Tarikat Okullarında 210 bin öğrenci var!

Türkiye, sosyal medyada hızla yayılan bir görüntüyü konuştu, tartıştı. Menzil Tarikatı’nın şeyhi olduğu iddia edilen ihramlı adam, lüks bir hastaneyi geziyor. Ziyaret sırasında, doktorların ‘Gavsım’ diye hitap ettikleri kişinin etrafında el pençe divan durmaları dikkat çekmişti.

Tarikatların ve cemaatlerin kuruluş gayeleri ile bugünkü konumları arasında ciddi bir paradoks var. Bu noktada akıllara gelen sorular; Türkiye’de kaç tarikat ve cemaat var? Mal varlıkları ve gelir kaynakları ne?

İslam dininde herhangi bir emir bulunmamasına rağmen, 1.400 yıldır varlıklarını koruyan bu oluşumların detaylar şöyle:

Tarafsız Haber Ajansı’ndan Leyla Kasım Ünal’ın haberine göre; Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunuyor. Sadece İstanbul’da 445 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürüyor.

Çoğunluğu İstanbul, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkari, Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere 800’ün üzerinde faal medrese bulunuyor.

Üstelik büyük şehirlerde kaç apartman medresesinin faaliyette olduğu ise tam olarak bilinmiyor. Çoğunluğu kız çocuklarına yönelik açılan apartman medreselerinde 12-18 kişi kalıyor.

Birçok akademik çalışma Türkiye’deki cemaat ve tarikatların, ulusal bir güvenlik meselesi haline geldiğini ortaya koyuyor.

Tarafsız Haber Ajansı’nın ulaştığı akademik rapora göre; ‘Seyda’ denilen eğitmenlerin çoğunluğu, 1980-1994 yılları arasında İran’ın dini merkezi Kum’da ve Irak’ın Akre ve Erbil gibi tarikat merkezi şehirlerinde eğitim aldığı iddia edildi.

Bu isimlerin Hizbullah örgütü mensupları ya da sempatizanlarından oluştuğuna vurgu yapılıyor.

Kuzey Irak, İran ve Suriye’de medrese eğitimine giden öğrencilerle birlikte tespit edilebilen medrese eğitimi alan çocuk sayısı 10 binin üzerinde olduğu belirtiliyor.

MEB verilerinde, medreselerin yoğunlaştığı illerin, okulöncesi eğitimde Türkiye ortalamasının altında olduğu ileri sürüldü. Bu durumun nedeni medreselere kaydolma yaşının, bazı bölgelerde 3’e kadar düşmesi olarak gösterildi.

Tarikat okullarındaki öğrenci sayısı 210 bin dolayında. 4 binin üzerindeki özel yurdun 2 bin 480’i bir tarikatla bağlantılı. Tarikatlara bağlı yurtların kapasitesi 380 bin olduğu ileri sürülüyor. Bu yurtlarda kalan öğrenci sayısı 225 bini buluyor. Kayıt dışı kalanların sayısı ise tam olarak tespit edilemiyor. Her yurt okulların kapalı olduğu dönem dahil, aynı zamanda Kuran kursu ya da medrese eğitimine devam ediyor.

Gayrıresmi olarak faaliyet gösteren okul, yurt, ev, tekke ve medreselerle birlikte bir milyon çocuğun tarikatların elinde oldu ileri sürülüyor. Aileler, fakirlikten çocuklarını cemaatlere teslim ediyor.

Tarafsız Haber Ajansı‘na konuşan İlahiyatçı – yazar Cemil Kılıç: Cemaat ve tarikatların ekonomik gücü hem kendi kurdukları ticari yapılanmalardan hem de mensuplarının bağışlarında geliyor.

Bunun yanı sıra tüm cemaat ve tarikatlar; bazı kamu kurum ve kuruluşlarından, bir takım dernek ve vakıflar aracılığıyla yardım alıyorlar.

Örneğin, Kültür Bakanlığı’nın çeşitli kurumlarından bir takım kazançlar elde ediyorlar. Öte yandan cemaat ve tarikatların kimi mensupları siyasette önemli yer edinmiş durumdalar, bunu da kullanarak kendi cemaat ve tarikatlarına iktisadi anlamda yardımda bulunuyorlar.

İlahiyatçı – yazar Cemil Kılıç: Bu örgütlenme iktisadi ve ticari anlamında çok güçlü. Devletin birçok kurum ve kuruluşunda örgütlüler.

Diyanet İşleri Başkanlığında ciddi anlamda örgütlüleri Diyanet onların neredeyse konfederasyonu haline geldi. Ancak şunu kabul etmek gerekiyor biz her han kadar muhalif bir tutum sergilesek de bu yapıların neredeyse tamamı çok derin tarihsel dönemlere dayanıyor.

Bir Nakşilik, Kadirilik dediğimiz zaman kökenleri bin yıla gidiyor. Dolayısıyla zamanla yozlaşmasına, tarihsel kimliğinden koptuysa da o etiket devam ettiği için etkileri devam ediyor.

Jurnalci.com