İlk Feminist: Havva’dan Önce Yaratılan Kadın ‘Lilith’

Lilith Musevilik ve Hristiyanlık inancına göre Âdem'in ilk eşidir. Bu apokrif inanç, Talmud'da yer alır.

579

 

İLK FEMİNİST VE FEMİNİZM İN DOĞUŞU  

Günümüzde  “feminizm ikonu” olarak Lilith’in kullanılmaktadır. Bunun sebebi anlayacağınız üzere, Âdem’in ilk eşi olan Lilith erkeğin otoritesine, hakimiyetine ve üstünlük kurma çabasına karşı çıkmış ve kendisini ezdirmemiştir. Bu sebeple Lilith bilinen ilk feminist kadın olma inancını taşır.

Oysaki belirli bir evreye kadar kadının ve erkeğin eşit yaratıldığına inanan Lilith bir kadındaki tüm özelliklerin farkındalığını kavrayabilmiştir. Bunun yanı sıra taşıdığı ve hayal edebildiği tüm şehveti ile ele geçirmek istediği her şey için iyi kullandığı Baştan çıkarıcı, fahişe, cadı, vampir, cinlerin başı, gece canavarı yeri geldiğinde köle özelliklerini en iyi şekilde sergilemekteydi.

Yaşamış olduğu sıkıntılı dönemler ve tanrıya başkaldırışının acı cezası onu feminizmden çok öte intikam yüklü bir düşünceye yöneltmiştir.lilith_jurnalci

ADEM’İN İLK EŞİ LİLİTH

Musevilik ve Hristiyanlık inancına göre Âdem’in ilk eşidir. Bu apokrif inanç, Talmud’da yer alan Yaradılış bölümünün 1. Bab’ında Âdem ile beraber aynı anda çamurdan yaratılan bir dişi olduğu yazar. Yeşeya’da ise bir yerde bahsedilir,

Yeşaya 34:14 ” Yabanıl hayvanlarla sırtlanlar orada buluşacak, tekeler karşılıklı böğürecek. Lilitfı oraya yerleşip rahata kavuşacak.”

Tanrı, insanı başlangıçta çift yaratır. Çiftin erkeği bildiğimiz Adem, kadını ise Lilith’tir. Bu ilk insan çifti cennet bahçesinde birlikte yaşamaya başlarlar, ama bu, mutlu bir beraberlik değildir. Anlaşmazlık sebepleri ise çağımızın boşanma davalarında ileri sürülenlerden pek farklı değildir.

Adem, Lilith’in olaylara neden kendisinden farklı yaklaştığını anlayamaz. Âdem ona hükmetmeye çalışırken, Lilith ikisi de aynı topraktan yaratıldığına göre eşit olmaları gerektiğini savunur ve erkeğin kendisinden üstün olmak istemesine bir anlam veremez.

Ona üstün olan Âdem’in bu hakimiyeti cinsellikte de devam edince Lilith bunu aşağılayıcı bulur ve karşı çıkar.

Sonunda birlikte yaşamalarının imkansız hale geldiğine karar verir ve Tanrı’nın söylenmemesi gereken adını anarak (ki bu isim cennetten çıkış için tek paroladır) uçup gider ve yeryüzünde Kızıl Deniz yakınlarındaki bir mağaraya sığınır. Kendisine sunulan sıcak yuvayı kapıyı çarparak terk ettiği için artık yeri de cennetten dışlanmışlar arasında olacaktır.

lilith1_jurnalciÇevresindeki cinlerle ve cinlerin kralı (ya da şeytanın ta kendisi) Samael ile ilişkiye girer ve onlardan cin çocuklar doğurur, hem de günde yüz çocuk gibi yüksek bir oranda, inanışa göre dünyada kötülüklerin bu kadar yaygınlaşmasının sebebi budur.

ACI ve İNTİKAM

Yalnız kalan ve Lilith’i geri isteyen Âdem’in durumu üzerine Tanrı üç meleği olan Senoy, Sansenoy ve Semangelof’u göndererek Lilith’in geri dönmesini emreder. Lilith ise, buyruğa uymayarak geri dönmez.

Senoy, Sansenoy ve Semangelof ona geri dönmemesi halinde her gün yüz tane çocuğunu öldüreceklerini bildirirler. Ölümlerin başlaması üzerine Lilith duyduğu derin acı ile intikam hırsına tutuşur. O da Âdem’in soyundan gelen tüm insanların, hamile ve doğum yapmakta olan kadınların, bebeklerin en büyük düşmanı olacaktır.

Erkek çocuklarını doğduktan sonra sekiz gün içinde, kız çocuklarını ise doğduktan yirmi gün içinde öldürüp, yeminini yerine getirecektir.

Sadece yakınında üç meleğin ismi veya sureti bulunan çocuklara dokunmayacaktır.

lilith2_jurnalci

Lilith’in dönmemesi üzerine Tanrı Âdem’e yardımcı olması ona eşlik etmesi için Âdem uyurken, onun kaburga kemiğinden bir kadın daha yaratmıştır. Kaburga kemiğinden yaratılması sebebiyle, Âdem’e güçlü bir bağ ile bağlanacağını, asla ona karşı çıkmayacağını düşünmektedir. Ve Havva Âdem’e kadını olarak yeryüzünde de eşlik edecektir.

Havva’nın tersine başından beri Baştan çıkarıcı, fahişe, cadı, vampir, cinlerin başı, gece canavarı unvanların, gücünün ve cinselliğinin bilincindedir. Yeri gelince de kullanmaktan çekinmeyen Lilith  kötülüklerine devam etmiş, kötülerin safından ayrılmamıştır. Tıbbi olarak açıklanamayan bebek ölümleri Lilith’in kötülüğü olarak düşünülmüş günümüzde bile bu tıp ne kadar ilerlese de engellenemeyen bebek ölümlerini bazı insanlar buna yormuştur. Hamile kadınlara musallat olup düşüklere, doğum yapmakta olan kadınların bebeklerinin ölü doğmasına sebep olur.

KEHANETLERİlilith4_jurnalci

Bu inanış o kadar yayılmıştır ki eski Türkler Lilith’in lohusalı kadınlarına musallat olan Albız iblisi ile aynı kişi olduğunu düşünmektedir. Kırkı dolmayan çocukların yalnız bırakıldıklarında Albız’ın gelip boğduğuna inanılır. Her çağda ve hemen hemen her inanışta Lilith’in kötülüklerine inanılır bu nedenle bebeklerin üzerine bu tılsımı koyma adeti günümüze kadar gelmiştir. Lilith isimleri görünce yeminini hatırlayıp çocukları ve lohusalı kadınları rahat bırakır.

Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için bir mücadeledir. Kadın hareketi doğrudan kadınları ilgilendiren ve dolaylı olarak kültürümüzü ilgilendiren konularda bilinç uyandırır. Feminizmin temel objektifleri eğitim, iş, çocuk bakımı gibi konularda eşit haklara sahip olmaktan, yasal kürtaj hakkından, kadın sağlığı konusunda ilerlemelere, tacizin ve tecavüzün engellenmesinden lezbiyen haklarına kadar uzanır.

Kadınların hakları ve ilgi alanlarını konu alan heterojen konseptin belirleyicisi kadındır. Kadın ve erkek arasındaki toplumsal eşitsizliğin süregelmesi, feminizmin amacının kadının toplumdaki yerinin iyileştirilmesinin ve toplumda gerçek bir eşitlik durumunun sağlanmasına neden olmuştur. “Feminizm” kavramı altında sayısız hareket özetlenmiştir.(Kelimenin kökeni Latince “femina” ve onun Fransızca türevi olan “Feminizme” kelimesinden gelir.)

“Aynı seviyede olma durumu, eşitlik, yani emansipasyon”dan anlaşılan (kadın ve erkek gibi) toplumsal gruplar arasındaki yaşam koşullarındaki eşitsizliğin asimile edilmesidir. “Eşit muamele” kavramından anlaşılan ise engelliler, hamileler gibi yaşam koşullarından muzdarip olan toplumsal grupların tüm yaşam alanlarında eşitlenmesi durumudur. Bu kavramlar, şans eşitliği ve insan haklarının temeli olan sosyal adaleti özetler.

 

 

 

ilgili haberler