GüncelGündem

Yunanistan’daki orman yangınları çevre ve sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor

Paylaş:

ATINA (AA) – Orman yangınlarından kaynaklanan dumanlar, Güney İtalya ve Malta’ya kadar ulaşırken havada asılı partikül madde miktarı Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) belirlediği sınırın 5 katına çıktı.

Avrupa Birliği’ne (AB) bağlı Copernicus Acil Durum Yönetimi Dairesi verilerine göre, 760 bin dönümün üzerinde ormanlık alanı kül eden, Dedeağaç ve Meriç’teki yangın Avrupa’nın son yıllarda yaşadığı “en büyük yangın” oldu.

Αtina Ulusal ve Kapodistrian Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doçent Paraskevi Kaçaunu, yangınların solunum sistemi üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerini, AA muhabirine değerlendirdi.

“Yangının ardından solunum sistemi sorunları artabilir”

Kaçaunu, yangın bölgelerinde toksik maddelere maruz kalan kişilerin solunum yolu sorunları yaşayabileceğine dikkati çekerek astım gibi kronik solunum yolu rahatsızlıkları olan kişiler için de yangınların mevcut hastalığı artırıcı bir rol oynayabileceğini kaydetti.

Kaçaunu, yangın nedeniyle atmosferde oluşan partikül maddelerin açabileceği sorunların biraz daha karmaşık olduğunu belirterek farklı çeşitlerde partikül maddelerin var olduğunu vurguladı.

Yanan maddenin yapısının partikül maddenin yapısını belirlemede etkin olduğuna işaret eden Kaçaunu, “Yangın nedeniyle oluşan partikül maddeler, Afrika’dan esen rüzgarlarla gelen tozdaki partikül maddeler kadar masum olmayabilir. Bu partiküllerin solunum sistemimize girmesi çok daha ciddi sorunlar yaratabilir.” dedi.

Kaçaunu, yangınların ardından havadaki oksijen oranının azaldığını ve atmosferin “kalitesinin” düştüğünü ifade ederek bunun da uzun vadede solunum sisteminde istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini aktardı.

Havada asılı partikül maddelerin ne zamana kadar atmosferde kalıp sağlığı olumsuz etkileyeceğini partikülün ağırlığı ve esen rüzgarın yönünün belirlediğini söyleyen Kaçaunu, bu partikül maddelerden korunmak için ameliyat maskeleri gibi basit maskelerin değil, solunum sistemi için tehlikeli işlerde kullanılan özel maskelerin kullanılması gerektiğini vurguladı.

Kaçaunu, korunmak için yangın zamanlarında kapı ve pencerelerin kapalı tutulması tavsiyesinde bulundu.

“Yangınlar, bölgedeki iklimi de olumsuz etkileyebilir”

Ormanlık alanların yanmasının büyük bir çevre felaketi olduğunun altını çizen Kaçaunu, ormanlık alanların yok olmasının bölgedeki iklimi de olumsuz yönde değiştiren bir unsur olduğunu söyledi.

Kaçaunu geniş çaplı orman yangınlarının sıcaklıkları artırıp, sellere neden olacak sonuçlar da doğurduğunu ifade ederek iklim değişikliğinin de sağlık üzerinde olumsuz etkileri olacağını kaydetti.

“İklim değişikliğiyle bölgeye yeni virüs ve hastalıklar gelebilir”

Yangınların ardından yaşanacak iklim değişikliğiyle birlikte havadaki nem oranının ve insan vücudunun verdiği tepkilerin de değişeceğini belirten Kaçaunu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu değişimlerin ardından bölgemizde, ülkelerimizde daha önce görmediğimiz virüslerle daha sık karşılaşacağız. Çevrede yaşanan tahribat ve iklim değişikliğinden ötürü daha önce görmediğimiz hastalıklar görebiliriz ve bu hastalıklara karşı daha hassas olabiliriz.”

“Yangınlar büyümeden müdahale edilmeli”

Orman mühendisi Anastasia Korovesi Dosti de yangınla mücadelede bölgeyi tanıyan yerel personelin önemli olduğuna dikkati çekerek yangınların geniş alanlara yayılmadan önlenmesi için alınması gereken tedbirleri değerlendirdi.

Yangınların ekosistem, bitki örtüsü, bitkiler, hayvanlar ve genel olarak tüm ekolojik zincir üzerindeki etkisinin büyük olduğunu vurgulayan Korovesi Dosti, “Öncelikle ormanların korunması için ivedilikle önlemler alınmalı. Yangın söndürme amaçlı alınacak tedbirler de önemli tabii ki ama öncelik yangın çıkmadan önlem alınmasına ilişkin olmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Korovesi Dosti, “Bence asıl sorun, genel olarak Orman Genel Müdürlüğünün, 1998’den itibaren çıkan yeni yasaya bağlı olarak ormanlardaki yangın söndürme ve orman koruma faaliyetlerinden çekilmiş olmasıdır. Bu görev itfaiyeye devredildi. Çok sayıda personel eksiği var. Gerekli araştırmalar, yeşil projeler yapılmıyor. İtfaiye teşkilatı daha çok ormanlara değil, yerleşim birimlerindeki yangınlara müdahale ediyor. Bugüne dek gördük ki itfaiye ekipleri ormana girmiyor. Ya uçakların ormandaki yangını söndürmesini bekliyor ya da yangının asfalt veya denize ulaşarak sönmesini bekliyor. Eskiden Orman Genel Müdürlüğü ormanlardaki yangınlara müdahale ederken durum daha iyiydi, yangın bu kadar geniş alana yayılmıyordu.” diye konuştu.

Orman yangınlarının çıkmasının doğal olduğunu kaydeden Korovesi Dosti, yangına zamanında müdahalenin önemine dikkati çekti.

“Yangın gözlem noktaları ve manevra kabiliyeti yüksek araçlar yangınla mücadelede önemli”

Korovesi Dosti, kendisinin de 1985-1998 yıllarında Orman Genel Müdürlüğünde çalıştığını ve yangın söndürme çalışmalarına bizzat katıldığını belirterek 1998’e kadar Orman Genel Müdürlüğünün ormanlarda birçok farklı noktada yangın gözlem noktasına sahip olduğunu anlattı.

Bu gözlem noktalarından dumanın hemen tespit edilip yangın ihbarının yapılabildiğini aktaran Korovesi Dosti, “Orman içerisinde küçük ancak manevra kabiliyeti yüksek yangın söndürme teçhizatımız vardı. İtfaiyeninki gibi büyük araçlar değil. Bir yangın ihbarı aldığımızda en yakın noktadaki teçhizatı alarak yangın büyümeden müdahale edebiliyorduk. Bu araçlar toprak yollardan, çamurlu yollardan geçerek yangının içine girebiliyordu. Bence bu şekilde zamanında müdahale daha kolay oluyordu.” ifadelerini kullandı.

“Ormanlık alanlarda temizlik yangının önlenmesi için şart”

Korovesi Dosti, ormanlık alanlarda temizlik yapılması, yanıcı maddelerin uzaklaştırılması ve ağaçların altındaki kuru bitki örtüsünün temizlenmesinin de yangınları önlemede önemli olduğunu belirterek “Yangınlar genellikle aşağıdan çıkar ve yayılır. Daha sonra ağaçların tepelerine ulaşır.” dedi.

“Yangınla mücadelede bölgeyi tanıyan yöre halkı daha etkili”

Orman Genel Müdürlüğüne bağlı personelin genellikle yöre halkından olduğunu ifade eden Korovesi Dosti, bu personelin yangınla mücadelesini şu sözlerle aktardı:

“Patikaları, yolları, bitki örtüsünün nerede çok nerede az olduğunu, yangının nerede durdurulabileceğini bilirlerdi. Yangının durumuna göre, 2 ila 5 kilometre önüne geçerek yangını durduracak özel yollar oluşturuluyordu. İtfaiyeler bu yollardan geçerek yangınla mücadele ediyordu.”

Korovesi Dosti, şimdi ise itfaiyenin havadan müdahaleyi beklediğini ancak yangın söndürme uçakları su doldurmak için uzaklaştığında alevlerin tekrar şiddetlendiğini bu nedenle uçaklar uzaklaşır uzaklaşmaz itfaiyenin acilen müdahale etmesi gerektiğini kaydetti.

İtfaiye ekiplerinin genellikle bölgeye yabancı olduğunu söyleyen Korovesi Dosti, “Ne yolları ne bölgedeki durumu biliyorlar.” diye konuştu.

“Yangınların ardından sel tehlikesi bekleniyor”

Korovesi Dosti, orman yangınlarının ardından gelen yağışlarda sel ihtimalinin yüksek olduğuna dikkati çekerek “Yangın alanlarında hem toprak kaybının önlenmesi hem de yerleşim birimlerinin korunması amacıyla bir an evvel selle mücadele önlemleri alınması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Yanan alanlarda ağaçlandırma çalışmalarının ancak aynı alan 2 veya 3 kez yandıktan sonra yapılabileceğini belirten Korovesi Dosti, alan sadece bir kez yandığında ağaçlandırma çalışmasına gerek olmadığını ve doğanın kendini yenilemesinin beklendiğini kaydetti.

Muhabir: Derya Gülnaz Özcan

Paylaş:

Sağlık İçin Kızılötesi Karbon Isı Boyası
Canlıların, özellikle de insanların sağlıklı yaşayabilmek için kızılötesi ışınlara ihtiyaçları vardır. Ancak bir aylık bir sürede yoğun bir şekilde alınan güneş ışınlarının depolanması mümkün değildir. On iki ay boyunca alınacak terapi kalitesindeki kızılötesi ışınlar ise sayısız fayda sağlar.

  • Hücre sisteminin yenilenme gücünü artırır,
  • Kan dolaşımını hızlandırır,
  • Kronik yorgunluğu azaltır,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir,
  • Astım, alerjik rinit gibi solunum yolu rahatsızlıkları olan hastalar için en sağlıklı ısıtma sistemidir,
  • Kas ağrıları, sırt ağrıları ve eklem rahatsızlıklarını azaltır,
  • Bazı kanser türlerinin gelişimini engelleme özelliğine sahiptir,
  • Şeker hastalıklarının yan etkilerini azaltır,
  • Fizyoterapi tıp merkezlerinde doğrudan kullanılır.

Tıbbi araştırmalar, uzun dalga boyundaki ışınların terapi etkisi yaptığını, hiçbir zararlı yan etkisinin olmadığını ve insan vücudu için en uygun sıcaklığı sağladığını göstermiştir. Uzun dalga boyunda, terapi kalitesindeki kızılötesi ışınlar ile ısıtma sistemi olarak geliştirilmiş olan SRN  Kızılötesi Isı Boyası, güneşin altında ısınma hissini on iki ay sağlamaktadır. SRN Kızılötesi Isı Boyası, uygulandığı ortamı sadece ısıtmakla kalmaz; aynı zamanda bir fizyoterapi merkezine çevirerek, içinde yaşayanların sağlığına katkıda bulunur.
Uzun dalga kızılötesi, radyan ısıdır; yüzünüzde güneşin veya odun ateşinin sıcaklığını hissetmekle aynı histir. Hatta kendi vücudumuzun da yaydığı ısı türüdür. İnsanlığın bildiği en temel ısınma şeklidir. Önce objeleri ısıttığı, ısınan objelerin de ısı yayarak çevreyi sıcak tuttuğu için binlerce yıldır tercih edilmiştir.
Bugün, yüksek enerji verimliliğine sahip SRN Kızılötesi Isıtma Teknolojisi, estetik ve konforlu bir şekilde radyan ısıyı çevre dostu olarak kolayca tekrar kullanabilmemizi sağlamaktadır.
Geçtiğimiz yüzyılda insanoğlunun konforlu olması sebebiyle tercih ettiği konvansiyonel ısıtma sistemlerinin (petek, klima vb.); yakın gelecekte yerini tekrardan kızılötesi ısıtma sistemlerine bırakması kaçınılmazdır.
SRN KIZILÖTESİ KARBON ISI BOYASI HAKKINDA BAZI BİLGİLER

  • SRN Kızılötesi Isı Boyası havayı kurutmaz ve havayı değil sizi ısıtır.
  • 24 V Elektrik ile çalışan Kızılötesi Isı Boyası sistemi yenilenebilir enerji kaynaklarıyla kombine çalışabilir. (Güneş ve Rüzgar enerjisi)
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası Üstüne duvar kağıdı,sıva ve boya gibi ürünler ile uygulanabilir özelliklere sahip bir üründür.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası’nın boyandığı ortamda nem ve küf olmaz.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası mekanik tesisat ve bakım gerektirmeye bir üründür.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası anında ısınma ve homojen ısı dağılımı sağlar.
  • SRN Kızılötesi Isı Boyası sağlıklıdır, nefes hastaları (bronşit vb) için en uygun ısıtma teknolojisidir.
  • Su bazlı karbon kaplamalar ek veya ana ısıtma da mükemmel olarak kullanılabilir.
  • Pars alüminyum tozu,pars bakır tozu,Pars Çinko Tozu,Pars Grafit Tozu,Pars Kurşun Tozu,Pars demir tozu,pars kurşun oksit,pars kurşun oksit sülyen,pars kurşun oksit mürdesenk,pars fire assay flux,pars nitrik asit,pars hidroklorik asit,pars sülfürik asit,pars hidrazin hidrat,pars kaolin,pars sepiyolit,sunsep,sundiyo,sunmag,pars zeolit,pars 67 mangan dioksit,pars85 mangan dioksit,hadjin yılan kovucu,parsvet yara tozu,pars lime sülfür,nanotozlar,yemkat.com,sunshield kaolin,sunshield sıvı kaolin,pars silisyum karbür,silisyum karbür,dmr74 mangan dioksit,pars magnezyum sülfat,pars magnezyum sülfat anhidrat,pars magnezyum sülfat monohidrat,pars magnezyum oksit,pars bakır sülfat,pars demir sülfat monohidrat,pars kalay sökücü,pars nikel sökücü,süren vollastonit tozu,pars volfram  tozu,pars molibden tozu,pars antimon oksit,pars potasyum hidroksit,pars potasyum silikat,kimyadeposu.com,claypacks.com,demsil silikajel,demsil kil paketi,demsil nem alıcı,nemal nem alıcı,pars sodyum metabisülfit,pars sodyum bisülfat,pars magnezyum nitrat,pars sodyum persülfat,pars kalsiyum sülfat,pars kalsiyum sülfat dihitrat,pars hayvan altlığı,pars sodyum lignosülfonat,pars maden tozları,pars metal tozları,pars yem katkıları,pars nanotozlar,pars çinko oksit,sunshield sıvı kaolen,süren titanyum tozu,pars bakır oksit,demsil silikajel,süren otocam çizik giderici,pars seryum oksit,süren ferro vanadyum tozu,pars spekülarit,süren bit-pire kovucu,süren bakır tozu,süren teknoloji,bakır tozu,
  • DMRSÜREN KİMYA LTD.ŞTİ
  • 05523307100-05325466184
  • www.kimyadeposu.com,www.claypacks.com,www.nanotozlar.com,www.netyerim.net
  • www.potasyumsilikat.net,www.kursunoksit.com,www.parsman.com.tr,www.parsgrafit.com.tr
  • www.parox.com.tr,www.sepiyolit.net,

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu