Kol saati’nden,Kurnaz Bay Taşgetiren’e uzanan kavga devam ediyor..

Star gazetesi yazarları Ahmet Taşgetiren ile Ahmet Kekeç, 17 Aralık tartışması nedeniyle birbirlerine girmişti.

Ahmet Kekeç, “Kol saati öyle mi”başlıklı yazısıyla, Ahmet Taşgetiren’e yanıt vermişti. Taşgetiren ise köşesinde ABD’nin tutuklama kararı çıkardığı Zafer Çağlayan’ın saatinin içlerine sinmediğini yazmıştı. Ahmet Kekeç ise “Star yazarı ‘kontrollü darbe’ diyecek de, diyemiyor mu?” başlıklı yazısıyla kavgayı sürdürmüştü. Ahmet Taşgetiren ise “Kafa karıştırmayacak bir yazı” başlıklı yazısıyla kavgayı devam ettirmişti. Ahmet Kekeç, “Bay Taşgetiren” başlıklı yazısıyla Ahmet Taşgetiren’in yazısına yanıt vermişti.

Ahmet Kekeç, bugünkü “FETÖ tapesi dışında bir lafın yok mu senin?” başlıklı yazısında, Ahmet Taşgetiren’e “Çirkinleşme potansiyeli yüksek bir kişiyle tartıştığımın farkındayım. Olsun. Bu da bir tecrübedir” sözleriyle yüklendi.

“Bay Taşgetiren’le giriştiğim polemiğin bana ‘öğrettikleri’ şunlar” diyen Ahmet Kekeç şöyle devam etti:

“BİR- Herkesle tartışılmaz. Hele, ‘kibirli’ ve egosuna halel geldiğini çirkinleşip ağzını bozan adamlarla hiç tartışılmaz.

İKİ- Siz ne söylerseniz söyleyin, söyledikleriniz karşınızdakinin ‘anladığı’ ya da ‘anlamak istediği’ kadardır.

ÜÇ- En tehlikeli Fetullahçılık türü, ‘ahlaken Fetullahçılık‘tır… Muhatabınız, ‘FETÖ tapeleri dışında bir kaynağınız, edindiğiniz farklı bilgiler ya da ulaşmış olduğunuz belgeler var mı? Varsa bilelim de, biz de içimize sindiremeyelim!’sözlerinize,‘Size mi düştü kol saatinin üzerine kapanmak?‘ diye mukabelede bulunuyorsa, işte o kişi ‘ahlaken Fetullahçı’ olmuş demektir. Yaptığı terbiyesizlik (‘kol saatinin üzerine kapanmak’, vs…) bu tutumunun yanında ‘cürüm‘ bile değildir.

DÖRT- İnsanların ‘ağlamalı, sızlamalı’ derviş meşrep halleri sizi yanıltmasın… Bu mecralarda dolaşırken ellerinden FETÖ tapelerini eksik etmezler ve o tapelere göre hüküm verirler, başka mecralara sokulduklarında kılık değiştirip ‘Peygamber ahlakı’ diye yazılar yazarlar.

BEŞ- 17/25 Aralık tertibinin savcılarından Celal Kara, Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeni Can Dündar’a, ‘Bu soruşturmada bir numara Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı’ diye itirafta bulunmuştu. Demek ki, kaç yıldır Erdoğan’la meselesini halledememiş ve onun tarz-ı siyasetini problem olarak gören (hatta en büyük problem olarak onu gören) Bay Taşgetiren’in hedefinde de Erdoğan varmış… (Ayrıca, teknik olarak mümkün olmadığını bile bile, ısrarla ‘Yüce Divan’ diye tutturması, ajandasının çok zengin olduğunu gösteriyor.)

15 Temmuz girişimi birçok şeyi açığa çıkardı. FETÖ mamulü bütün soruşturmaların ve iddiaların altını boşalttı. Bu durum, bugün en muhalif kesimler tarafından bile kabul görüyor ama içimizdeki elemanlar hâlâ ve ısrarla içinde ‘yolsuzluk dosyaları’ geçen cümleler kuruyor… Meseleye “FETÖ perspektifinden” bakmayanları da, zımnen, ‘yolsuzluk savunucusu’ konumuna düşürüyor. Bu düşüklüğe bile tamah ediyor… Bu da ‘ALTI’ olsun!

Bir de ‘YEDİ’ var tabii:

Kurnaz Bay Taşgetiren, ‘Kekeç’i gördünüz. Retweetleriyle onun katarına takılan isimleri de gördünüz’ diyor…

Peki, retweetleriyle senin katarına takılan FETÖ’cüleri, HDP’lileri, PKK’lıları, CHP’lileri, Meral Akşener’cileri, yeminli Erdoğan düşmanlarını, Doğan Medya Grubu “memurlarını” nereye koyacağız?

Bu ‘dayanışma fotoğrafı’ndan memnun musun?”

Ahmet Taşgetiren ise “TEOG muamması” başlıklı bugünkü yazısında AKP yönelik yeni eleştirilerde bulundu.

Taşgetiren şunları yazdı:

“Türkiye’nin bir eğitim sorunu var. İslam dünyasının bir eğitim sorunu var. Belki de bizim ve bizim dünyamızın ana sorunu Eğitim. Ben Ak Parti’nin 15 yıl sonra “Eğitimde – kültürde başarılı olamadık” demesini beklemezdim. Asıl o alanda başarılı olunmalıydı çünkü. Asıl “yetişmiş insan zaafı”ydı bizim derdimiz çünkü. Ama giden 15 yıl geri gelmiyor ki.”

Jurnalci.com

ilgili haberler