Eyyy Avrupa al üyeliğini başına çal!

Avrupa Komisyonu’nun Komşuluk Politikası ve Üyelik Müzakereleri’nden sorumlu Avusturyalı üyesi Johannes Hahn, Türkiye’nin üyeliğinin askıya alınmasının sözkonusu olabileceğini öne sürmüş…

Yargının bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, işkence ve kötü muamelenin önlenmesi, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, genel ekonomi ve iş ortamı ve kamu hizmeti gibi alanlarda “geriye gidiş” olduğu kaydedildi.

Tabi Avrupa bilmez; üyeliğin askıya alınması gibi blöfleri biz yemeyiz…

Onlar Türk tipi demokrasi, Türk tipi başkanlık, Türk tipi anayasa, Türk tipi seçim, Türk tipi adalet nedir nereden bilecekler?

Daha bunlar Türk şamarı yememişler…

Cebinde tırnak çakısı bile olmadan koca koca tankları durdurup demokrasi nöbetleriyle milli iradeye darbenin önüne geçen topluma sökmez böyle tehditler… Komiser Hahn, tüm dünyaya kafa tutan çılgın projelerimize olan kıskançlığını örtmek için sözde insan hakları, ifade özgürlüğü, iş ortamı ve kamu hizmeti alanlarında geri gidiş olarak değerlendirmeler ışığında görüş bildirdiyse şayet, bunun bizdeki açıklaması şudur; durmak yok yola devam, demek doğru yoldayız!

“Eyy Avrupa, al üyeliğini başına çal, üyeliği senden mi öğreneceğiz…” desek ne yapacaklar?

Kıvıracaklar…

Tüpte gaz kaçağını bile çakmakla kontrol eden milleti askıyla mı korkutacaksınız?

Bizim İstiklal Marşımız bile Korkma diye başlıyor…

Tamam, bazen sıkıntı yaşıyoruz… İçeride didişiyoruz, seçimlerde birbirimize kavgada söylenmeyecek en galiz hakaretleri ediyoruz ama… Neticede Kılıçdaroğlu gibi, Bahçeli gibi kanaat önderlerimiz sayesinde meydanlarda hırsız soysuz harami vatan haini diye suçlasak da bir araya gelip kahkaha tokuşturup düşman çatlatıyoruz…

Biz sizin kuyruk acınızı biliyoruz…

Bir zamanlar üç kıtada at koşturan ecdadımızın torunları olarak kefenlerimizi giyip sınır boylarına bir yığılırsak görürsünüz Tuna Nehrini de Viyana’yı da…

Herkes kapısının önünü süpürsün ve canımızı sıkmasın…

Ya adam gibi açın şu fasılları…

Ya da siz bilirsiniz!

MYD/Halkın Şamarı