Köy Enstitüsü için”ahır” diyen AKP’li Beşikdüzü Belediyesi’ne sert tepki

Beşikdüzü’nde 1920’li yıllarda köy odası olarak yapılan ve ilçe sakinlerinin eğitiminde kullanılan bina, 1940’ta ise 8 bina olarak Beşikdüzü Köy Enstitüsü’ne dönüştürüldü. Türkiye’deki ilk köy enstitülerinden biri olan binalarda, çok sayıda öğrenci mezun oldu. Köy enstitülerinin kapatılmasının ardından binalar, 1971 yılına kadar öğretmen okulu olarak hizmet verdi, ardından da öğretmen lojmanına dönüştürüldü.

Son yıllarda metruk halde kalan binaların yıkılarak, yerine, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından 500 öğrenci kapasiteli yurt inşaatı yapılması için proje hazırlandı. Vardallı Mahallesi’ndeki 15 bin metrekare alan üzerine kurulması planlanan yurt binası için ihale sürecinin tamamlanmasıyla projeye geçildi. 20 milyon liraya mal olacak 10 katlı yurt inşaatı için binalar, yıkıldı.

“Ahırları yıktık, yurt yapıyoruz”

AKP’li Beşikdüzü Belediyesi’nin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesabında, projenin tanıtımı için “Ahırları yıktık, yurt yapıyoruz” ifadeleri kullanıldı. Belediye aynı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Yurt binası için bugüne kadar verdiğimiz büyük uğraşların sonunda bu yatırımı ilçemize kazandırmayı başardık. Büyük mücadeleler verilerek bu aşamaya gelmenin hiç de kolay olmadığını Beşikdüzü halkımızın bilmesini istiyoruz.”

Binalar için kullanılan ‘ahır’ ifadesine, özellikle köy enstitüsü mezunları başta olmak üzere, ilçe sakinleri tepki gösterdi.

Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nün son mezunlarından olan Salim Kalay, ‘ahır’ benzetmesinin kendisini çok üzdüğünü belirterek, “Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nün son mezunlarındanım. 1951-52’lerde mezun oldum. Burada başkanın ‘ahır’ ifadesi kullanılması beni sonsuza kadar üzmüştür. Yıkılan binanın altı benim zamanında yemekhane, üstü de derslikti. Daha üstü de kızların yatakhanesiydi. Orada dut ağaçları vardı. Tüm öğrenciler eğlencelerini burada yaparlardı, horon oynarlardı. Üzüldük, bizi temsil eden bir yerdi. O okul olmasaydı Beşikdüzü nasıl olurdu?” dedi.

Beşikdüzü Köy Enstitüsü mezunlarından, emekli öğretmen Ahmet Gözaçan da “Böyle bir söz keşke hiç söylenmemiş olsaydı. Köy enstitüleri, Aydınlanma Devrimi’nin meşaleleridir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Ahır kelimesi çok ağır oldu” diye konuştu.

Emekli öğretim görevlisi ve aynı zamanda Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nde bir süre idarecilik yapan Murat Cihan da ‘ahır’ benzetmesini büyük bir talihsizlik olarak nitelendirerek şöyle dedi:

“Orada uzun süre idarecilik yapmış bir eğitim görevlisiyim. O yıllarda orada ahır falan yoktu. Döner sermayenin kapatılmasıyla ders için orada bulanan inekler de satılmıştı. Sayın Başkanın böyle bir benzetme yapması büyük bir talihsizliktir. Eğer art niyetli değilse böyle bir benzetmenin yapılması mümkün değildir. Oranın yurt olması güzel ama benzetme yanlış. Biz ahırda mı öğretmenlik yaptık? Ahırda mı bunca aydınlanma sürecini başlattık? Bu benzetmeye karşıyım. Binlerce kişi oradan mezun ettik. Orada yetişen çiçekler ülkenin her tarafına güzel kokular saçmıştır. Ahır kelimesini tasvip etmiyorum. Bu benzetmeyi kınıyorum.”

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Beşikdüzü Şubesi Başkanı Osman Balta da ‘ahır’ ifadesi kullanılmasıydı, belediyeye tepki gösterilmeyeceğini kaydederek şunları söyledi:

“Bu duyuruda ‘ahır’ değil de ‘Yurt yapıyoruz’ denilseydi bu hadise yaşanmayacak, hiçbir şey olmayacaktı. ‘Belki bir iş buluruz’ diye artık yıkımları seyreden bir toplum haline geldik. ‘Ahır’ kelimesi, aşağılama ve biraz da olsa itibarsızlaştırmayı içeren bir söz. Bundan rahatsız olundu. Ahır var mıydı? Evet vardı. Burada ahırlarda hayvan beslenmesi konusunda uygulamalı ders işlenirdi. Toplumda köy enstitülerinin ayrı bir yeri var. Sayın Başkan ‘Ben onu kastetmedim’ diyebilir. Sizin ne olduğunuz değil, bu algının tamiri beklenir. ‘Maksadı aştı’ gibi bir düzeltmeyle bu hatanın telafisi mümkün olabilir.”

Cumhuriyet Halk Partisi Beşikdüzü İlçe Başkanı Şakir Yenigün da Belediye Başkanı Orhan Bıçakçıoğlu’nu kınadığını belirterek şunları ifade etti:

“Başkan’ı kınıyorum çünkü çok talihsiz bir açıklama. Bunu, burada yetişenlere yapılan bir hakaret olarak nitelendiriyorum. Köy enstitülerine hiç yakışmayacak bir kelime, bu ifade. Bu bizi son derece üzmüştür. Biz yurda asla karşı değiliz, biz ilçemizdeki köy enstitüsünün tarihiyle yaşatılmasından yanayız. Bu alan bir müze, bir milli park olarak düzenlenebilirdi. Buradan mezun olanlar zaman zaman buraya gelmekteler. Bu anılar yok oldu. Hele hele ‘ahır’ benzetmesi çok ağır bir benzetme. Kendisi de burada okudu, babası da burada memurluk yaptı. Onun da burada anıları geçmiştir. Anılarına bu kadar saygısızlık yaptı ama buradan yetişen ve mezun olanlara bu saygısızlığı yapmaması gerekirdi. Bu haberde ‘ahır’ kelimesinin çıkarılması ve ilçe halkından özür dilenilmesini bekliyoruz.”

İlçe sakinlerinden Nuran Günaçtı, insanların rencide edildiğini dile getirerek, “Orada yaşayan insanlara bu yaklaşımı bir hakaret olarak varsayıyorum. Çünkü ‘ahır’ kelimesi hiç de etik olmadı. Elbette orada yurt yapılsın, biz buna karşı değiliz. Ancak ‘ahır’ yaklaşımı insanları gerçekten rencide etti. En azından oradaki insanların hatırına yetkililerden bir özür bekliyoruz. Ahır, çok ağır oldu” ifadelerini kullandı. İlçede oturan Abdullahvahap Salihoğlu da ‘ahır’ ifadesini kabullenmediklerini vurgulayarak, “Beşikdüzü gibi bir kültür yuvasında, bu kültürün devamlılığı ve kalıcılığı olmalı. Söylemlerin hakaret değil de yapıcı olması dileğimizdir. Birilerinin birilerine yaranma adına böyle bir sözü söylemesini asla tasvip etmiyorum. Bu kelimeyi kabullenmiyorum” diye konuştu.

Tartışmalara neden olan ‘ahır’ ifadesiyle ilgili Trabzon Baro Başkanlığı da bir açıklama yayımladı. Belediye Başkanı’nın özür dilemesi gerektiği belirtilen açıklamada şöyle denildi:

“Beşikdüzü Köy Enstitüsü, 1940-1945 yılları arasında Cumhuriyet Devrimleri doğrultusunda aydın öğretmenler yetiştirmiş, tarihi bir misyonun uygulandığı, varlığı ve yetiştirdiği öğretmenlerle Trabzon ilimizin gurur duyduğu bir yerdir. Bu anlamda Trabzon Beşikdüzü Köy Enstitüsü’nü sadece bina olarak görmek, Trabzon’a ve Beşikdüzü’ne verdiği haklı gururu hissetmemek, cehaletle bile açıklanamayacak bir durumdur. Söz konusu alanın tarihi misyonuna uygun olarak muhafaza edilmemesi zaten üzüntü vericiyken, köy enstitüsünün kurulu olduğu ilçenin belediyesi tarafından bu alanın ‘ahır’ olarak nitelendirilmesi, Cumhuriyet’i ve onun aydınlanma felsefesini anlamamak ve tarih bilincinin eksikliğini göstermekten başka bir şey değildir. Beşikdüzü Belediyesi’ni Trabzon halkından özür dilemeye davet ediyoruz.”

Beşikdüzü Belediye Başkanı Orhan Bıçakçıoğlu, kendisine yönelik eleştiri ve tepkilere yanıt verdi. Bıçakçıoğlu, yıktıkları binaların içinden ineklerin çıkartıldığını anlatarak, şunları söyledi:

“Bahse konu arazideki 8 bina tarafımızca yıkılmıştır. Bu binalar yıkımdan önce son yıllarda özellikle son 10 yılda, ahır olarak kullanılmaktaydı. Biz yıkarken buradaki hayvanları, inekleri kolluk kuvvetleri marifetiyle çıkarttık. İlçemizde ikinci köy enstitüsü kurulmuştur, bu doğrudur. Bu enstitü 1941’de kapatılmış yerine öğretmen okulu kurulmuştur. Ben de bu okuldan mezunum. Bu arkadaşlarımızın sıkıntısı farklı. İdeolojik yaklaşıyorlar. Bunlar korunması, müze olması gereken binalarsa, ben burada 30 Mart’a göreve başladım, benden önce 30 yıl boyunca burada başka ve CHP’li belediye başkanları vardı. Neden kendi dönemlerinde bu binaları korumadılar, müze yapmadılar ve restore etmediler? Bunu sormak lazım.”

Yıkılan binaların tarihi bir özelliği bulunmadığını ileri süren Başkan Bıçakçıoğlu, “Buraya gelen hizmete karşı bunlar. ‘Bu kadar hizmet Beşikdüzü’ne nasıl geliyor’ diye şaşırıyorlar. Bu binaları yıktık, yerine yurt yapılacak. Köy enstitüsüyle hiçbir alakası yoktur. Bu binalar tarihi bir özelliği olmayan binalardır, metruk yapılardı. Köy enstitüsünden kalma gerçekten tarihi yapılar vardı ama onlar da CHP’li belediye başkanı döneminde yıkıldı. Maksat üzüm yemek değil, siyasi polemik yaratmak. Bildiğimiz yolda dosdoğru ilerleyeceğiz. Bizim yatırımlarımız belki de il genelinde yapılmıyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Belediye Başkanı Orhan Bıçakçıoğlu, 4 yıl önce, ilçenin farklı noktalarındaki billboardlara, ‘Kasabanın Şerifi’ imzasıyla; ‘Kurban olurum size, çöpler poşette, saatinde’, ‘Kurban olurum size, hayvanlar köye’ ve ‘Kurban olurum size, kaldırımlar hepimizin’ yazılı bayram afişleri astırmıştı. Başkan Bıçakçıoğlu, 2 yıl önce de ilçede yaşanan sel felaketi sonrası yapımı süren teleferik projesi nedeniyle kendisine eleştiriler yönetilmesini de “Turizme önemli bir katkısı olacak bu projeyi yapacağız. Teleferik bir yerlerine mi batmış? Sel ile teleferiğin ne alakası var?” yanıtını vermişti

Jurnalci.com

ilgili haberler