Süleyman Aslan’ın avukatı Ersan Şen: ”Zarrab rüşvet verdim demedi”

ABD’de  devam edilen İran’a ambargonun delinmesi davasında tanık sıfatı ile ifad everen Zarrab, geçen 3 günde verdiği ifadelerde İran ile ilişkili işlemlerin Halk Bankası’nda yapılması için eski genel müdür Süleyman Aslan’a rüşvet verdiğini iddia etti. Aslan’ın o dönem avukatlığını yapan Ersan Şen ise böyle bir ifadenin kullanılmadığını söyledi.

Habertürk’ten Kübra Par’a konuşan Ersan Şen’in konuyla ilgili söyledikleri şöyle:

Türkiye’de o günlerde görülen davaya geleceğim ama önce şunu sorayım; siz o dönem Süleyman Aslan’ın avukatıydınız. Hâlâ avukatı mısınız?

Vekâletnamem var ama şu an aktif bir işini takip etmiyorum.

Bu sizin tercihiniz mi, onun mu?

Bu bir tercih değil. Ben bu işe 17 Aralık 2013 tarihi gecesi sabaha karşı girdim ama Süleyman Aslan’ın veya bir yakınının davetiyle değildi. Beni çağıran, Halk Bankası yönetimiydi. Gittiğimde şahsın ev ve işyeri araması bitmişti, polisler henüz çıkmamıştı. Kendisini orada değil, götürüldüğü emniyet binasının nezarethanesinde, zannediyorum 18 Aralık 2013 gecesi 01.30- 02.00 sıralarında gördüm. Öncesinde tanışmıyorduk. Bu işle sınırlı olarak avukatlığını yaptım.

İlişkiniz tam ne zaman bitti?

16 Ekim 2014’te takipsizlik kararının verilmesi ve devamındaki 1-2 ayda o işin sonuçlarının takip edilmesinin ardından, yani 2014 sonu itibarıyla avukatlığım sonlandı. Dediğim gibi, vekaletnamesi hâlâ mevcut ama aktif bir dosyasını takip etmiyorum.

Zarrab’ın ABD’de yargılandığı bugünlerde Süleyman Aslan sizinle irtibata geçti mi? Nerede olduğunu biliyor musunuz?

Avukatlık Kanunu sınırları çerçevesinde konuşmak durumundayım; irtibata geçmedim, nerede olduğu konusunda da bilgim yok. Bağlantımız, o dosya kapandıktan sonra bir müddet meseleyi değerlendirmenin ötesinde devam etmedi.
Halk Bankası Genel Müdürlüğü görevinden alındıktan sonra Halk Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine geçmişti. Sonra da Ziraat Bankası Yönetim Kurulu üyesi oldu.

Şu an aktif görevi nedir, biliyor musunuz?

Bunların hepsini sizin kadar biliyorum.

Amerika’da görülen davada, Hakan Atilla’nın Süleyman Aslan’a yönelik bazı ithamları var. Atilla’nın avukatı Victor Rokko, “Süleyman Aslan, Zarrab’dan utanmazca rüşvet aldı” diyor. Zarrab da mahkemedeki açıklamalarında Aslan’a rüşvet verdiğini söyledi. Söz konusu dönemde Süleyman Aslan’ın avukatlığını yapmış biri olarak bu iddialara ne diyorsunuz? Siz Aslan’ın rüşvet aldığını düşünüyor musunuz?

Benim kendisini tanıdığım dönem, 17 Aralık 2013 sonrasıdır. Evveliyatıyla ilgili bilgimin olabilmesi mümkün değil. Bildiğim, savunmasını dinlediğim kişi rüşvet suçlamalarının hepsini reddetti, “Mesleki kuralların bana tanıdığı yetkiler ve haklar çerçevesinde hareket ettim” dedi. Bunları sorgusunda ve poliste verdiği ifadede de teknik olarak açıkladı. Yani hukuki yardım verdiğim sırada kendisi rüşvet aldığı ya da Zarrab’ın rüşvet verdiği yönünde herhangi bir açıklamada bulunmadı. Evindeki aramada bulunan paralarla ilgili “Bunlar benim herhangi bir işi yapıp yapmama karşılığında aldığım paralar değil” dedi.

Ayakkabı kutularında bulunduğu söylenen, bir iddiaya göre 4.5 milyon dolar, başka bir iddiaya göre 2.5 milyon dolar artı 2.5 milyon Euro olan paralardan söz ediyorsunuz…

Evet, o civarlarda. Farklı para çeşitleri olduğu için ikinci söylediğinizin olma ihtimali var. Kendisi bunların hiçbirini geri almadı. Hep söylediği şuydu: “Hodri meydan, benim mesleki olarak Türk kanunları çerçevesinde bu şahıstan rüşvet almam karşılığında yaptığım bir iş var mı?” Halk Bankası’ndan gelen raporlar ve savcılığın araştırması sonucunda, Süleyman Aslan’ın böyle bir suiistimali olmadığı görülüyor. Suiistimal olmadığına göre neyin karşılığında neyi alacaksınız?

“Suiistimal yok”tan kastınız nedir?

Usulsüz bir kredi açmak, vermemesi gereken komisyon oranlarını vermek, yapmaması gereken bir işi menfaat karşılığında yapmak gibi bir suiistimali yok. Bir banka genel müdürü olarak bu şekilde hiçbir iddiayı kabul etmediği gibi, hakkında bir kamu davası açmayı yeterli kılacak delil de bulunmadı. Sonuçta sayın savcı, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Zaten bu, Süleyman Aslan’ın veya benim tasarrufumda olamaz. Ben, hukuki yardımda bulunan olarak Süleyman Aslan hakkında ortaya konulan iddiaları, tabii ki onun avukatı olarak destekleyen durumunda olurum. Süleyman Aslan, bu paraların hangi amaçla verildiğini ve nereye harcanacağını ifade etti ve bunlara ait belgeleri de dosyalara koydu. Bu konuda tanıklar da dinlendi.

O paraların Makedonya’daki Balkan Üniversitesi ve Çorum Osmancık Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin yapımı için kendisine teslim edilen bağışlar olduğunu iddia etmişti, değil mi?

Evet, savunması bu şekildeydi.

Sonradan bu okullar yapıldı mı peki?

Evet, bildiğim kadarıyla Balkan Üniversitesi’ne daha önce de ödeme gitmiş. Sonra Çorum Osmancık Lisesi’nin ödemesi de ilgili yere gönderildi. Devamını ben bilemem ama kendisinin benim bilgim dahilinde iade aldığı herhangi bir para yok. Olsa benim haberim olurdu.

Yani ayakkabı kutularından çıkan paralar Süleyman Aslan’a iade edilmedi mi?

Ayakkabı kutularında çıktığı iddia edilen paralar, avukatlığını yaptığım dönemde, Süleyman Aslan’a herhangi bir şekilde iade edilmedi.

Peki siz Reza Zarrab ile tanışıyor musunuz?

Bu soruşturma sürecinde tanıdığım bir insan. Şahsen cezaevinde konuşmuşluğum var ama dışarıda görüşmüşlüğüm veya öncesinde tanımışlığım yok.

Kaç kez görüşmüştünüz?

2-3 kez. Bilgilerim itibarıyla, bugün ABD’de verdiği ifadelere benzer bir ifadesi olmadı.

“Rüşvet verdim” diye bir ifadesi olmadı mı yani?

Hayır, olmadı.

Zarrab bu işleri çevirirken, bu tür ticari ilişkileri yürüten herhangi bir insandan farklı olarak; gündelik hayatta öne çıktı, gece ortamlarında racon kesti, bu memleketin vergi veren vatandaşlarının yüzüne karşı “Gayri safi milli hasılanızı ben karşıladım” gibi şeyler söyledi. Reza Zarrab’ın bu korkunç imajı da kamuoyunda bu dava ile ilgili algıyı etkilemiyor mu?

Zarrab’ı temsil etmedim. Bu dosya nedeniyle tanıdığım biri. Onun davranışlarının toplumda ortaya çıkardığı etki üzerine yapacağım yorumlar isabetli olmaz.

Jurnalci.com

ilgili haberler