Doğan Özdemir / Sanatçılar alıngan olur

Her insan fiziki olarak birbirine benzese de ruhsal ve beyinsel yönden aynı olamaz. Herkesin edindiği deneyimler, aldığı eğitim, yaşadığı coğrafya gibi çevresel özellikler onun kişiliğini geliştirir.
Beyin her canlıda bulunan gizemli bir organımızdır. Milyarlarca hücresi olup uyumlu bir çalışma içindedirler. Eğitimli insan, her hücreyi en iyi kullanabilen, değerlendirebilendir. Yaşamı sorgulayan, anlamaya çalışan, sorular soran ve yanıtlar arayan kişiler diğerlerine göre daha çok bilgiye sahiptir. Önemli olan bilgiyi biriktirmek değil, olumlu yönde değerlendirebilmektir.
Bazı insanlarda doğuştan özel yetenekler de olabilir. Çoğu kez farkına varılmadan körletilen bu yetenekler gün ışığına çıkamadan beynin kıvrımları arasında kaybolur gider. Burada en başta aileye ve öğretmene görev düşer. Çocuğu keşfetmeli, onu yönlendirmeli ve yeteneğinin dışa çıkmasını sağlamalıdır.
Okumak ve öğrenmenin elbette bir yaşı yoktur. Okul dönemindeki “zorunlu okumaları” bir yana koyarsak, önemli olan öğrendiklerimizin ışığında daha yeni şeyler öğrenme isteğimizin olabilmesidir. Bu nedenle olgunlaşma dönemindeki kişiler daha çok okumaya yönelirler. Beyinlerinde o güne kadar biriken deneyimleri ışığında eksik yönlerini daha kolay hisseder ve bunu tamamlamaya uğraşırlar. Hani klasik bir söz vardır: “Okudukça cehaletimi anlıyorum!…”
İşte beyninde değişik duyguların giderek yoğunlaşması sonucu olaylara ve dünyaya daha farklı açılardan bakabilen, bu bakışlarını ürettikleri bir “Eser” ile somutlaştırabilen kişilere ben “Sanatçı” diyorum. Sanatçı üretkendir. Beyni sürekli arayışlar içindedir. Bu nedenle de tavır ve davranışları bazen toplum içinde anlaşılamaz. Soğuk, yaklaşılmaz, anlaşılmaz, tepkisi kestirilemez diye yorumlanmaya açıktır. Aslında bunlar düşünerek yaptığı eylemler olmasa da beyninin her an doğum sancıları içinde olması onu öyle gösterebilir.
Sanatçı kırılgandır! Herkese davranıldığı gibi davranılması onu üzebilir. Daha farklı bir bakış açısı ve ilgi bekleyebilir. Alıngandır; eleştiriden fazla hoşlanmaz. Hele bu konuda kendisine rakip olacağını düşündüğü kişilerin söylemlerini kasıtlı bulup alınabilir. Bu, eğer aynı şeyi bir başkasına yapmıyor ise onun en doğal hakkıdır. Çünkü sanat ve sanatçı olmadan çağdaş uygarlık da olmaz!…
Herkesin kendine özgü bir dünyası olacağını biliriz. Bu durumda “Her insanın içinde ne aslanların yattığını, ne fırtınaların koptuğunu” da kabullenmemiz gerekir. “Kuzguna yavrusu pamuk görünürmüş” savsözünde olduğu gibi insanlar kolayına “yoğurdum kara” demezler. Öyleyse birisi emeğini ortaya koyarak bir şey üretmişse diğerlerine düşen onu alkışlamak olmalıdır! Evet; zor bir olay bu dediğim… Ama öncelikle kendimizin o eser hakkında ne derece donanımlı olduğumuzu sorgulamamız gerekmez mi? “Bilmediğini bilebilmek” en büyük erdemdir! Bunu unutursak bunları okumanın da bir anlamı kalmayacaktır.
İnsanların beyninde onlarca fikir harman olup saçılmaktadır. Bunlardan ürün olarak “ekinin danelerini” ayırabilmek ancak bir sanatçının yapabileceği iştir. Bu hiç de kolay değildir! Önce tüm fikirleri bir araya sentezlemek için toparlayacak, bunları değerlendirip bir harman yapacak, uygun bir rüzgârın esmesini; yani “Esin” gelmesini bekleyecek ve o anı yakaladığında harmanını savuracaktır. Böylece sap ile saman ayrılacak, verimli danelere ulaşacak, ortaya da bir eser çıkacaktır.
Şunu asla unutmamak gerekir; herkes her şey olabilir ama sanatçı olamaz!… Bu nedenle sanatçılarımıza saygı duyulması gerekir. Onları toplum içinde hak ettikleri yere koymayıp dışlar ve yok sayarsak “o ülkenin yaşam damarlarından biri kesilmiş” olacaktır!
Ve şunu da unutmamak gerekir: Herkes yeteneği ölçüsünde bir şeyler üretebilir, kimsenin ürettiği de diğerinin değerini düşürmez. Bir esere nasıl bakarsak öyle görür, öyle yorumlarız. Sanatçılarımızın da, sanatseverlerimizin de başkalarını hor görme hakkı olmamalıdır.
Şu anda Sinop’ta tüm Sinoplu sanatçıların bir araya getirilmesi amacıyla bir dernek kurulmuştur. SİYAŞAD; Sinoplu Yazarlar, Şairler Ve Sanatçılar Derneği. Her geçen gün üye sayısını artırmaya, her sanatçımıza tek tek ulaşmaya çalışılmaktadır. Yukarıda yazdıklarım da böyle bir dernekte her gruptan sanatçıların bir arada, birbirlerini destekleyecek ve saygı duyacak bir ortamda olabilmelerini sağlamak amacıyla yazılmıştır.
Daha yolun başındayız ve desteklerinizi bekliyoruz.

ilgili haberler