Kılıçdaroğlu’ndan Diyanet İşleri Başkanı’na:”Vatan hainini hangi gerekçeyle ziyaret ettin”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP Grup toplantısındaki konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından önemli bölümler;

Dünün Mevlid Kandili olduğunu hatırlatarak Hz. Muhammed’in adalet anlayışından örnekler verdi. ‘Şimdi parası olan mahkemenin önünden bile geçmiyor. (Hükümeti kastederek) Bunlar adalet dağıtamazlar. Kışlaya, adliyeye siyaset sokmayın demiştim.

Bizi dinleyen herkese selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. 81 milyon vatandaşımıza en içten dileklerimi sunuyorum. Bizim görevimiz 81 milyonu kucaklamak, bizim görevimiz kimliği, inancı ne olursa olsun 81 milyonu kucaklamaktır, onlara güzel bir gelecek hazırlamaktır.

Eksiğimiz olursa, yanlışımız olursa söyleyin. Biz başkaları gibi değiliz, insan olduğumuzun bilincindeyiz. Yanlışımızı, hatamızı kabul ederiz.

Parası olanlar, siyasi arkası olanlar hapisanenin önünden bile geçmiyor, derhal takipsizlik kararı veriyor. Garipler içeride, fakir fukara içeride, akademisyen içeride. Diğerlerinin tamamı dışarıda, en son parası bol FETÖ’nün elebaşı biri vardı. Savcı takipsizlik kararı verdi. Niçin parası var, niçin dayısı var diye. Adaleti bunlar dağıtamazlar.

Çocuklarımıza 23 Nisan’ı armağan ettik ama çocuklarımızın geleceği için çok endişeliyiz. Çocuk hakları günü ama Yemen’de çocuklar açlıkla mücadele ediyor. İslam dünyası sesiz. Acı olan da bulur.

Erdin Bircan’ı sonsuzluğa yolcu ettik. Ailesine başsağlığı diliyoruz. Cenaze töreni sırasında dün hocamız, bu ülkeye hizmet etmiş, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları olmak üzere, hayatını kaybetmiş bütün devlet büyüklerimize Allah’tan rahmet diledi. İşte bir din adamı böyle olur. Bir din adamının böyle bir ortamda, fesli Kadir’in bulunduğu bir ortamda, bunu dile getirmesi son derece anlamlıdır. Bu hocamız ayrımcılık yapmıyor, herkesi kucaklıyor.

Mevcut diyanet işleri başkanı inanç ve siyaseti bir araya getiriyor. Bir vatan hainini gitti yerinde ziyaret etti, vatan haini. Bu Fesli Kadir, bir vatan haininin ötesinde biri. Erdoğan’ın akıl hocası, defalarca kendisi söylüyor zaten. Gidip Erdoğan’a düşüncelerimi aktarıyorum diyor. Buna vatan hainini hangi gerekçeyle ziyaret ettiniz? İnsani gerekçeyle hangi şehit evini, hangi gazi evini ziyaret ettiniz? Edep sahibiysen, ahlak sahibiysen bayrağına vatanına saygın varsa o koltuktan ayrılacaksın. Nokta!

Eğer adaleti dağıtanlar adaletsizlik yaparlarsa adalet çürümüş olur. Toplumu içten içe çürütür. Bunların hiçbirisinin kaçacak yeri yok, suç işlemediler ki kaçsınlar. Evlerini sabahın köründe basıp, bu kişileri alıp götürmek ne demektir? Sonra da diyecekler ki “Bizim ülkemizde demokrasi var.” Osman Kavala 13 aydır tutuklu, tek kişilik hücrede. İddianame yok, suç yok, evleri basıyorlar ki belki delil buluruz diye. Gezi olaylarından intikam almaya çalışıyorlar.

Gezi olayları bu ülkenin demokrasi sesidir. Gezi’den intikam alamazlar. Gezi’de bu ülkenin gençleri bir diktatöre diz çöktürdüler. Hangi suçu arıyorsunuz siz?”

Neden gerekçe bulamıyorsunuz Osman Kavala’ya? Eren Erdem de haksız yere içeride. Avukat Selçuk Kozağaçlı o da haksız yere içeride. Biz adaleti savunuyoruz. Bizim bilmediğimiz suçları varsa adalet çatısı altında yargılanırlar. Suçsuz insanları hapse atıp acaba nerede delil bulacağız diyorsanız burada adalet yoktur

Neden gerekçe bulamıyorsunuz Osman Kavala’ya? Eren Erdem de haksız yere içeride. Avukat Selçuk Kozağaçlı o da haksız yere içeride. Biz adaleti savunuyoruz. Bizim bilmediğimiz suçları varsa adalet çatısı altında yargılanırlar. Suçsuz insanları hapse atıp acaba nerede delil bulacağız diyorsanız burada adalet yoktur. Böyle bir ülkede korku egemen olur, insanlar üretemezler, gazeteciler özgürce yazamaz, ülkenin beyinleri yurtdışına gider, yatırımcı yatırım yapmaz. Türkiye bugün sağlıklı üretim yapamayan ülke konumundadır.

Eğer saman, pirinç, canlı hayvan, nohut, zeytinyağı ithal ediyorsak bu ülkede üretim durmuş demektir. 278 milyar lira çiftçiye destek verilmesi gerekiyordu, 123 milyar verdiler. Çiftçinin hakkı çiftçiye teslim edilmedi. Kimse korkudan dava açamadı. Zamlar arka arkaya geliyor, çiftçi daha henüz tam farkına varamadı. Şeker fabrikalarını özelleştirmeyin dedik, burada binlerce işçi çalışıyor dedik. İşçi çıkarmayacağız dediler, Erzurum’da çıkardılar ilk. Bursa’da, Çorum’da şeker pancarı toplanamıyor. Çiftçi mağdur olduk diyor, neden karşı çıkmadın özelleştirmeye? Senin hakkını sonuna kadar biz savunacağız. Eti biraz daha az yersek sorun çözülür diyor Tarım bakanı. Bu sözün üstüne ne diyelim biz? Saraydan beslenenler milletin hangi tabloyla karşı karşıya olduğunu bilmiyorlar. Sanki millet 24 saat et tüketiyor. Millet gramla et alıyor, o da bulabilirse. Özelleştirme bu memlekete hiçbir yarar getirmedi. İDO’nun tablosuna bakınız. İstanbul’la övünüyorlar, İDO 2011 yılında özelleştirildi. Gerekçesi şuydu: Bu parayla Sarıyer’e, Beykoz’a metro yapılacak dediler. Yapıldı mı? Hayır.

Özelleştirme bu memlekete hiçbir yarar getirmedi. İDO’nun tablosuna bakınız. İstanbul’la övünüyorlar, İDO 2011 yılında özelleştirildi. Gerekçesi şuydu: Bu parayla Sarıyer’e, Beykoz’a metro yapılacak dediler. Yapıldı mı? Hayır. İstanbullu şunu sormalı: Bu para nereye gitti?25 yıldır istanbul’u yönetiyorlar, 20 yıldır İstanbul’un hangi sorununu çözdüler? Her sorunu büyüttüler. İDO’da yüzlerce işçi kapının önüne konacak. AKP demek enflasyon demektir, işsizlik demektir, hayat pahalılığı demektir.

Fabrikaları satarak yani özelleştirerek hapishane yapan dünyada tek iktidar Türkiye’de. AKP demek enflasyon demektir, işsizlik demektir, hayat pahalılığı demektir. Telekom’u sattılar, bankaları sattılar, Adıyaman’ın tütünü yok ettiler. Noldu?”

Geçen günlerde Meclis’in çatısına biri çıktı, işsiz, intihar etmek için. Yeter artık diyor, bir AKP’li vekil 10 bin lira teklif etti. Bu bir insanın onuruyla oynamaktır! O adam dilenci değil, iş istiyor. Alın teriyle kazanmak istiyor. 2 çocuğum var, evime ekmek götüremedim diyor. İktidar bu işsizin derdini düşünüyor mu? Gazetelere kızıyorlar bunları yazıyorlar diye.

Bursa’da bir tekstilci diyor ki, işler geriye gitmeye başlayınca 10 kişiden 8 kişiye düştük. En son dayanamayıp kapatmak zorunda kaldım. Buradan cumhurbaşkanına sesleniyorum, gerçekten zor durumdayız, evde ekmek bekleyen ailem var. Suriyelilerden şikayet ediyorlar, vergi vermezler, vergi levhası asmazlar, hastaneye gidince para ödemezler, seni ise açlığa ve yoksulluğa mahkum eder.

Jurnalci.com

ilgili haberler