AktüelGüncelTürkiye

THK’nin hurda denilen uçaklarıyla AB’den yardıma gelenler arasında ‘Beş kova su’ farkı var

Paylaş:

THK'nin hurda denilen uçaklarıyla AB'den yardıma gelenler arasında 'Beş kova su' farkı var

Türkiye günlerdir orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Binlerce hektarlık alan yok olurken yangın söndürme uçak sayısının yeterli olmaması nedeniyle iktidara tepki gösteriliyor. Yangınla mücadele eden Türk Hava Kurumu’nun (THK) 219 yılında ihale dışı bırakılmasıyla ilgili eleştiriler sürerken, Avrupa’dan üç uçak gönderilmesi kararıyla tartışma devam etti.

Avrupa Komisyonu, devam eden yangınlarla mücadeleye destek olmak amacıyla Hırvatistan’dan 1, İspanya’dan ise 2 Canadair uçağının Türkiye’ye gönderilmesi kararı aldı. Sosyal medyada, Türkiye’nin elinde de ‘aynı tip’ uçak olduğu belirtilerek bunların havalandırılmamasına tepki gösterildi.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, Avrupa Komisyonu’nun gönderdiği uçakların üçü de Canadair CL-415 modelinden oluşuyor. Türk Hava Kurumu (THK) Gökçen Havacılık’ın sitesinde yer alan bilgilere göre ise Türkiye’de yangın söndürme uçak filosunda 11 adet M-18 Dromader, 9 adet de Canadair CL- 215 model yangın söndürme uçağı bulunuyor.

THK’nin eski yöneticilerine göre Avrupa Komisyonu’nun gönderdiği CL-415 tipi uçaklar ile onarılmadığı için kullanılmayan Türkiye’deki CL-215 modeli uçaklar arasında çok fazla fark bulunmuyor. Yöneticiler bir an önce gerekli adımların atılıp Türkiye’deki CL-215 modeli uçakların yangınlarla mücadelede devreye sokulması gerektiğini belirtiyor.

THK eski Merkez Denetleme Kurulu Başkanı Bayram Duman’a göre Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’ye gönderdiği uçaklar ile THK bünyesinde olan fakat gerekli adımlar atılmadığı için havalanamayan uçakların arasında kapasite anlamında çok fark bulunmuyor. Duman, CL-415’in, CL-215’in bir üst modeli olduğunu ifade ediyor.

“Avrupa’nın yolladığı uçaklarla bizdeki onarılmayan uçakların farkı yok” diyen Duman, iki farklı model arasındaki ayrımı ise şu ifadelerle açıklıyor:

“Bizdeki Candair CL-215’ler ile Avrupa Komisyonu’nun gönderdiği CL-415 arasında çok bir fark yok. Aynı tiptir. Motor gücü farkı vardır. İkisinin işlemi aynıdır. Aldığı su miktarları farkı da hemen hemen aynıdır. CL-215’ler 5 bin 346 litre, CL-415’ler de 6 bin 137 litre su kapasitesine sahiptir. CL- 415’ler jet motorlu, CL-215’ler de piston motorludur.”

“Bizim elimizdeki CL-215’ler de düşük masraflarla CL-415’e çevrilebilir. CL-415’in motorları takılabilir. Elimizdeki CL-215’e ‘antika’ diyorlardı ama bunlar birbirine yakın uçaklar. Aralarında fark yok, hatta elimizde olan CL-215’ler daha iyi uçaklar. İki uçak arasındaki fark beş kova su. Avrupa’nın yolladığı uçaklarla bizdeki onarılmayan uçakların farkı yok.”

THK bünyesinde yer alan 9 adet CL-215 tipi uçakların 2’sinin havalandırılması için talimat verildiği yönünde duyum aldığını belirten Duman, “Yangın çıkalı beş gün oldu. Benim aldığım net bilgi, iki uçağımız talimat gelirse beş gün içerisinde havada olur” ifadelerini kullandı ve elde olan CL-215 model uçakların havalanması için gerekli sürelere dair şunları kaydetti:

“İki uçak beş gün içerisinde talimat verildiği anda kontrolleri yapılıp uçuşa hazır hale gelir. Bir uçak parçaları geldiği anda yedi günde uçuşa hazır olur. Üç uçak yıllık bakıma hiç girmedi, bunların da sisteme girmesi için parçaları geldiği anda 20 ile 30 gün içerisinde uçuşa hazır hale gelir. Üç uçak da motor ve iniş takımları takıldığı anda, o biraz sürer, altı yedi ay içerisinde onarılır uçar hale gelir. Bu sayede dokuz uçağımız olur. “

Sosyal medyada yangın uçaklarına ilişkin dile getirilen tepkilerin haklı olduğunu belirten Duman, “İnsanların, ‘Elimizde uçak varken neden Avrupa’dan aldık’ tepkisi haklı. Elimizde uçak var. Beş günde havalanabilecek uçakları neden havalandırmadınız? Elinde bir hafta içinde havalanabilecek üç uçak varken beş gündür neden havalandırmadınız? Bu inatlaşma niye? Elimizdeki uçaklar neden faal edilmiyor?” ifadelerini kullandı ve bir an önce adım atılması gerektiğini söyledi.


Avrupa Komisyonu tarafından gönderilen CL-415 tipi uçakların bakımlı halde olduğunu, Türkiye’de bulunan CL-215 modellerinin de bakımlarının yapılması halinde uçabileceğini belirten eski THK Genel Başkanı Erdoğan Karakuş, “Uçak miktarı ne kadar fazla olursa o kadar iyidir” ifadelerini kullandı.

THK bünyesindeki uçaklara ilişkin inceleme yapılması gerektiğini belirten Karakuş, “Bir yıl önce THK kayyım başkanı, ‘Uçakların dört tanesi hazır, beşinci için 150 bin dolar, altıncı için 150 bin dolar verildiği takdirde havada’ diyor. Bir sene sonra ‘4 milyon dolar olursa uçar’ diyor. 4 milyon dolara çıkış nedeni ne? Hangi parçalar değişecek? Ancak bir inceleme sonucunda bu ortaya çıkabilir” diye konuştu.

Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde üç fabrika olduğunu, onarılmayı bekleyen yangın söndürme uçaklarının yapılacak bir düzenlemeyle burada onarılabileceğini belirten Karakuş şunları kaydetti:

“Ben teklif ediyorum. Türk Hava Kuvvetleri devreye girsin. Onların üç tane bakım fabrikası var. Bir an evvel bu işi yürütsün. Onların teknik kapasitesi fevkalade yüksek. Görevden alınan THK personeli ve pilotları da işe geri alınsın. Benim gördüğüm kadarıyla sayın cumhurbaşkanına ve sayın bakana devamlı yanlış bilgiler geliyor. Yok efendim motorlarda kuşlar falan var diyor sayın bakan. Cumhurbaşkanı da uygun uçağımız yok diyor.”

“Ben oraya genel başkan olduğumda az çok bu işlerin insanı olduğumuzdan yönetimine tuğgeneral de almıştım. Yine bakımcı arkadaşlarım vardı. Yönetimi böyleydi. İlk geldiğimde uçakların uçması için bir buçuk trilyon lazım dediler. Bizim hayatımız uçaklarla geçtiği için hesapladık 400 milyona bu işin olabildiğini gördük. Bu işi bilen inceleyecek. Neye ihtiyacımız var bakacağız. Türk Hava Kuvvetleri’nin Kayseri’deki fabrikasında C-130 uçaklarının bakımı yapılıyor. Tanker uçaklarının bakımı yapılıyor. Radar uçaklarının bakımı yapılıyor. Tersine mühendislikle parça üretirler. Alsın hava kuvvetleri bu uçakları. Alt tarafı kanun hükmünde kararnameye bakar. Yeter ki bu cumhurbaşkanına izah edilebilsin. CL-215’ler bir şekilde bakımı yapılıp devreye sokulabilir. Türk Hava Kurumu pilotları görevden alınmamış olsa, teknik personeli görevden alınmamış olsa bir sorun yoktu ve bu işi bitirirdi. Şu an acil durumdayız ve Türk Hava Kuvvetleri devreye girmelidir.”

GLİSERİN NEDİR?

Genellikle gliserol olarak da adlandırılan gliserin, tatlı bir tada sahip renksiz, kokusuz ve zehirli olmayan bir sıvıdır. Su ve alkol ile karışabilen gliserin doğal veya sentetik olabilir. Doğal gliserin, hayvansal veya bitkisel yağların hidrolizinin bir sonucu olarak üretilir. Hidroliz, bir maddenin suya tepki göstermesi ve bunun sonucunda kimyasal bir bağın parçalanmasıdır. Sentetik gliserin, petrol, propilen ve klor içeren kimyasal işlemlerle üretilir.

GLİSERİNİN FAYDALARI NELERDİR?

– Antibakteriyel, antifungal ve antiviral özelliklere sahiptir.
– Cildi nemlendirir.
– Cildi besler.
– Cildin su dengesini korur.
– Cilt kırışıklıklarını giderir.
– Cilde yumuşak ve pürüzsüz bir görünüm verir.
– Cildin zararlı UV ışınlarına karşı korunmasına yardımcı olur.
– Cilt rengini açar.
– Sivilceleri azaltır.
– Dudakları nemlendirir.
– El ve ayak nasırlarına iyi gelir.
– Ağız içi yaralarına karşı etkilidir.
– Egzama ve sedef hastalığına iyi gelir.
– Topuk çatlaklarını iyileştirir.
– Kulakta yer alan kirleri akıtır.
– Nemli saça uygulandığında saçların onarılmasını ve güçlenmesini sağlayarak dökülmeleri azaltır.

DMRSÜREN Kimya Ltd Şti

0216 4421200-0552 3307100

www.kimyadeposu.com

Jurnalci.com

Paylaş:

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu