GüncelGündem

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girebilme süreci! 1959’dan bu yana neler oldu?

Paylaş:

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girebilme adımları gündemde.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç’in NATO’ya girebilme süreci ile ilgili Avrupa Birliği’ne bir çağrıda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’nin önünü açın, biz de İsveç’in önünü açalım” ifadelerini onaylar nitelikte bir açıklama da NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’ten geldi.

Stoltenberg, “Türkiye’nin AB’ye katılma hedefini destekliyorum” notunu düştü.

Yaşanan gelişmeler sonrası Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci merak konusu.

İşte dünden bugüne Türkiye’nin AB süreci…

Türkiye Avrupa Birliği (AB) ilişkileri 31 Temmuz 1959’da başladı. O tarihte Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) bir ortaklık başvurusu yaptı.

AET Bakanlar Konseyi’nin başvuruyu kabul etmesi sonrasında 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan Ankara Anlaşması ile Türkiye’nin AB üyelik süreci resmen başladı.

1 Aralık 1964 yılında yürürlüğe giren Ankara Anlaşması ortaklık bağlamında bir anlaşma olarak biliniyor.

Bu anlaşmayının devamında ise 1970 yılında Katma Protokol gerçekleşti.

Türkiye’nin sonradan topluluk üyesi olan birçok ülkeden daha önce topluluk ile ilişkileri başlatılmış olan bu iki önemli belge, tarihlerden sonra ve 17 Aralık 2004 tarihli Avrupa Konseyi Sonuç Bildirgesi sonrasında devam etmekte olan Türkiye AB ilişkilerinin hukuki kaynakları olarak gösteriliyor.

Türkiye’nin AB katılım müzakereleri 3 Ekim 2005’te Lüksemburg’da yapılan Hükümetlerarası Konferans’ta alınan karara göre 20 Ekim 2005 tarihinde başlamıştır.

1959

31 Temmuz Türkiye AET’ye ortaklık için başvurdu.

1963

12 Eylül Türkiye ile AET arasında bir ortaklık ilişkisi yaratan Ankara Anlaşması imzalandı.

1964

1 Aralık Ankara Anlaşması yürürlüğe girdi.

1970

23 Kasım Gümrük Birliği’ne ilişkin kuralları içeren Katma Protokol imzalandı.

1971

1 Eylül Katma Protokol’ün ticari hükümleri geçici anlaşma ile yürürlüğe konuldu.

AET, Türkiye’den ithal ettiği sanayi ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerini ve miktar kısıtlamalarını tekstil haricinde kaldırdı.

1973

1 ocak Katma Protokol yürürlüğe girdi. Türkiye, Birinci Gümrük İndirimi ve Konsolide Liberasyon Listesi Uyumu’nu gerçekleştirdi.

21 Mayıs Türkiye ile AET arasında birinci genişlemeye yönelik görüşmeler mutabakat ile sonuçlandı.

30 Haziran İngiltere, İrlanda ve Danimarka’yı kapsayan Birinci Genişleme’ye dair Tamamlayıcı Protokol Türkiye ile AET arasında imzalandı.

1974

1 Ocak Tamamlayıcı Protokol ile ilgili Geçici Anlaşma yürürlüğe girdi.

1976

1 Ocak Türkiye, İkinci Gümrük İndirimi ve Konsolide Liberasyon Listesi Uyumu’nu gerçekleştirdi.

1980

19 Eylül ortaklığın geliştirilmesine ilişkin 1/80 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı; Ortaklık Konseyi, tarım ürünlerinin tamamına yakın bir kısmında Türkiye’ye uygulanan gümrük vergilerinin 1987 yılına kadar sıfıra indirilmesi kararlaştırıldı.

1982

22 Ocak Avrupa Parlamentosu, Konsey ve Komisyon’dan talebi üzerine, Türkiye- AET Anlaşması’nın askıya alınmasını kararlaştırdı.

1986

16 Eylül Türkiye AET Ortaklık Konseyi toplandı. Buna göre 1980 tarihinden itibaren fiilen dondurulmuş durumda bulunan Türkiye AET ilişkilerinin yeniden adlandırılması süreci başladı.

1997

14 Nisan Türkiye, Avrupa Topluluklarına Roma Antlaşması’nın 237’nci AKÇT Antlaşması’nın 98’inci ce EURATOM Antlaşması’nın 205’inci maddelerine istinaden tam üye olmak üzere ayrı ayrı müracaat etti.

1989

18 Aralık Avrupa komisyonu, Türkiye’nin tam üyelik başvurusu konusundaki görüşünde topluluğun kendi iç pazarını tamamlayabilme sürecinden önce (1992) yeni bir üyeyi kabul edemeyeceği ve Türkiye’nin katılmadan önce ekonomik, sosyal ve siyasi alanda gelişmesine ihtiyaç duyulduğu hususlarına yer verildi.

1990

6 Haziran Avrupa Komisyonu, Türkiye ile her alanda işbirliğinin başlatılması ve hızlandırılması konusundaki önlemleri içeren bir İşbirliği Paketini hazırlayarak Avrupa Konseyi’nin oluruna sundu.

1994

30 Temmuz Avrupa Komisyonu, Gümrük Birliği’nin Türkiye AET arasında 1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşmasında belirtildiği şekilde gerçekleşmesini sağlayıcı ilkeleri tespit etti.

1995

13 Aralık Gümrük Birliğinin Son Döneminin Uygulanmaya Konmasına ilişkin 1/95 sayılı Türkiye AB Ortaklık Konseyi Kararı, Avrupa Parlamentosu tarafından onaylandı.

1996

Türkiye AB entegrasyonunda 22 yıl süren geçiş dönemini 31 Aralık 1995 tarihinde tamamlayarak 1 Ocak 1996 tarihi itibarıyla tam üyelik sürecinde son döneme sanayi ürünlerinde ve işlenmiş tarım ürünlerinde sağlanan gümrük birliği sürecini tamamlayarak girdi.

1997

12-13 Aralık Lüksemburg Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı’nda, AB’nin beşinci genişlemesine dair kararlar alındı. Türkiye’nin ismi aday ülkeler arasında zikredilmedi.

1998

3 Mart Türkiye AB ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik olarak Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Türkiye için Avrupa Stratejisi başlıklı belge açıklandı.

4 Kasım 1998 yılı İlerleme Raporu; Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve AB’ye üyelik için belirlenmiş kriterler ışığı altında kaydedilir Türkiye’nin katılım yönünde ilerlemesine ilişkin komisyon görüşlerini içeren ilk ilerleme raporu yayınlandı.

1999

11-12 Aralık Hesinki Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı’nda Türkiye’ye adaylık statüsü tanındı.

13 Ekim- 199 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2000

4 Temmuz Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Resmi Gazete’de yayınlanan 4587 sayılı kanunla başbakanlığa bağlı olarak kuruldu.

13 Ekim 2000 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2001

2001 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2002

20 Kasım 2002 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

12-13 Aralık Kopenhag Avrupa Konseyi Zirvesi’nde, Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini karşıladığı kararın alınması halinde, müzakerelerin gecikmeden başlatılacağı belirtildi.

2003

19 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde AB Uyum Komisyonu kuruldu.

24 Temmuz Ulusal Program; AB Müktesebatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programının uygulanması, koordinasyonu ve izlenmesine dair ilerleme raporu yayınlandı.

2004

24 Nisan Kıbrıs’ta referandum yapıldı.

Kıbrıs Türk halkının yüzde 64.9’u Annan Planı’nı onaylarken, Kıbrıs Rus kesiminde halkın yüzde 73.83’ü planı reddetti.

6 Ekim 2004 yılı ilerleme raporu ve rapora bağlı tavsiye belgesi yayınlandı.

Söz konusu belgelerde Avrupa Komisyonu Türkiye’nin siyasi kriterleri gerekli ölçüde karşıladığını belirterek birliğe katılım müzakerelerinin başlatılması tavsiyesinde bulundu.

17 Aralık Brüksel Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı’nda Türkiye’nin siyasi kriterleri yeterli ölçüde yerine getirdiği belirtildi ve katılım müzakerelerine 3 Ekim 2005’te başlanması kararı alındı.

2005

3 Haziran Devlet Bakanı Ali Babacan, Avrupa Birliği ile yapılacak tam üyelik müzakerelerinde başmüzakereci görevini yürütmekle görevlendirildi.

29 Haziran Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi ve İlgili Diğer Belgeler yayınlandı.

30 Temmuz Türkiye AB ile ilişkilerinin hukuki temelini oluşturan 1963 tarihli Ankara Anlaşmasını 1 mayıs 2004 tarihinde AB üyesi olan 10 ülkeyi (Estonya, GKRY, Letonya, Litvanya, Macaristan, Malta, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya) kapsayacak şekilde genişletilen Ek Protokolü imzaladı.

3 Ekim Lüksemburg’da alınan kararla AB Türkiye ile tam üyelik müzakerelerini başlattı.

20 Ekim Üyelik müzakerelerinin ilk aşamasını oluşturan tarama süreci, bilim ve araştırma alanında düzenlenen tanırıcı tarama toplantısı ile başladı ve tüm fasıllardaki tarama toplantıları 13 Ekim 2006’da tamamlandı.

9 Kasım 2005 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2006

20 Ocak Türkiye Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yeni olanı BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a sundu.

Bu planda Türk limanlarının Rumlara açılması karşılığında KKTC’ye uygulanan izolasyonların kaldırılması istendi.

12 Haziran taraması tamamlanan Bilim ve Araştırma faslı, Lüksemburg’da düzenlenen Hükümetlerarası Konferans’ta açıldı. Türkiye’nin gerekli kriterleri yerine getirdiği belirtildi ve bu fasıl aynı toplantıda geçici olarak kapatıldı.

31 Temmuz Avrupa Komisyonu’nun 2006 yılına kadar çeşitli mali yardım programları kapsamında sağladığı mali yardımlar, 2007-2013 döneminde katılım öncesi mali yardım aracı adı verilen yeni ve tek bir çerçeve mekanizma kapsamına alınmıştır.

8 Kasım 2006 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

Avrupa Komisyonu imzalanan ek protokole karşın limanların ve havaalanlarının Kıbrıs Rum kesiminin kullanımına açılmadığı tespitinde bulundu ve Türkiye’ye 14-15 Aralık’taki liderler zirvesine kadar süre verildi.

13 Kasım Avrupa Konseyi İstanbul’un 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olmasını onayladı.

11 Aralık AB Genel İşler Konseyi’nde bir araya gelen AB üye ülkelerinin Dışişleri Bakanları 9 Kasım 2006 tarihli komisyon tavsiyesini kabul ederek Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar 8 fasıl başlığının açılmayacağını ve hiçbir faslın geçici olarak kapatılmayacağını kararlaştırdı.

15 Aralık Brüksel Avrupa Konseyi Zirve Toplantısı’nda Genel İşler Konseyi’nin önerisi aynen kabul edildi.

2007

29 Mart İşletmeler ve Sanayi politikaları faslında fiili müzakereler açıldı.

17 Nisan Türkiye’nin AB müktesebatına uyum programı açıklandı.

26 Haziran İstatistik ve Mali Kontrol fasıllarında fiili müzakere açıldı.

6 Kasım 2007 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

19 Aralık Tüketicinin ve Sağlığının Korunması ile Trans-Avrupa fasıllarında fiili müzakereler açıldı.

2008

5 Kasım 2008 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

18 Aralık Sermayenin serbest dolaşımı ile bilgi toplumu ve medya fasıllarında fiili müzakereler açıldı.

2009

10 Ocak Devlet Bakanı Egemen Bağış Avrupa Birliği makamları ile yapılacak tam üyelik müzakerelerinde başmüzakereci görevini yürütmekle görevlendirildi.

30 Haziran Vergilendirme faslında fiili müzakereler açıldı.

14 Ekim 2009 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

21 Aralık Çevre faslında fiili müzakereler açıldı.

2010

30 Haziran Gıda güvenliği faslında fiili müzakereler açıldı.

9 Kasım 2010 yılı ilerleme raporu yayınlandı.

2011

8 Haziran Avrupa Birliği Bakanlığı kuruldu

12 Temmuz Ulusal Ajans Avrupa Birliği Bakanlığı’na bağlandı.

12 Ekim 2011 yılı ilerleme raporu yayınlandı. Türkiye’nin reform sürecinde destek olmayı ve müzakerelere ivme kazandırmayı hedefleyen pozitif gündem Avrupa Komisyonu tarafından önerildi.

2012

12 Nisan 120. Türkiye-AB Ortaklık Komitesi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

22 Haziran 5o. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

10 Ekim “2012 yılı Türkiye İlerleme Raporu” yayımlandı

2013

12 Nisan 121. Türkiye-AB Ortaklık Komitesi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

27 Mayıs 51. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

16 Ekim “2013 yılı Türkiye İlerleme Raporu” yayımlandı.

5 Kasım 22. Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu faslı müzakerelere açıldı.

16 Aralık AB ile Mutabakat Zaptı ve Geri Kabul Anlaşması imzalanarak nihai hedefi Türk vatandaşlarına uygulanan Schengen vizesinin kaldırılması olan Vize Muafiyeti Süreci resmen başladı.

26 Aralık Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecilik görevini Sayın Egemen Bağış’tan devraldı.

2014

15 Nisan 122. Türkiye-AB Ortaklık Komitesi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

23 Haziran 52. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Lüksemburg’da yapıldı.

29 Ağustos Büyükelçi Sayın Volkan Bozkır, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecilik görevini Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’ndan devraldı.

18 Eylül Türkiye’nin Yeni Avrupa Birliği Stratejisi açıklandı.

8 Ekim “2014 yılı Türkiye İlerleme Raporu” yayımlandı.

16 Ekim Türkiye’nin Yeni AB İletişim Stratejisi açıklandı.

30 Ekim AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın I. Aşaması (Kasım 2014-Haziran 2015) açıklandı

1 Aralık AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı’nın II. Aşaması (Haziran 2015-Haziran 2019) açıklandı.

21 Aralık Avrupa Birliği Bakanlığı Antalya Temsilciliği açıldı.

2015

19 Şubat Avrupa Birliği Bakanlığı İzmir Temsilciliği açıldı.

30 Nisan 123. Türkiye-AB Ortaklık Komitesi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

18 Mayıs 53. Türkiye-AB Ortaklık Konseyi Toplantısı Brüksel’de yapıldı.

10 Kasım “2015 yılı Türkiye İlerleme Raporu” yayımlandı.

29 Kasım Türkiye-AB Zirvesi gerçekleştirildi.

14 Aralık 17. Ekonomik ve Parasal Politika faslı müzakerelere açıldı.

Darbe girişimi sonrası

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında AB’nin Türkiye’ye karşı sergilediği dayanışma ekisikliği Türkiye’nin benimsemek zorunda kaldığı güvenlik odaklı politika ilişkilerini olumsuz etkiledi ve bu durum dolaylı yollardan müzakere sürecine yansıdı.

Varna zirvesi 2018

13 Aralık 2016 tarihli AB Zirvesi Dönem Başkanlığı sonuçlarında mevcut koşullar altında yeni fasılların müzakereye açılmasının düşünülmediği belirtildi.

Türkiye AB ilişkilerinde karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi için 26 Mart 2018 tarihinde Varna Zirvesi düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dönemin AB Konseyi Başkan Donald Tusk, Avrupa Komisyonu başlanı Jean Claude Juncker ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’un katılımıyla gerçekleşen zirvede liderler, Türkiye AB işbirliğinin önemini teyit ederek Türkiye’nin adaylığını en üst düzeyde vurguladı.

Varna Zirvesi üst düzey diyaloğun yeniden tesisi için önemli bir adım olarak nitelendirilirken, 26 Haziran 2018 tarihli Genel İşler Konseyi sonuçlarında, Türkiye’nin AB’den uzaklaşmakta olduğu, katılım müzakerelerinin fiiliyatta durma noktasına geldiği, yeni fasılların açılmasının veya kapatılmasının düşünülmediği ve Gümrük Birliği’nin güncellemesi müzakerelerinin başlatılması öngörülmediği belirtilmiştir.

AB halihazırda bu pozisyonu korumakta ve AB metinlerinde katılım müzakerelerinin durma noktasına geldiği ifade edilmekteydi.

2019

2019 yılında Türkiye AB ilişkilerinde olumlu gündemler başladı.

Türkiye AB ortaklık konseyi 3.5 yıllık bir aradan sonra 15 Mart 2019’da toplanmış, Türkiye 31 Ocak 2019’da Bükreş’te yapılan AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısına katılmış, AB ile 15 ocak 2019 tarihinde yüksek düzeyli ulaştırma yapılmış ve alt komite toplantılar düzenli aralıklarla gerçekleştirilmişti.

2019’un ikinci yarısında GKRY ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’nin meşru hakları hilafına giriştikleri hidrokarbon sondaj faaliyetlerine verdiği tepki sonrasında AB’nin birlik dayanışması adı altında Türkiye’ye karşı aldığı kararlar ardından Suriye’nin kuzeyindeki PKK yapılanmasına karşı meşru tutumumuza yönelik ithamlar ilişkileri olumsuz etkiledi.

Son dönemde, Kovid-19 salgını, iklim değişikliği ve Rusya-Ukrayna savaşı, Türkiye-AB ilişkilerinin seyrini etkileyen başlıca gelişmeler olmuştur.

2020

AB, 2020 yılının sonunda yeni bir olumlu gündem önerisi getirmiştir.

Bu çerçevede Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, halktan halka temas ve hareketlilik ile kamu sağlığı, iklim değişikliği ve terörizmle mücadele ve bölgesel konularda yüksek diyalog mekanizmaları kurulması, ülkemizdeki Suriyelilere yardımda bulunulmaya devam edilmesi ve göç alanında işbirliğinin güçlendirilmesi gibi unsurlara yer verilmiştir.

2021-2022

2021 ve 2022 yıllarında olumlu gündem kapsamında iklim, tarım, göç ve güvenlik, sağlık ile bilim, araştırma, teknoloji ve yenilikçilik gibi alanlarda yeni Yüksek Düzeyli Diyaloglar tesis edilmiştir.

Rusya Ukrayna savaşının etkisi

Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşı, Türkiye’nin üyeliğinin AB’nin geleceği açısından önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

Türkiye’nin oynadığı arabuluculuk rolü, tahıl mutabakatı ve esir takası anlaşması gibi kritik hususlarda müspet ve somut sonuçlar alınmasını sağlayan müdahaleleri hem uluslararası toplumun takdirini kazanmış hem bölgesel ve küresel sınmalardaki kritik rolünü teyit etmiştir.

Paylaş:

Sağlık İçin Kızılötesi Karbon Isı Boyası
Canlıların, özellikle de insanların sağlıklı yaşayabilmek için kızılötesi ışınlara ihtiyaçları vardır. Ancak bir aylık bir sürede yoğun bir şekilde alınan güneş ışınlarının depolanması mümkün değildir. On iki ay boyunca alınacak terapi kalitesindeki kızılötesi ışınlar ise sayısız fayda sağlar.

  • Hücre sisteminin yenilenme gücünü artırır,
  • Kan dolaşımını hızlandırır,
  • Kronik yorgunluğu azaltır,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir,
  • Astım, alerjik rinit gibi solunum yolu rahatsızlıkları olan hastalar için en sağlıklı ısıtma sistemidir,
  • Kas ağrıları, sırt ağrıları ve eklem rahatsızlıklarını azaltır,
  • Bazı kanser türlerinin gelişimini engelleme özelliğine sahiptir,
  • Şeker hastalıklarının yan etkilerini azaltır,
  • Fizyoterapi tıp merkezlerinde doğrudan kullanılır.

Tıbbi araştırmalar, uzun dalga boyundaki ışınların terapi etkisi yaptığını, hiçbir zararlı yan etkisinin olmadığını ve insan vücudu için en uygun sıcaklığı sağladığını göstermiştir. Uzun dalga boyunda, terapi kalitesindeki kızılötesi ışınlar ile ısıtma sistemi olarak geliştirilmiş olan SRN  Kızılötesi Isı Boyası, güneşin altında ısınma hissini on iki ay sağlamaktadır. SRN Kızılötesi Isı Boyası, uygulandığı ortamı sadece ısıtmakla kalmaz; aynı zamanda bir fizyoterapi merkezine çevirerek, içinde yaşayanların sağlığına katkıda bulunur.
Uzun dalga kızılötesi, radyan ısıdır; yüzünüzde güneşin veya odun ateşinin sıcaklığını hissetmekle aynı histir. Hatta kendi vücudumuzun da yaydığı ısı türüdür. İnsanlığın bildiği en temel ısınma şeklidir. Önce objeleri ısıttığı, ısınan objelerin de ısı yayarak çevreyi sıcak tuttuğu için binlerce yıldır tercih edilmiştir.
Bugün, yüksek enerji verimliliğine sahip SRN Kızılötesi Isıtma Teknolojisi, estetik ve konforlu bir şekilde radyan ısıyı çevre dostu olarak kolayca tekrar kullanabilmemizi sağlamaktadır.
Geçtiğimiz yüzyılda insanoğlunun konforlu olması sebebiyle tercih ettiği konvansiyonel ısıtma sistemlerinin (petek, klima vb.); yakın gelecekte yerini tekrardan kızılötesi ısıtma sistemlerine bırakması kaçınılmazdır.
SRN KIZILÖTESİ KARBON ISI BOYASI HAKKINDA BAZI BİLGİLER

  • SRN Kızılötesi Isı Boyası havayı kurutmaz ve havayı değil sizi ısıtır.
  • 24 V Elektrik ile çalışan Kızılötesi Isı Boyası sistemi yenilenebilir enerji kaynaklarıyla kombine çalışabilir. (Güneş ve Rüzgar enerjisi)
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası Üstüne duvar kağıdı,sıva ve boya gibi ürünler ile uygulanabilir özelliklere sahip bir üründür.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası’nın boyandığı ortamda nem ve küf olmaz.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası mekanik tesisat ve bakım gerektirmeye bir üründür.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası anında ısınma ve homojen ısı dağılımı sağlar.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası sağlıklıdır, nefes hastaları (bronşit vb) için en uygun ısıtma teknolojisidir.
  • Su bazlı karbon kaplamalar ek veya ana ısıtma da mükemmel olarak kullanılabilir.
  • Pars alüminyum tozu,pars bakır tozu,Pars Çinko Tozu,Pars Grafit Tozu,Pars Kurşun Tozu,Pars demir tozu,pars kurşun oksit,pars kurşun oksit sülyen,pars kurşun oksit mürdesenk,pars fire assay flux,pars nitrik asit,pars hidroklorik asit,pars sülfürik asit,pars hidrazin hidrat,pars kaolin,pars sepiyolit,sunsep,sundiyo,sunmag,pars zeolit,pars 67 mangan dioksit,pars85 mangan dioksit,hadjin yılan kovucu,parsvet yara tozu,pars lime sülfür,nanotozlar,yemkat.com,sunshield kaolin,sunshield sıvı kaolin,pars silisyum karbür,silisyum karbür,dmr74 mangan dioksit,pars magnezyum sülfat,pars magnezyum sülfat anhidrat,pars magnezyum sülfat monohidrat,pars magnezyum oksit,pars bakır sülfat,pars demir sülfat monohidrat,pars kalay sökücü,pars nikel sökücü,süren vollastonit tozu,pars volfram  tozu,pars molibden tozu,pars antimon oksit,pars potasyum hidroksit,pars potasyum silikat,kimyadeposu.com,claypacks.com,demsil silikajel,demsil kil paketi,demsil nem alıcı,nemal nem alıcı,pars sodyum metabisülfit,pars sodyum bisülfat,pars magnezyum nitrat,pars sodyum persülfat,pars kalsiyum sülfat,pars kalsiyum sülfat dihitrat,pars hayvan altlığı,pars sodyum lignosülfonat,pars maden tozları,pars metal tozları,pars yem katkıları,pars nanotozlar,pars çinko oksit,sunshield sıvı kaolen,süren titanyum tozu,pars bakır oksit,demsil silikajel,süren otocam çizik giderici,pars seryum oksit,süren ferro vanadyum tozu,pars spekülarit,süren bit-pire kovucu,süren bakır tozu,süren teknoloji,bakır tozu,
  • DMRSÜREN KİMYA LTD.ŞTİ
  • 05523307100-05325466184
  • www.kimyadeposu.com,www.claypacks.com,www.nanotozlar.com,www.netyerim.net
  • www.potasyumsilikat.net,www.kursunoksit.com,www.parsman.com.tr,www.parsgrafit.com.tr
  • www.parox.com.tr,www.sepiyolit.net,

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu