Yazarlar

Falcı – Nazan Bozan

Paylaş:

Elinde tuttuğu minik kahve fincanına bakan falcının dudaklarından dökülecek her sözcüğü dikkatle dinliyordu.

Falcı kadının söyledikleri ile dünya ya duracaktı ya da coşkuyla yeniden dönmeye başlayacaktı.

Kalbi küt küt atıyor güzel yorumlar duyabilmek için dua ediyordu.

Uzun zamandır hep bir yerlere, birilerine yetişme telaşı; hayatının her saatinin programlara bölünmüş olması, yaptıkları, yapacakları üstüne üstüne gelmiş yakın zaman içinde covid 19 nedeniyle bir çok arkadaşını ebedi yolculuğuna uğurlamış, yenik düştükleri olmuş, hayatından çıkması gerekenlerle vedalaşmış ama tüm bunların onda yarattığı hasarı hesap edememişti.

Gözlerini tavana dikti. Gecenin kaçıydı bilmiyordu.

Sadece hatırladığı tüm dünyanın karardığı ve döndüğüydü.

Zorlukla banyoya gidebilmiş, bulanan midesi rahatlayana kadar kusmuş, sürüne sürüne yatağına gelmişti.

Hiç birşey düşünmek istemiyordu, gözlerini kapatmak ve huzurlu bir uyku ile buluşmaktı amacı.

Son günlerde durmadan çalışıyor, oradan oraya koşturuyor, yeni yazacağı kitap için röportajlar yapıyor, gece eve geldiğinde aldığı NLP eğitimi için ders alıyor,  zoom toplantılarına giriyor, bir gün anne kimliğiyle, bir diğer gün iş kadını, bir sonraki gün yazar, ondan sonraki gün sevgili, bir başka gün sırdaş bir arkadaş oluyor yaşam koçu olarak başkalarının hayatına dokunuyor ama kendine hep geç kalıyordu..

Gözlerini dikmiş hastane odasından dışarıyı dinlerken ne kadar yorgun olduğunu düşünüyordu.

23 tansiyon ile hastaneye getirilmiş, gündüz hastaneden ayrılışının üstünden 8 saat geçmeden yine bir ambulans ile hastaneye taşınmıştı..

Doktor meraklı gözlerle gözlerini gözlerine dikmiş soruyordu.

“Onca stres, onca travma yaşamış olmanız gerekir bu hale gelebilmeniz için”…..

Ne demeliydi, bilemiyordu.

“Nedir sizi bunca üzen” diye soruyu tekrarlayan doktora küçük bir gülümseme ile “Hiç birşey doktor bey” dedi.

“İnanın yok bir şey”

 

“Yok bir şey “…… Bir kadının kurduğu en tehlikeli cümleydi aslında.

“Yok” kelimesinin altı hiçbir cümlede bunca dolu olamazdı. Yaşanmışlıkların mutluluğu sevinci kadar yaşanmaması gerekenlerin de acısı ve pişmanlığı vardı.

Bazen ciğeri beş para etmez kişiler için yapılmış fedakarlıklar, bazen de canınızı verecek kadar değerli olanlarımız için yapamadıklarımız. Herkese yetişip kendimize geç kalmamız vardı o “Yok bir şey” cümlesinde.

Yaralarımız, acıyan yanlarımız, pişmanlıklarımız vardı. Doktorun beyaz önlüğü karardı, oda karardı, herşey karardı….. Sonrası…..

 

Sonrası….. Soğuk bir hastane odasında elinde bir enjektör ile flulaşan hemşire ve kolunda duyduğu acı oldu.

Başı çatlıyordu ağrıdan, hareket ettikçe beyni yerinden çıkıyordu, işin en kötü yanıysa ağzını bile açamayacak kadar kötü hissediyordu kendini..

Odada tekrar beliren doktora baktı. “Nasılsınız” diye soruyordu.  Nasıl mıyım????

‘Üzerinden bir tank filosu geçmiş ama hayatta kalmış, ne olduğunu anlamaya çalışan kadın gibiyim’ demek istiyordu  da bunları nasıl bir araya getirip söylemeliydi.

Yine sadece gülümsedi “İyiyim” dedi.

Tam bir yıldır öylesine hızla değişen bir yaşam içinde bulmuştu ki kendini hep bir yerlere yetişmek gerekliydi.

Ve kendi yaşamı ona ait bir yaşam olmaktan çıkmıştı. Toplantıları vardı yetişilmesi gereken, randevuları vardı kaçırılmayan, görüşmeler yapılmalı, yazılar yazılmalı, kitaplar tamamlanmalıydı. Aktiviteler gerçekleştirilmeli, görüşmeler sonlandırılmalı, danışanların çözümü bulunmalıydı…

Peki bunca koşuşturma içinde ne zaman yaşanmalıydı??? Soluklanmalı, en sevdiği pisicikkk dediği kızıyla keyif alarak kahve içilmeli, arkadaşlar ile yemeğe gidilmeli çakırkeyif olunmalı gecenin sonunda solistten “Sakın bir söz söyleme , yüzüme bakma sakın” diye “İntizar” istenmeli son kadeh hep Simyacı’ya kalkmalıydı.

Pazar sabahları kır bahçelerinde sevdikleri ile kahvaltı edilmeli, fonda Nilüfer “Erkekler Ağlamaz” demeli gecenin kör karanlığında Simyacı ile yollara düşülmeli 12 saatlik bir Mordogan ziyareti yapılmalı, geceleri Simyacı’nın güven kokan kollarında uyumalı, güne şahane bir gülümseme ile başlanmalıydı…

Elimi tutuyor doktorum “Rahatla, sakinleş, takma her konuyu, tüm işleri bitirmesi gereken sen değilsin” diyor.

Elimi sımsıkı tutan bu ele bakıyorum.

Ne çok şey bekliyorum ondan.

İlk kez kendi sağlığımı bu kadar ötelediğimi fark ediyorum. Elimi bırakmıyor, sımsıkı tutuyor, güven duymamı sağlıyor. “Şimdi sakinleş ve biraz uyu” diyor.

Söz dinliyorum.

Uyandığımda kendimi biraz daha iyi hissediyorum. Uzun zamandır ilk kez bu kadar çok uyumuşum, vücudum dinlenmiş, o hiç sevmediğim hastane odasında da olsam daha iyiyim.

“2 vakte kadar iyi olacaksın güzel kızım” sözcükleri ile gülümsüyorum yeniden. Bir fincan içinde gördüklerinden yola çıkarak yorum yapan falcı kadının yüzündeki ışıltı ile karşılaşıyorum“emde ayat sana bundan sonra çok güzellikler getirecek a kızanım” diyor.

“Senin var mı bir sevdiğin” sorusuna küçük bir kız çocuğu gibi başımı sallayarak yanıt veriyorum.

Gözlerini bana dikiyor o kömür karası gözlerinde bir ışıltılı beliriyor “hah işte o da seni sever be kızanım sen iyileş bir an önce bak ne güzel şeyler olacak” diye ekliyor.

Ahh hayat … Umarım falcı kadının söylediği kadar güzellikler getirirsin ömrüme. Doktoruma göre bir süre kalkmadan yatmam gerekse de önümüzde kutlanılacak bir 14 Şubat var, yapılacak bir dolu sevgililer günü röportajı ve benim geleceğe dair umutlarım..

Şimdilik yataktan kalkmadan yaşamayı gerektiren bir halde olsam da, nice kömür gözlü güzel yürekli kadınlar var yarınlar için yorum yapan.

Bir yanda elimi sımsıkı tutan doktorum, diğer yanda “a be kızanım” diye kömür gözleri ile hastane koridorlarında umut dağıtan kadın. Bundan sonra ziyaret edilecekler listeme her ikisini de sevgiyle kattım.

Biri hayatıma yeni baştan başlamam için elimi tuttu, diğeri bir kahve fincanında umut dağıttı.

Kim korkar Vertigo’dan.

Hazırlan hayat yeni bir Nazan geliyor…

Paylaş:

DEKTROZ MONOHİDRAT

Dekstroz monohidrat, bir molekül kristal suyu içeren, saflaştırılmış ve kristallendirilmiş D-glikozudur. Nişastanın hidrolizini takiben yapılan saflaştırma, evaporasyon ve kristalizasyon gibi işlemlerin sonucunda elde edilmektedir. Saf haliyle 100’lük bir dekstroz eşdeğerine sahiptir , bu da %100 saf dekstrozun başka maddelerle bir karışımın olmadığını gösterir.

Anhidrus ve monohidrat olmak üzere iki türü olan dekstrozun monohidrat türü; nişastanın hidrolizini takiben yapılan saflaştırma, evaporasyon ve kristalizasyon gibi işlemlerin sonucunda elde edilmektedir. Dekstroz anhidrusun elde edilmesi ise,  60 oC'nin üzerinde ürünün yeniden kristalize edilmesiyle gerçekleşmektedir.

Yüksek glisemik endeksi nedeniyle sindirilmesi kolay , tüketmek için güvenli ve uzun raf ömürlüdür. Fermente olabilen bir karbonhidrat kaynağı olan dekstroz ekonomik bir şeker kaynağıdır.

Fırıncılık ürünlerinde maya besin yeri bileşeni olarak görev yapan dekstrozun olmaması durumunda mayalar, hamurun kalitesine doğrudan etkileyecek şekilde nişasta ve gluteni kendilerine besleyici bileşen olarak kabul etmekte, bu durumda mayalama sürecinde önemli gecikmelere yol açmaktadır. Eğer maya besini olarak şeker kullanılırsa, maya tüketmeden önce bunu dekstroza dönüştürmek ihtiyacı duymaktadır. Bu durum, daha fazla miktarda maya kullanımına da yol açmakta, sonuçta fırınlama öncesi uzun süreli bekletmeden kaynaklanan ekmek somununun solgun ve tazelik kaybı yaşamasına da neden olmaktadır.

Fermente olabilecek bir karbonhidrat olan dekstroz, karbondioksit için de en ekonomik kaynağı oluşturmaktadır. 

Hazır gıda ürünleri, süt ürünleri, karbone edilmiş içecekler, reçel ve jölede de yaygın şekilde kullanım alanı bulan dekstrozun sukroza göre en büyük avantajı, ılımlı bir tatlılığa sahip olması ve gıdaya özgü aromayı yok etmemesi ve sukroz kadar güçlü koruyucu etki göstermesi sayılabilmektedir. 

Karbonhidratlar içerisinde tek şekerli (monosakkarit) olan dekstroz, yüksek enerji kapasitesi sebebiyle, enerji içeceklerinde ve serumda yüksek oranda kullanılır. Dekstroz, oldukça hızlı emilme ve kana karışma özelliğine sahiptir.

Doktorlar, dekstroz monohidratı küçük çocukların beslenmesi, diyabetik hastalarında insülin şoklarına karşı, obezitenin tedavisinde, daha fazla fiziksel faaliyet gösterilen durumlarda kan şekeri düzeyinin ayarlanmasında kullanılmaktadır.

Bu özelliklerden dolayı dekstroz monohidrat, uygun vitamin ve minerallerle formüle edilerek fiziksel stres gibi durumlarda kullanılan preparatların bileşiminde yer almaktadır. 

Humektant olması, higroskopitesi ve sıkıştırılabilirlik gibi fonksiyonel özelliklere sahip olan dekstrozun anhidrat türü ise, düşük nem düzeylerinin sürdürülmesi gereken ürünlerde serbest suyu kontrol etmektedir.

Dekstroz, dehidrasyon tedavisinde de kullanılır. Vücutta metabolize edilip kaybolur ve serbest kalan su, hücre dışı ve hücre içi sıvı kompartmanındaki eksikliği tamamlar. Birincil su eksikliğinde, eksikliğin derecesine göre 3 litre veya daha fazla vermek gerekebilir.

Pars alüminyum tozu,pars bakır tozu,Pars Çinko Tozu,Pars Grafit Tozu,Pars Kurşun Tozu,Pars demir tozu,pars kurşun oksit,pars kurşun oksit sülyen,pars kurşun oksit mürdesenk,pars fire assay flux,pars nitrik asit,pars hidroklorik asit,pars sülfürik asit,pars hidrazin hidrat,pars kaolin,pars sepiyolit,sunsep,sundiyo,sunmag,pars zeolit,pars 67 mangan dioksit,pars85 mangan dioksit,hadjin yılan kovucu,parsvet yara tozu,pars lime sülfür,nanotozlar,yemkat.com,sunshield kaolin,sunshield sıvı kaolin,pars silisyum karbür,silisyum karbür,dmr74 mangan dioksit,pars magnezyum sülfat,pars magnezyum sülfat anhidrat,pars magnezyum sülfat monohidrat,pars magnezyum oksit,pars bakır sülfat,pars demir sülfat monohidrat,pars kalay sökücü,pars nikel sökücü,süren vollastonit tozu,pars volfram  tozu,pars molibden tozu,pars antimon oksit,pars potasyum hidroksit,pars potasyum silikat,kimyadeposu.com,claypacks.com,demsil silikajel,demsil kil paketi,demsil nem alıcı,nemal nem alıcı,pars sodyum metabisülfit,pars sodyum bisülfat,pars magnezyum nitrat,pars sodyum persülfat,pars kalsiyum sülfat,pars kalsiyum sülfat dihitrat,pars hayvan altlığı,pars sodyum lignosülfonat,pars maden tozları,pars metal tozları,pars yem katkıları,pars nanotozlar,pars çinko oksit,sunshield sıvı kaolen,süren titanyum tozu,pars bakır oksit,demsil silikajel,süren otocam çizik giderici,pars seryum oksit,süren ferro vanadyum tozu,pars spekülarit,süren bit-pire kovucu,süren bakır tozu,süren teknoloji,bakır tozu,

DMRSÜREN KİMYA LTD.ŞTİ

05523307100-05325466184

www.kimyadeposu.com-www.nanotozlar.com-www.claypacks.com,www.potasyumsilikat.net

www.netyerim.net,www.dmrsuren.com,www.magnezyumoksit.com,www.nanomikron.com

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu