Karamollaoğlu’ndan KHK tepkisi:”Kanun yerine kararnameler, Meclisin yerine saray”

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 696 sayılı KHK’da yer alan ve “sivillere yargı muafiyeti”getirildiği iddia edilen düzenlemeye tepki gösterdi. Karamollaoğlu KHK’ya ilişkin, “Herkes biliyor ki; bu tür kararnameler, yarın beklenmeyen ve istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bu ülke geçmişte kendisini devlet yerine koyan ve devlet adına iş yapmaya çalışanlardan çok çekmiştir” dedi.

Temel Karamollaoğlu, şöyle konuştu:

“Kanun yerine kararnameler, Meclisin yerine saray, 80 milyonun iradesini maalesef bir kişi üstlendi. Binlerce insan bir kararname ile ihraç edilir, işinden, aşından olur duruma geldi. Devasa kuruluşlar bir kararname ile kapatıldı. Anayasa ile teminat altına allınmış temel hak ve özgürlükler bir kararname ile rafa kaldırılıyor. Bu yüzden bizim 2018 yılına ilişkin ilk temennimiz, OHAL’siz bir Türkiye’ye kavuşmaktır. Çünkü esas olan bir kişinin, külliyenin iradesi değil, Türkiye’nin iradesi olmalıdır. Ne yazık ki bu hükümetin ne anayasaya ne de yasalara hiç mi hiç saygısı yok. Aslında bütün KHK’lerin bir ay içinde Meclise sevk edilmesi gerekir. Bu, usul eksikliklerinin giderilmesi için de elzemdir. Bir konu Mecliste müzakere edildiği zaman olgunlaşır. Ve hükümet Mecliste çoğunluğu elde bulundurduğu için de her zaman bu kararnameleri çıkarma imkânına sahiptir. Fakat ne yazık ki buna itibar edilmiyor. Bazıları tarafından kanun hükmünde kararnameler yerine, ‘karun hükmünde kararnameler’ gibi ifadeler kullanılmış. Tabi bu üzücü bir hadise. Bunu biz böylece söyleyip geçiyoruz, ama bu zihinlerde bir iz bırakıyor. Hiçbir ülke, bir kişinin Mecliste müzakere edilmeden alacağı kararlar ile idare edilir hale gelmemeli. Gelirse sonu felaket olur. Kendileri için de millet için de zararlı olur. Çünkü müzakere edilmeyen her kararname, her kanun eksikliğe açıktır.”

Temel Karamollaoğlu, “Abdullah Gül’ün KHK ile ilgili çıkışını nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklinde yöneltilen soruya ise şu yanıtı verdi:

“Abdullah Gül’ün açıklaması çok önemli bir açıklama. Abdullah Bey, Ak Parti’nin kurucuları arasında, fikir babaları arasında. Her noktada kedisi ile anlaşmayız doğrudur, ama bir tavrı var. Ve aynı şekilde bu hükümete bir ikazda bulunuyor; ‘Burada bir sorun var, bu sorun ileride yanlış anlamalara vesile olabilir. Bundan dolayı birtakım olumsuz gelişmeler yaşanabilir, buna dikkat edin’ diyor. Kendi içlerinden birisinin bunu söylemiş olmasını ben önemsiyorum ve iktidarın da önemsemesi gerektiğine inanıyorum.”

Tek tip kıyafet kararını da eleştiren Karamollaoğlu açıklamalarına şöyle devam etti:

“Pazar günü yayımlanan KHK ile gelen bir başka düzenleme ise FETÖ sanıklarına getirilen tek tip elbise düzenlemesidir. Tek tip kıyafet zorunluluğunu bu ülke 12 Eylül’de kısmen tecrübe etti.  Tek sonucu dünya kamuoyunda Türkiye’yi daha da itibarsızlaştırmak oldu. Bugün de aynı hataya düşülüyor. Kaş yapayım derken göz çıkarılıyor. Tek tip elbise ne adaletin, ne devletin ne de milletin işine yarar, ancak ve ancak FETÖ’nün işine yarar; Türkiye’yi uluslararası kamuoyunda itibarsızlaştırmak isteyen lobilerin işine yarar. Bu ülkeye ihanet etmiş, darbe teşebbüsünde bulunmuş kim varsa en ağır biçimde cezasını çekmelidir. Lakin bu süreç yürütülürken en azami hassasiyet ve en doğru metot seçilmelidir. Bugün Türkiye döviz sıkıntısı çekiyor. Çin bankalarında kredi arıyoruz. Yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelmemekte ve hatta var olan da kaçmaktadır. Hükümet bunun sebebini kendisine sormak zorundadır. OHAL ve KHK ile yönetilen, bir kişinin iki dudağının arasındaki talimatlarla idare edilen bir ülkeye yatırımcı gelmez, çünkü kendisini güvende hissetmez. Bu yüzden bir kere daha uyarıyoruz; Türkiye Cumhuriyeti’nin KHK’larla ve OHAL ile daha fazla yönetilmesi mümkün değildir. Bu gidiş ekonomimizden adalet sistemimize bütün kurumlarımızda yaşanan krizi derinleştirmektedir. Bir an önce kendinize gelmez, akl-ı selim ile hareket etmezseniz bunun sorumluluğundan da kurtulamazsınız.”

Jurnalci.com

ilgili haberler