Erdoğan “Biz bu şehrin kıymetini bilmedik ,ihanet ettik,Ben de bundan sorumluyum”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Şehir ve STK zirvesinde konuştu. Konuşmasında İstanbul’a dair itiraflarda bulunan Erdoğan, yerel yönetimlere de mesaj verdi.

“Şehir sadece mekan değil, insanın hayata kendine ve etrafındaki tüm varlıklara dair taassumunun tecessüm etmiş halidir” diyen Erdoğan, “Bizim fikir dünyamızda medeniyet şehirdir, bizim için şehir de Medine’dir. Batı medeniyetine baktığımızda ise kurucu şehir misyonunu Atina ve Roma’nın üstlendiğini görürüz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:

“Kadim şehirlerin en önemli güzelliği, ana karakterlerini kaybetmeden yeniyi bünyelerinde eritmesi, özlerinden katarak yeniden yoğurmasıdır. İstanbul bu açıdan gerçekten müstesna bir şehirdir. Ama biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum.Bizim evlerimiz genişlese de gönüllerimiz daralıyor. Binalarımız yükseldikçe ufkumuz kararıyor.

“Medine’de çarşı ile cami medrese ile pazar yeri ölümle hayat bir bütündür. Şehrin merkezini mabetler oluşturur. Ulu caminin etrafını ise hanlar hamamlar bulunur. İslam şehirlerinde ihtişam ile sadelik, dünya ile ahiret iç içedir ve bir aradadır. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya her an ölecekmiş gibi uhraya… İşte gerçek bu.

İstanbul müstesna bir şehirdir ama biz kıymetini bilemedik. İstanbul’da tüm ihtişamıyla batı Roma’nın Bizans’ın izlerini görürken Medine’nin manevi değerine de şahitlik edersiniz. Dikey mimariden bahsetmiyorum ama…

Ben İstanbul’da çocukluğumu arıyorum. Turgut Cansever hocamız, ‘ecdad tüm ruhunu taşa ve ahşaba nakşetmiş’ derdi.

Estetikten incelikten medeniyet değerlerimizden yoksun ve tek düze mimari anlayışın giderek yaygınlaşmasından üzüntü duyuyorum. Benzer taş yığınlarının olduğu bir şehir… Maalesef maddi kaygılar hassasiyetlerin önüne geçiyor. Şehirlerimiz giderek milyonlarca insanın hep birlikte yalnız olduğu yerler haline geldi. Ne yazık ki böyle bir şehir atmosferinde hoşgörü de azalıyor.

Türkiye’de belediyeler iktidar olmanın ve iktidarda kalmanın kilididir. Yerel yönetim eğer bu yanıyla güçlü değilse hiçbir partinin iktidarda kalma şansı yok. 2019 yılındaki seçimlerin anahtarı Mart ayındaki seçimdir. Milletin bizden beklentisinin farkındayız. Kardeşlerim belediyelerde yönetimi devraldığımız ilk dönemde vatandaşlarımızın beklentisi alt yapı ile ilgili sorunların çözülmesiydi. Vatandaşımız yazın suların akmasını kışın temiz hava solumak istiyordu. İstanbul’da bazı medya grupları maske dağıtıyordu. Şimdi bu sorunların hepsini aştık. Şimdi bütün mesele gerçek anlamda bir Medine olma yoludur. Medeniyet yarışında yola çıkmaktır. Habitat zirvesinde sonuç bildirgesinde, dünyadaki en temiz şehirlerinden bir tanesi dediler. Tabi onlar 2 sene öncesini görmediler.

Alt yapı sorunların aştık, insanlarımızın beklentileri de değişmeye başladı. İnsanımız şimdi iyi ve kötü gününde yanında olunmasını bekliyor. Medine’deki belediyecilik anlayışı varya, kapıyı kilitlememek… Kimsenin hırsız içeri girer diye endişesi yoktu. Biz zekata muhtaç olanların olmadığı bir toplumu inşaa etmemiz lazım. Dünyanın değişik yerlerinde bunun olmadığı bir yeri inşaa etmemiz lazım. Vatandaşların taleplerini anlamak zorundayız. Bu hakikati ıskaladığınız anda geriye gidiş de başlamış demektir.

Bugün STK’lar 60 ülkeden buradalar. Tarih boyunca gücümüzü dayanışmamızı STK’lardan aldık. Türkiye belediye hizmetlerinden dış politikaya kadar yeni bir döneme giriyor. Bu süreçte STK’ların çok önemli gücü olacaktır.(odatv)

Jurnalci.com

ilgili haberler