunu yapacak siyasi irade bizde vardır.

Aramızda kamuda geçici olarak çalışanlar var. Ayrımcılık var. Çalışanlar işçiler arasında ayrımcılık yapmak doğru değildir. Şehitler, gaziler vatandaşlar arasında ayrımcılık yapmak doğru değildir. Dili dini ne olursa olsun herkes TC vatandaşıdır.

Sağlıkta şiddet giderek artıyor. 83 yıllık cumhuriyet döneminde, 1 hekim şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. 16 yıllık AK Parti iktidarı döneminde hayatını kaybeden hekim sayısı 11. Şiddet vakası sayısı ise 2012-18 arasında 68 bin 375. Buradan bütün partilerin genel başkanlarına sesleniyorum, sağlıkta şiddete son vermek istiyorsak bu konuda el birliği yapalım.  Bu işin partiyle ilgisi yok.

Yalan konusuna değinelim biraz. Yalan bütün inançlarda günahtır. Özellikle ülke yönetme pozisyonundaki kişilerin halka yalan söylemesi çok daha bir ayıptır günahın ötesinde. Peygamberimiz bir hadisinde şöyle der, “yalandan sakının çünkü yalanla günah yan yanadır ve sizi cehenneme götürür”

Gazi Üniversitesinin belgesini açıkladık, beyefendi rahatsız olmuş. Bana diyor ki “Yalan olur da böylesi olur mu?” diyerek beni suçluyor. Şunu söylemek isterim. Bir belge önüme geldiğinde hemen o belgeye sarılmam. Önce araştırırım doğru mu değil mi ondan sonra açıklarım, benim huyum da ahlakım da inancım da topluma saygım da böyle.

Bir tane belge olsa gene neyse. Gazi Üniversitesi’ni örnek göstermiştim. Ordu Hastanesi belgesi böyle. Hayati önem dışında ameliyat yapmayın. Neden? Hayat pahalı.Karadeniz Teknik Üniversitesi şöyle söylüyor. Hastanemize hasta sevki ve yönlendirmelerde sağlık kuruluşlarının bilgilendirilmesi… şeklinde yazıyor. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü bu hastaları sevk etmeyin deniyor. Şimdi soruyorum kim yalan söylüyor

Eğer bu belgeler yalansa, bu belgelerin altına imza atanları görevden alın. Ama bu meydanı bulmuş ya alkışta var, ağzına geleni söylüyor. Onun için yalan söylemek her sabah kahvaltı yapmak gibi birşey.

Güç ve yetkiler tek merkezde toplanmaz. Yasama, yargı, yürütme olur. Kuruluşları olur, bütün bunlar güç ve yetkinin dağılımıdır. Uçan kuşun bile bir dengesi vardır tek kanatlı kuş uçmaz. Ama Türkiye’de denge yok. Sarayın maliyetini bilen var mı? Yok. Kimin parasıyla yapıldı? Vatandaşın parasıyla. Ama kimse bilmiyor. Devlet vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamak zorundadır.

Eğer devlet vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlayamıyorsa, baskıcı bir devlete dönüşür. O zaman devlet hukuk devleti olmaktan çıkar, organize suç örgütü olur. Devleti yöntenler yanlış olmadığı sürece başkasının işine karışmamalıdır. Bu papaz işi var ya, Türkiye’nin nasılyönetildiğine bakın. ‘Papaz casus, ajan, terörist’ dediler. Şimdi Brunson’un Türkiye cephesine bakıyoruz, ne oldu?

Papaz işi var ya bunları onun için anlattım. Türkiye’nin hangi hale sokulduğuna bir bakın. Ajan, Casus, terörist dediler. Dua lakaplı bir gizli tanıkla başladı bunlar. Gizli tanık rezaleti yaşadık. Brunson’ın Türkiye cephesine bakıyoruz, noldu? 11 Ocak’ta Erdoğan ‘’Bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsın’’. Erdoğan görevden ayrıldı mı? Brunson ABD’de.. Kim gönderdi? Erdoğan. Erdoğan fakir mi? Saray, efuliler, ejder meyvesi.. ne fakiri… 11 Ağustos’ta Rize ‘’Tehdit ediyor ya, yarın saat 18’e kadar göndereceksiniz. Burası Çatladıkapı ülkesi mi ya, burası Türkiye’’ diye celalleniyor. E gönderdin. Sayende oldu bunlar. Polis Akademisi’nde konuşurken ‘’Ver papazı, al papazı dedim’’ diyor. Papaz gitti. Neredeyse Utanmasalar devlet töreni yapacaklar. Ne oldu da verdin? Sen Türkiye Cumhuriyeti devletinin onuruyla nasıl oynarsın!

Aynı gün ‘’yargıda şeyini yapalım, size verelim’ diyor. Yani milleti gaza getiriyorum, papazı size vereceğim diyor. ABD ne yaptı. 18 Temmuz’da Trump tweet atıyor: ‘’Türkiye’nin Brunson’ı teslim etmemesi rezalet. Çok uzun zamandır rehin tutuluyor’’ diyor.

Pence diyor ki ‘’Brunson’ı hemen serbest bırakın yoksa sonuçlarına katlanmaya hazır olun.’’ Açıkça tehdit ediyor. Mustafa Kemal’in Türkiye’sini tehdit ediyor. Kimsin sen!

Hani aslandın, papazı almadan papazı vermeyecektin. Çakma kahramanlarla Türkiye yönetilemez.

12 Ekim’de gizli tanık ‘hakim beni yanlış anladı’ diyor. Bu gizli tanık yargıyı aldatmaktan dolayı niye hapse atılmadı. En büyük zararı adalet gördü. Brunson’ın serbest bırakılacağını biz önce ABD’lilerden duyduk. Önce gazeteleri yazdı. Sonra Pence tweet attı.

Ne müzakaresi yaptınız. Ya Trump doğruyu söylüyor, sen yalan söylüyorsun. Ya sen doğru söylüyorsun, Trump yalan söylüyor. Ama hep Trump’ın dediği çıktı. Sen Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletinin iradesini Trump’a teslim ettin. Senin yatacak yerin yok

Yok mahkeme karar vermiş. Geçiniz, geçiniz. Trump kime teşekkür ediyor. Mahkemeye değil sana.

Bahçeli’ye açık ve net bir çağrıda bulunuyorum: Türkiye’nin onuruyla oynayan bu hükümete ve saraya destek vermeyi sürdürecek misin?

Buna tükürüğünü yalatma politikası deniyor. Bunu yaptılar. Onların ağırına gitmiyor.Benim Ağırıma gidiyor. Ben ülkemi seviyorum. Bayrağımı seviyorum. Bayrağımın onuru her şeyin üstündedir. Canımın da üstündedir.

Biz kimseye boyun eğmeyiz. Bizim 6 okun birinin milliyetçilik olmasının gerekçesi budur…

Özel uçakla gitti, Oval Ofis’te karşılandı. Trump, ‘’Uzun ve yorucu bir müzakere süreci geçirdik. Bu ülkede fidye ödemiyoruz. Artık en azından… Fidye ödemeyeceğiz. Aksi takdirde büyük şeylerle karşılaşacaksınız, kötü şeyler olacak’ diyor. Erdoğan’a soruyorum. Ne müzakeresi yaptınız? Ya sen doğruyu söylüyorsun Trump yalan söylüyor, ya Trump doğruyu söylüyor. Trump’ın dedikleri doğru çıktı. Sen fidye istedin mi? Adam sana ‘vermem’ dedi. Senin yatacak yerin yoktur. Bu milletin yakasından düşmek zorundasın…

Adalet tecelli etmiş de… Geçiniz onları.. Trump Erdoğan’a teşekkür ediyor. Erdoğan serbest bıraktırdı ne mahkemesi. Trump kanacak adam mı? Bizimki de her seferinde ‘yargı bağımsızdır, yagı karar verdi’ diye oturup tweet atıyor. Saray’ın adliyesi adli düzenin dibine dinamit koymuştur. Bunlar gerçekten hakim olsalardı Brunson’ın içerde kalmasının gerekçesini yaratan gizli tanıkların tamamını tutuklardı. Bugün adliyenin yargının hiçbir itibarı yoktur. Bunu ben değil Yargıtay Başkanı diyor.

Papaz ceza aldı, yurtdışına uçtu özel uçakla. KHK ile işinden olan yüzlerce kişi yurtdışına çıkamıyor. Hangi adalet? Harp Okulu öğrencilerinin velileri burada. Ne günahı var bu öğrencilerin? Darbe yapacaklarmış! Öğrenci darbe mi yapar. Yakalayacaksan komutanını yakala. Öğrenci asker, talimata uymak zorunda mı? Sen hava harp okulu öğrencilerini ömür boyu hapisle yargılıyorsun. Mutlaka adalet tecelli edecektir mutlaka. O öğrenciler çıkacaktır mutlaka

Önce enflasyon rakamlarını açıklayan bürokratı görevden aldılar, yerine yeni birini getirdiler. Girdi maliyetlerini düşüreceğiz. Doğalgaz, petrol, elektrik fiyatları indi mi? Yok. Neyi açıklayacaksınız. Kesin pinpon topunda indirim yapacaklar. Herkes pinpon topu alıyor çünkü. Enflasyonla mücadele Merkez Bankası’nın konusudur. Şimdi bakan açıklıyor. Hani Merkez Bankası bağımsızdı.

Enflasyonla toptan mücadele dendi. Bu tür uygulamalar yapılırken önce bakanın veya MB’nin yaptığı açıklamalar dinlenir, sonra görüş beyan edilir. MÜSİAD Başkanı daha program açıklanmadan ‘’MÜSİAD olarak bakanlığın açıklayacağı programı sonuna kadar destekleyeceğimizi belirtiyoruz.’’

Neyi destekleyeceksin? Önce bir dinle bakalım. Dinlemeden görüş beyan ediyor.

Asıl sıkıntıyı vatandaş çekiyor. Yumurtada yüzde 54, domateste yüzde 9 artış var. Aylık arttı mı? Artmadı. Sanayici, esnaf zam yapar. Vatandaş bu zamların yükünü çeker. Krizin faturası halka çıkmış olur. Krizden saray ve sarayın beslemeleri etkilenmez. Saray’ın bütöçesi bile sürekli artıyor. Bir önceki yıla göre 3 kat arttı.

7 milyona yaklaşıyor işsiz sayısı… İşsiz insan canlı bomba gibidir. Nasıl geçinecek, geleceğe nasıl umutla bakacak. Üniversiteyi bitirmiş gencecik evladımız işsiz. Bunun hesabının sorulması lazım. Asgari ücretin altında çok az emekli aylığı alanlar var. Bugün söylemiş Erdoğan… Asgari ücretin altında emekli aylığı alanlar milyonlarca kişi. İşçiye ne verdiklerini bile bilmiyor, Saray’dan bakıyor.

Türkiye üçüncü dünya ülkelerinin bile operasyon yaptığı bir hale döndü. Bir gazeteci Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürüldü. Suudi Kralı ile telefonda konuşuyor. Ne konuşacaksın, neden gereğini yapmıyorsun. Bir gazeteci senin ülkende nasıl öldürülür? Onun can ve mal güvenliği sana emanet değil mi? Görüntüler, ses kayıtları var deniyor ama ortada bir şey yok. Bunları Batı’dan öğreniyoruz, Batı Türkiye’den öğreniyor

Atatürk’ün vasiyeti. Vasiyet herkesin yapabileceği ve hukuk güvencesi altında olan bir iradedir. Atatürk de kendi el yazısı ile vasiyetini yazıyor. Vasiyet geçerli, herhangi bir sorun yok. Atatürk’e ait hisseleri hazineye alacağım diyor. Türkiye’nin en büyük özel bankası… O bankaya el koyacağım diyor. Kenan Evren de aynısını yaptı. O da bir diktatördü, sen de aynısını yapıyorsun. Sen de bir diktatörsün. Bankaya el koyuyorlar… Yurtdışından yabancı gelsin diyorlar. Neden gelsinler. Bütün bankaları perişan ettiniz. İşsizlik fonundan para aktartıp bankaları kurtarmaya çalıştınız. İş Bankası’nda para var. Bankayı nasıl hortumlarız bunun hesabını yapıyorlar. Her mücadeleyi yapacağız hukuk zemininde. Türkiye sahipsiz bir devlet değildir. Baskı, şiddet bizi yıldıramaz. Mahkemeleri aracılığıyla her türlü baskıyı yapıyorlar. Biz inandığımız yolda korkmadan yürürüz. Biz birilerinin yaptığı gibi sözde milliyetçi değiliz, Bir özde milliyetçi bir partiyiz.

Jurnalci.com

ilgili haberler